26 Haziran 2016 Pazar

Hatice Kadar Kafanıza...

Şuraya uzunca bir yeter yazmak istiyordum aslında sayın okuyucu.

Biliyor musunuz yoksa şimdi mi öğreneceksiniz bilmiyorum ama benim adım Hatice

İyi güzel pek de severim adımı.

Ya ama yeter ya  şimdi atarlandığım yerlere geliyorum:

Bir aralar Çok Güzel Hareketler Bunlar diye bir program vardı. Orada epey popüler bir hıyarlı baba tiplemesi vardı işte yanılmıyorsam sonradan ona partner yazdılar oynayan Büşra Pekin işte o tiplemenin adı Hatçeydi.

İşte güya komik olsun diye kıza bıyık çizmişler. Kaşları da birleştirmişler falan. Ama niye adı Hatçe neden yani ya  ekrana ne zaman çıksa sinir krizi geçiriyordum ben.

Bugünde Zeynep Çamcı olacak kişinin instagram hesabına baktım. Yav birde ne göreyim snapchatte böyle birbirinden zattirik şeyler var ya işte yüzünü şekilden şekile soktuğun falan onu kullanıp saçma salak snap atmış evet adına da Hatçe demiş hatta birden fazla atmış öyle snap güya yüzünü abuk sabuk şekle sokunca Hatçe oluyor. Ay hakaret edeceğim zor tutuyorum kendimi ya bir çıktırın gidin ya. Gerçekten çok sinir oldum.

Yani ismi gerçekten Kezban olan kişileri şimdi daha iyi anlıyorum ne büyük terbiyesizliktir Allah aşkına.

Ay daha fazla yazamıyorum yazdıkça daha da sinirleniyorum çünkü.


Fil Hafızam Tökezliyor mu?

Bu aralar birden aklımda bir görüntü beliriyor. Sonra diyorum bu dizi miydi yoksa gerçekte böyle bir şey yada birisini gördüm mü?

Sonra bir şey dolanıyor dilime ''Nereden duydum ben bunu?'' diyorum kendi kendime bazen buluyorum sorumun cevabını bazen cevapsız kalıyor. Ya küplere biniyorum bulasıya beynim yanıyor yada oralı olmuyorum.

Bazen oturuyorum bilgisayarın başına pat ne arayacaktım unutuyorum. Aklıma bir kaç dakika sonra geldiği oluyor bazen anında.

Ne oluyor anlamıyorum yahu eskiden biraz düşününce hemen aklıma gelirdi. Şimdilerde günler sonra yanıyor ampul yada hiç. Gerçekten hafızam tökezliyor mu? Yaşlılık alameti mi tüm bunlar yada daha farklı bir şey mi acaba? Pöf şiştim :P

22 Haziran 2016 Çarşamba

Duyuru 2

Herkese selamlar :D

Biliyorsunuz Ramazan ayındayız hatta sonlarındayız. Bu duyuruyu yapmaya geç kaldım belki neyse. Nihat Hatipoğlu yine bir duyuru yaptı.Ramazan boyunca kadar herkesten İhlas suresini okumasını istedi böylelikle bir ihlas zinciri oluşturulacak ve Ramazan'ın son günü duası olacak

Katılmak isteyenlerin çok özel bir şey yapmasına gerek yok sadece günde yüz tane (yada ne kadar okuyabilirseniz artık.) İhlas suresi okuması lazım sonra Ramazan'ın son günü sanırım hepimizin adına duası yapılacak. (Çok emin değilim ama mesaj atmak gerekiyormuş galiba iyice öğrenirsem yazının bu kısmını güncellerim.)

İnşAllah bol bol katılım olur. Tüm din kardeşlerimin Ramazan ayı mübarek olsun :)

11 Haziran 2016 Cumartesi

İki Film

Selamlar ben geldim yine :D Seyrettiğim iki filmi yazmaya geldim. Böylelikle pek fazla boşlamayayım burayı :D

Alıntı
MAKİNİST: Bir yıldır uykusuzluk hastalığı çeken Trevor, bir fabrikada işçi olarak çalışmaktadır. Dinlenememekten ötürü vücudu bitik bir haldedir. Öte yandan işi dikkat gerektirir ve en ufak bir hatanın bedeli ağır olacaktır. Trevor ise her şeye çok zor konsantre olmaktadır. Trevor, kendisine bir takım notlar bırakmaya ve giderek azalan kilosunu sarı kağıtlara yazıp dairesine asmaya çok meraklıdır. Hayatında duygusal olarak bir şeyler yaşadığı fahişe Stevie ile bir yandan da tutku duyduğu Maria vardır. İş arkadaşları kendisine, bu gözle görünür kilo kaybı ve bedensel çöküşün arkasında ne olduğunu bilmemekten ötürü güven duymazlar. (beyazperde.com)

Türü için gerilim psikoloji diyebileceğimiz bu film beni biraz hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. Çok çok sevdim diyemem ama çok dandik de diyemem orta karar diyeyim en iyisi :D

Yalnız baş rol ağabeyin oyunculuğu enfesti. Yanılmıyorsam adam elli kiloya kadar falan düşmüş. Sadece kilo olarak değil. Karakterin içinde bulunduğu psikolojiyi de çok güzel yansıtmıştı.



TEYZEM: Üftade annesi ve üvey babasıyla sıradan bir hayat sürmektedir. Bir gün yıllar önce evden gitmiş olan ablası oğlu Umur'la kapılarını çalar. Umur'la Üftade çok içten bir bağ kurarlar. Gelişen olaylarla Üftadenin bambaşka bir yüzü ortaya çıkar. (sinemalar.com)
Alıntı
Filme gelirsek; türü için dram psikoloji yer yer gerilim diyebileceğimiz bu filmden gecenin köründe izlediğim için bu kadar tırstım sanırım :D 

Ama işin dram kısmı da çok fenaydı Üftade'ye gerçekten çok üzüldüm. Halinden kimse anlamıyor. Herkes susturuyor geçiştiriyor bazıları da faydalanmaya çalışıyordu. Tekrar izler miyim bilmiyorum ama hatırladığım kadarıyla güzel bir filmdi.

Birde Anayurt Otelini izlemek istiyorum. Filmi izleyen yada kitabını okuyan yada hem okuyup, hem izleyen birileri var mı fikir verin bana :)
Tasarım:Sawako Kuronuma