18 Şubat 2016 Perşembe

Mim: Sen Kimsin?

Daha önce yaptığım şu mimle çok benzer  sevdiğimiz ve sevmediğimiz özelliklerimizi yazacağız.  Mimi paslayn pek sevgili komşum Bir Ev Kızı'na çok teşekkür ederim. Onun mimine şuradan ulaşabilirsiniz. Hadi bakalım iyisiyle kötüsüyle ben nasılım :DD

Bende komşum gibi sevdiğim özelliklerimden bahsedeyim :DD

-Hafızamın kuvvetli olmasını seviyorum. Bazen dezavantaj olsa da genel anlamda çok işime yarıyor :)
Alıntı

-Ne kadar geç yatarsam yatayım eğer sabah erken kalkmam gerekiyorsa kalkarım

-Bir insanın yanımda rahat etmesini sağlarım mesela benim yanımda geğirebilir yada gazınızı çıkartabilirsiniz dert değil insanlık hali sonuçta sizi ayıplamam :D Ayrıca istediğiniz kadar da saçmayalabilirsiniz :D

-Bir insanın karakterini hemen çözebilirim.

-Gözlem yapmaya bayılırım. Her an birisi yada bir şeyler dikkatimi çekebilir ve onu çözesiye hakkında bilmediğim bir şey kalasıya kadar araştırırım :)

-Kaygısızdan ziyade rahat bir insanım

Sırada sevmediğim özelliklerim :P

-Dakik birisi değilim. Ne kadar erken kalkarsam kalkayım vaktinde hazır olamam.

-Tembelim ve bundan mütevellit dağınığım :(

-Bazen hiç tanımadığım birine sırf tek bir hareketi yada sözü bana battığı için ters davranabilirim.

-Çok konuşurum. Bu yüzden patavatsızlık mevcut.

-Ne kadar cool davranmaya çalışsam da mutlaka bir rezillik yaşar ve olmayan havamı dağıtırım :P

-Sevdiğim bir yiyecek için çocukla çocuk olabilirim :D

İşte böyle desem de aslında daha maddelere madde eklesem ekleyebilirim. Ama korkmayın burada bitiriyorum mimi :D Mimi Yağmur Tozu komşuma ve beğenen tüm komşularıma pasladım kolay gelsin :D

15 Şubat 2016 Pazartesi

Kandil Maceraları

Evet başlığın absürtlüğüne aldırmadan konuya bodoslama dalıyorum efem :D

Bir kandil gecesi çok da yakın olmadığım bir arkadaşımdan kandil mesajı geldi. Şimdi düşünüyorum da demek ki mesajı sonuna kadar okumadım. Okusaydım öyle bir rezillik yaşamazdım çünkü.

Rezilliğime gelirsek:

Efendim arkadaşım mesaj atmış. Bende hazır beleşten mesaj diye gözünü sevdiğimin teknolojisinden yararlanarak arkadaşın bana attığı o mesajı toplu olarak rehberde kim var kim yoksa gönderdim. Göndermesine gönderdim de lakin mesajın sonunda kabak gibi bana mesaj atan kızın adı ve soy adı yazıyormuş meğer :DD Ben bunu tüm o mesajları gönderdikten sonra fark ettim. Millet tanıyor beni hemen dalga geçtiler :P

İkinci olay ise şöyle vuku buldu:

Yine bir kandil gecesi çekyata öyle bir uzanayım dedim. Derken aradan bir iki dakika geçti geçmedi bilmediğim bir numara beni arıyor. Normalde olsa açmam ama kandil günü açasım tuttu demek. Neyse telefonu açar açmaz kadının biri beddua etmeye başladı. İşte ''Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın. Böyle bir kandil günü senin evladın da seni aramasın. Her şey senin yüzünden oldu. Oğlumla aramı sen açtın vs.'' daha neler neler. Her ne kadar ''Teyze karıştırıyorsun galiba. Ben gelinin değilim.'' desem de kadın beni dinlemiyor. Derken annem aldı telefonu kadın içinde kalan diğer bedduaları da gelini diyerekten anneme ettikten sonra telefonu kapattı. Sonra bir düşününce kadına üzüldüm. Ama yapacağım bir şeyde yok ne yazık ki.

Öyle işte sayın okuyucu nereden esti bilmiyorum durup dururken aklıma geldi sana da söyleyeyim dedim :P


11 Şubat 2016 Perşembe

Merakımdan Soruyorum

Birkaç saat önce bir bloggerın kıskanmak hakkındaki postunu okudum.

Yazının bir bölümünde kıskanmayı kişinin kendine ve karşısındaki kişiye güvensizliğinden kaynaklandığı için ortaya çıktığı yazıyordu. (Bu kısım kafama takıldığı için burayı aldım)

Genelde kıskanmayı ilkel bir davranış olarak görenler bu cümleyi kurarlar.

Hep merak etmişimdir. Mesela bir ofiste çalışıyorsunuz ve hoşlandığınız biri var tam açılacakken sizinle aynı bölümde çalışan başka biriyle sevgili olduğunu öğrendiniz.

Onları her yan yana yada  ne bileyim birbirlerine kur yaparken gördüğünüzde ortaya çıkan duyguya ne ad verilmeli? Bu da kıskanmaya girmiyor mu?

Bu konuda bende böyle böyle düşünüyorum diyen varsa yorum bırakabilir mi? Aydınlatın beni :DD

Evliliğe Merakın Nereden Geliyor Be Çocuğum

Bir kaç gün önce kuzenim doğum yaptı. Hastahaneye ziyaretine gittik yengemle.

Odada diğer kuzenim ve dokuz yaşındaki kızı da vardı. (Oda yeğenim işte :P Yaşını özellikle belirtmemin sebebi var)
Alıntı
Yeğenim bu gelinliği görse muhtemelen dibi düşerdi :D
Neyse odaya gireli beş on dakika olmuş.  Yeni doğan şebeleğe de 345263 kez bakışımın ardından o dokuz yaşındaki yeğenim yanıma gelip ''Ne kadar tatlı değil mi? Bende anne olmayı çok istiyorum. Annelik çok güzel bence'' gibi şeyler söyledi. Ben tabi kısa bir şok yaşadım. Kız kızım sen daha dokuz yaşında boksun ne çocuğu?

Kendimi toparladıktan sonra ''Bir meslek düşünmüyor musun mesela öğretmenlik falan gibi'' bir şeyler dedim. Yeğenim ne derse beğenirsiniz ''Benim öğretmenimin de çocuğu var.'' yani alttan alttan bana ''Çocuk da yaparım kariyer de'' diyor.

Aslında yeğenimin bu tarz düşüncelerini biliyordum beni şaşırtan böyle istikrarlı bir şekilde hala aynı şeyleri düşünüyor olması :D

Annesinin haberi var mı bilmiyorum bu durumdan belki gelecekle ilgili hayallerini yalnızca benimle paylaşıyor olabilir. Aslında ilk başta bana ''Bende evlenmek istiyorum.'' ''Hayalimdeki gelinlik şöyle böyle'' dediği zaman kolundan tutup bir psikologa götürmem lazımdı :DD

Tabi ki zamanı gelince evlenecek evlenmeli ama şimdiden bunları düşünüyor olması komikten ziyade ürkütücü ama muhtemelen büyünce diplomalarına diploma ekleyecek. Çevremde çok şahit oldum çünkü büyüdükten sonra 180 derece değişen kişilere. :P

6 Şubat 2016 Cumartesi

Bugün Günlerden Doğum Günüm

Selamlar :DD

Aslında bu yazıyı sabah yazmak isterdim açıkçası ama netim yüzünden şimdi yazabiliyorum. Bir yıl daha yaşlanmanın kutlanacak yada bahsedilecek bir tarafı yok aslında ama insan doğum gününde bir tuhaf oluyor böyle bahsedesi bugün kendini çok önemli hissedesi geliyor :D

Artık yirmi dört oldum :S başkası için daha çok genç bir yaş sayılabilir belki ama benim için ''İyice yaşlandım'' dememe neden olan bir yaş. İnanır mısınız kırışıklıklarım gözüme batmaya başladı :DD Tamam tamam görünürde pek kırışığım yok ama gülünce falan gözlerimin çevresindekiler rahatsız ediyor. Sonra gülerken yanaklarımın kenarlarında oluşan kırışıklıklar kalıcı olmaya başladığında o zaman botoks yaptırmaya başlayacağım :DD

Google ak sakallı dedenin benim için yaptığı pastaları da şöyle iliştirip gideyim :D

Bugün doğan kim varsa hepsinin doğum günü kutlu olsun burçtaşız nede olsa :DD

4 Şubat 2016 Perşembe

Pire İçin Yorgan Yakmayalım

Pire için yorgan yakmak deyimini bu yazımı okuyan kişi muhakkak biliyorsundur.

Aslında lafa sondan başladım. Anlatmak istediğim şu:

Alıntı
Arkadaş ilişkilerimde birisi kalbimi kırsa ve bunu yapan sevdiğim bir arkadaşımsa bana yaptığı o kalp kırıcı hareketi yada sözü hemen kendi içimde ''Aslında öyle demek istememiştir.'' yada ''Böyle davranması normal olabilir.'' gibi iyi anlamlar yükler ve kendi kendime karşımdakinin ruhu duymadan affederim.

Hatta tek sefere mahsus değil bir kaç kere daha benzer durumlar yaşanırsa yine üstte yazdığım tepkiyi veririm.

Ama artık patlama noktasına gelince ufacıcık bir şey bile beni ateşler ve patlarım sonunda da ''Pire için yorgan yakan'' kişi olurum.

Aslında böyle davranmam iyi bir şey değil. Hem düşünüyorum da demek ki gerçekten
karşımdakini affetmemişim eğer öyle olsaydı en son yapılan hareket yada söz o kadar batıp beni patlatmazdı. Galiba affettim adı altında içimde bir yerlerde biriktiriyorum sonrada en alakasız bir şekilde ortaya saçıyorum içimdekileri.

Çözüm bence kırıldığın ilk an seni kıran arkadaşınla konuşmak mutlaka yalnız kaldığınız bir zaman olur o zaman sizde kırıcı olmadan sorunun ne olduğunu sorarsınız ha bu her zaman çözüm müdür bilemem.

Peki bu tarz bir durumda siz ne yapıyorsunuz? Yazarsanız çok güzel olur :D
Tasarım:Sawako Kuronuma