19 Ekim 2016 Çarşamba

İçimi Dökme yada Öyle Bir şey İşte

Uzunca bir aradan sonra merhaba yazısı girip, moralimin hayli iyi olduğundan ve istediğim şeyi yapıyor olmaktan ne kadar memnun olduğumu yazmıştım.

Artık kendime nazar mı değdirdiysem moralim yine yerlerde :D

Rabbim her şeyi en ince ayrıntısına kadar görüp, biliyor her şeyin hayırlısı olsun İnşAllah herkes için.

Bana şuan belki üç belki dört ay kafamı dinlerim sonra yine huzurum kaçar gibi geliyor. Yada daha farklı şeylerde olabilir tabii olmazları olduran Rabbim her şeye Kadir sonuçta hayırlısı :)

9 Ekim 2016 Pazar

Kararsız Yazı

Selamlar pek sevgili okuyucular :D

Bugün sizlere birisinden bahsedecektim lakin durup düşününce dedim ''D.S.K. sen o kişiden bahsetmesine bahsedeceksin ama ya yaptığın dedikoduya girerse ya o kişinin hakkına girersen.'' gibi düşünceler geldi ve vicdanım rahatsız oldu.

Hatta bu konuyla ilgili bir hadis vardı sanırım ''...Eğer bir şeyi yaparken kalbiniz rahatsız oluyorsa o yapacağınız şey kötüdür.'' tam cümlesi cümlesine değil ama manasına en yakın şekilde yazmaya çalıştım.

alıntı


Aslında en kısaca şöyle bahsedebilirim:

Benden yedi yaş küçük bir kıza onunla birlikte gitmek istemediğimi söyledim ve sanırım kız yanlış anladı. Ya anlıyorum genç konuşmaları, fikirleri yaşına göre işte aradaki kuşak mı diyeyim yaş mı diyeyim fark yüzünden kızla samimi olmak istemedim kafalar uyuşmuyor çünkü e eğer o gün birlikte gitseydik bunun arkası kesilmeyecekti ve muhtemelen benle yakın olmak isteyecekti hemen ortama alışmayan daha doğrusu insanlarla kolay iletişim kuramayan birisi sanırım tek arkadaş potansiyeli bende onu reddettim ama ne yapabilirim çok sıkıldım yanında ve bu yüzdende belki pek kibar olmasa da mesafeyi koydum. :)

Öyle işte sizde ne var ne yok bakalım? :D

2 Ekim 2016 Pazar

İki Kitap Tek Post

Selamlar güzel yurdumun güzel insanları :)

Bugün iki kitap yorumlamaya çalışacağım spoiler vermemeye özen göstererek :)

Alıntı
İlk kitap isminden de anlaşılacağı üzere Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku kısacık bir kitap yalnız bazı betimlemeleri anlamak zordu en azından benim için o yüzden çok kolay bitmedi.

Herkese hitap ettiğini düşünmüyorum. Yani okumadan önce yorumlarını okudum. Sevgi nefret ilişkisi var galiba ilk arada kalan kişi benim :D Öyle işte bence siz okuyun öyle karar verin kitap size göre mi yoksa değil mi zaten elli sekiz sayfacık :)



Alıntı
Diğer kitap da yine isminden anlaşılacağı üzere Ve Sen Kuş Olur Gidersin kitabı çok sevdim açıkçası dili olsun olayların tahlilleri insan psikolojisi üzerine yapılan tahliller olsun etkileyiciydi.

Kitap ağır depresyon geçiren bir adamın yine kendi ağzından yaşadıklarını anlatıyor. Açıkçası ilk okuma girişimimde keyfim pek yerinde olduğu için kitaba adapte olamadım :D Tabi tekrar elime alınca su gibi akıp gitti o ayrı :D Yalnız bu kitap da kısacıktı yüz küsur yetmedi yani :(

Neyse kesinlikle tavsiyemdir efendim :)

1 Ekim 2016 Cumartesi

Yine Çekilişe Katıldım :D

Evet başlıktan da anlaşılacağı üzere yine çekilişe katıldım aslında ev kızı komşuma destek temalı yorum yazacakken bıraktığı linke bir tıkladım bayağı ilgimi çekti katılmaya karar verdim :D

Neyse şu adresten çekilişin içeriğine bakabilirsiniz. :)

28 Eylül 2016 Çarşamba

Durum Bildirimi.....

Selamlarrrr :D

Ben geldim sayın okuyucu. Biliyorum biliyorum bayağı bir zaman geçti yeni yazı girmeyeli ama döndüm hehe

Öncelikle kötü birkaç bir şey oldu psikolojik olarak çok yıprandım yıprandık ama Elhamdülillah geçti artık.

İnsan bazı şeyler başına gelmedikçe sanki kendisi bütün kötü şeylerden izole edilmiş gibi yaşıyor. Sanki bu dünyaya sırf başkaları için üzülmek hayıflanmak için gelmiş gibi davranıyor öyle kabulleniyor yada her neyse işte.

Neyse geçti çok şükür. Tabi güzel şeylerde olmadı değil. Şimdi nasıl anlatsam.

Mesela çok zengin birini düşünün o kişi zenginlik ve safahat içinde yaşamaya öyle alışmış ki gün gelip de fakir olabileceğini hayal dahi etmiyor. Ama gün geliyor fakirleşiyor falan tabi daha sonra durumuna alışıyor ama başta bir afallıyor.

Benimde durumum benzer yani zenginken fakirleşmedim ki bunun güzel bir tarafı da yok pek tabi :D

Ailemin belli katı kuralları vardı bazı konularda hele babam eğer bir şeyi kati suretle istemiyorsa mümkün değil affedersiniz kıçımı yırtsam kararını olumlu yöne çeviremem.

Öyle bir konu vardı aramızda ve adam hiç ısrar cümleleri kurmadan istediğim şeye izin verdi :) Tabi bir olay yaşadık maaile ve bunun beni nasıl etkilediğini gördü sanırım. Sonuç olarak hayatta o işe kalkışmama izin vermezler falan deyip yaşayıp giderken şuan o çok istediğim şey oldu Elhamdülillah :)

Öyle işte bakalım İnşAllah muvaffak olabilirim :)


11 Temmuz 2016 Pazartesi

Sorun Sende Değil Bende Sorunsalı

Hani klişe bir cümle vardır. Birisi ayrılmak istediği kadına/erkeğe ''Sorun sende değil bende.'' der.

Ama o kadar çok kullanılmış ki klişe olmuş keşke olmasaymış! Ne zamandır şu cümledeki anlamı yaşıyorum ama cümle klişeleştiği için kullanamıyorum.

Gerçekten sorunlarım var sanırım ve bu gidişle arkadaşlarım ununu eleyip eleğini astıklarında bile, blog ve bilumum şeylerle uğraşan bekar kız olmaya devam edeceğim sanırım.


26 Haziran 2016 Pazar

Hatice Kadar Kafanıza...

Şuraya uzunca bir yeter yazmak istiyordum aslında sayın okuyucu.

Biliyor musunuz yoksa şimdi mi öğreneceksiniz bilmiyorum ama benim adım Hatice

İyi güzel pek de severim adımı.

Ya ama yeter ya  şimdi atarlandığım yerlere geliyorum:

Bir aralar Çok Güzel Hareketler Bunlar diye bir program vardı. Orada epey popüler bir hıyarlı baba tiplemesi vardı işte yanılmıyorsam sonradan ona partner yazdılar oynayan Büşra Pekin işte o tiplemenin adı Hatçeydi.

İşte güya komik olsun diye kıza bıyık çizmişler. Kaşları da birleştirmişler falan. Ama niye adı Hatçe neden yani ya  ekrana ne zaman çıksa sinir krizi geçiriyordum ben.

Bugünde Zeynep Çamcı olacak kişinin instagram hesabına baktım. Yav birde ne göreyim snapchatte böyle birbirinden zattirik şeyler var ya işte yüzünü şekilden şekile soktuğun falan onu kullanıp saçma salak snap atmış evet adına da Hatçe demiş hatta birden fazla atmış öyle snap güya yüzünü abuk sabuk şekle sokunca Hatçe oluyor. Ay hakaret edeceğim zor tutuyorum kendimi ya bir çıktırın gidin ya. Gerçekten çok sinir oldum.

Yani ismi gerçekten Kezban olan kişileri şimdi daha iyi anlıyorum ne büyük terbiyesizliktir Allah aşkına.

Ay daha fazla yazamıyorum yazdıkça daha da sinirleniyorum çünkü.


Fil Hafızam Tökezliyor mu?

Bu aralar birden aklımda bir görüntü beliriyor. Sonra diyorum bu dizi miydi yoksa gerçekte böyle bir şey yada birisini gördüm mü?

Sonra bir şey dolanıyor dilime ''Nereden duydum ben bunu?'' diyorum kendi kendime bazen buluyorum sorumun cevabını bazen cevapsız kalıyor. Ya küplere biniyorum bulasıya beynim yanıyor yada oralı olmuyorum.

Bazen oturuyorum bilgisayarın başına pat ne arayacaktım unutuyorum. Aklıma bir kaç dakika sonra geldiği oluyor bazen anında.

Ne oluyor anlamıyorum yahu eskiden biraz düşününce hemen aklıma gelirdi. Şimdilerde günler sonra yanıyor ampul yada hiç. Gerçekten hafızam tökezliyor mu? Yaşlılık alameti mi tüm bunlar yada daha farklı bir şey mi acaba? Pöf şiştim :P

22 Haziran 2016 Çarşamba

Duyuru 2

Herkese selamlar :D

Biliyorsunuz Ramazan ayındayız hatta sonlarındayız. Bu duyuruyu yapmaya geç kaldım belki neyse. Nihat Hatipoğlu yine bir duyuru yaptı.Ramazan boyunca kadar herkesten İhlas suresini okumasını istedi böylelikle bir ihlas zinciri oluşturulacak ve Ramazan'ın son günü duası olacak

Katılmak isteyenlerin çok özel bir şey yapmasına gerek yok sadece günde yüz tane (yada ne kadar okuyabilirseniz artık.) İhlas suresi okuması lazım sonra Ramazan'ın son günü sanırım hepimizin adına duası yapılacak. (Çok emin değilim ama mesaj atmak gerekiyormuş galiba iyice öğrenirsem yazının bu kısmını güncellerim.)

İnşAllah bol bol katılım olur. Tüm din kardeşlerimin Ramazan ayı mübarek olsun :)

11 Haziran 2016 Cumartesi

İki Film

Selamlar ben geldim yine :D Seyrettiğim iki filmi yazmaya geldim. Böylelikle pek fazla boşlamayayım burayı :D

Alıntı
MAKİNİST: Bir yıldır uykusuzluk hastalığı çeken Trevor, bir fabrikada işçi olarak çalışmaktadır. Dinlenememekten ötürü vücudu bitik bir haldedir. Öte yandan işi dikkat gerektirir ve en ufak bir hatanın bedeli ağır olacaktır. Trevor ise her şeye çok zor konsantre olmaktadır. Trevor, kendisine bir takım notlar bırakmaya ve giderek azalan kilosunu sarı kağıtlara yazıp dairesine asmaya çok meraklıdır. Hayatında duygusal olarak bir şeyler yaşadığı fahişe Stevie ile bir yandan da tutku duyduğu Maria vardır. İş arkadaşları kendisine, bu gözle görünür kilo kaybı ve bedensel çöküşün arkasında ne olduğunu bilmemekten ötürü güven duymazlar. (beyazperde.com)

Türü için gerilim psikoloji diyebileceğimiz bu film beni biraz hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. Çok çok sevdim diyemem ama çok dandik de diyemem orta karar diyeyim en iyisi :D

Yalnız baş rol ağabeyin oyunculuğu enfesti. Yanılmıyorsam adam elli kiloya kadar falan düşmüş. Sadece kilo olarak değil. Karakterin içinde bulunduğu psikolojiyi de çok güzel yansıtmıştı.



TEYZEM: Üftade annesi ve üvey babasıyla sıradan bir hayat sürmektedir. Bir gün yıllar önce evden gitmiş olan ablası oğlu Umur'la kapılarını çalar. Umur'la Üftade çok içten bir bağ kurarlar. Gelişen olaylarla Üftadenin bambaşka bir yüzü ortaya çıkar. (sinemalar.com)
Alıntı
Filme gelirsek; türü için dram psikoloji yer yer gerilim diyebileceğimiz bu filmden gecenin köründe izlediğim için bu kadar tırstım sanırım :D 

Ama işin dram kısmı da çok fenaydı Üftade'ye gerçekten çok üzüldüm. Halinden kimse anlamıyor. Herkes susturuyor geçiştiriyor bazıları da faydalanmaya çalışıyordu. Tekrar izler miyim bilmiyorum ama hatırladığım kadarıyla güzel bir filmdi.

Birde Anayurt Otelini izlemek istiyorum. Filmi izleyen yada kitabını okuyan yada hem okuyup, hem izleyen birileri var mı fikir verin bana :)

20 Mayıs 2016 Cuma

Çekilişe Katıldım 2

Sevgili Nabrut komşumun başlattığı şu çekilişe katıldım :D

Biliyorum çıkmayacak ama yinede katıldım işte :P

Bahsettiği ürünleri daha önce duydum ama hiç denemedim bu konuda komşuma güveniyorum hadi bakalım İnşAllah bana çıkar hehe

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Mim; Öp, Evlen, Uçurumdan At

Pek sevgili komşum Elif beni şuradaki  yazısıyla mimlemiş mimi çok sevdim hele komşumun ki çok güzeldi bol bol güldüm okumanızı şiddetle tavsiye ederim :)

NOT: Bende komşum gibi mimin kurallarını ve mim için özel olarak hazırlanmış resmi kopyala yapıştır yapacağım hehe

Çok şeker değil mi ya hehe
Şimdi de kurallar:


Bu arada bende komşum gibi 14 erkek ve yedi kız yazdım yani benim ki de yedi turdan ibaret bir mim olacak :)
Dedikten sonra geçeyim mime:

1. TUR
Raskolnikov (Suç ve Ceza)
Şehriyar (Bin bir Gece Masalları)
Ahmet (Marakeş'in Masalcısı)

ÖP: Raskolnikov
EVLEN: Ahmet (Adamın aklı fikri para belki zengin oluruz :D)
UÇURUMDAN AT: Şehriyar elbette net :P

2. TUR:
Dul Kadın (Siyah Gözler)
Burak (Görücü Usulü Aşk)
Leydi Amelia (Bir Çapkına Vuruldum)

ÖP: Kimi öpsem ya :D Leydi Amelia
EVLEN: El mahkum Burak :D
UÇURUMDAN AT: Dul kadın çok da istekli değilim ama kitabın sonu yüzünden seçtim :P

3.TUR:
Gülsima (Gülsima Ağlama Ne Olursun)
Mimi (Jülyet)
Romeo (Jülyet)

ÖP: Gülsima
EVLEN: Mimi
UÇURUMDAN AT: Romeo

4. TUR:
Lucas (Bir Çapkına Vuruldum)
Mustafa (Secdede Son Nefes)
Troy (Jülyet)

ÖP: Troy 
EVLEN: Mustafa (Eğer böyle bir karakter gerçekten varsa Rabbim bizlere de nasip et amin.)
UÇURUMDAN AT: Lucas aslında pek zararı yoktu ya pisi pisine gitti bizim Niyazi :D

5. TUR:
Mirza (Gülsima Ağlama Ne Olursun)
İlkay (Secdede Son Nefes)
Hasan (Marakeş'in Masalcısı)

ÖP: İlkay
EVLEN: Mirza 
UÇURUMDAN AT: Hasan bu sefer kimsede aklım kalmadı bu tur mükemmel oldu :D

6. TUR:
Şehrazat (Bin bir  Gece Masalları)
Mehmet (Görücü Usulü Aşk)
Delikanlı (Siyah Gözler)

ÖP: Şehrazat
EVLEN: Mehmet ben yola getiririm seni :D Aslında banane ama delikanlıyla evlenmek ıyy daha beter.
UÇURUMDAN AT: Delikanlı hatta ölmediyse kaya falan yuvarla :P

7.TUR
Romeo'nun kuzeni (Jülyet)
Mustafa (Marekeş'in Masalcısı)
Nazlı (Görücü Usulü Aşk)

ÖP: Mustafa aslında Allah korusun ama neyse geçelim daha fazla yazamiciim hehe
EVLEN: Hadi Nazlı olsun gıcık kadın yahu ama diğeri daha gıcık. Hadi mimi değiştirelim iki tane uçurumdan at olsun :D Olmaz mı ya neyse tamam tamam
UÇURUMDAN AT: Romeo'nun kuzeni geber :P

Bitti çok eğlenceliydi ya çok sevdim Elif komşum tekrar çok teşekkür ederim :D Şimdi bu mimi;

Kristal Kitap
Kalem Fili
ve Yağmur Tozu komşularıma pasladım. İsteyen tüm komşularım da yapabilirler tabii :D

15 Mayıs 2016 Pazar

Önemli Olan

Hani bazı klişe sözler vardır. Mesela ''Önemli olan dış güzellik değil, iç güzellik.'' gibi.

Alıntı


Ama şöyle bir düşününce bir insanın iyi veya kötü olduğu bir bakışta anlaşılmaz ki.

Sadece kadın erkek ilişkisi için demiyorum mesela arkadaş ortamındasınız ve tanımadığınız biri de sizinle birlikte elbette onu şöyle bir süzersiniz yani.

Mesela geçenlerde bir dizide adam iş arıyor yalnız iş görüşmelerine yırtık kotlar, sandaletlerle gidiyor. E haliyle kimse iş vermiyor. Sonra arkadaşı olan kız uyarıyor iş görüşmesine giderken şunları şunları giy diye bu sefer işi kapıyor.

Çünkü ilk intibalar dış görünüşe göre iyi veya kötü oluyor. Sonradan o kişiyi tanıma imkanı elde ederseniz ya seviyor yada sevmiyorsunuz.

Velhasılı dış görünüş de önemlidir bence.

14 Mayıs 2016 Cumartesi

Hangisi Daha Kötü?

Birine yada birilerine bir ayıp etmek mi?

Yoksa o ayıbın yüzünüze vurulması mı?

Yoksa yaptığınız şeyin ayıp karşılanacağından bihaber oluşunuz mu?

Sizce hangisi daha kötü

6 Mayıs 2016 Cuma

Duyuru

Herkese selamlar :D

Biliyorsunuz birkaç gün evvel Miraç kandiliydi. İşte o kandil günü Nihat Hatipoğlu bir duyuru yaptı. Berat kandiline kadar herkesten İhlas suresini okumasını istedi böylelikle bir ihlas zinciri oluşturulacak ve berat kandili günü duası olacak

Katılmak isteyenlerin çok özel bir şey yapmasına gerek yok sadece günde yüz tane (yada ne kadar okuyabilirseniz artık.) İhlas suresi okuması lazım sonra Ramazan'ın son günü sanırım hepimizin adına duası yapılacak. (Çok emin değilim ama mesaj atmak gerekiyormuş galiba iyice öğrenirsem yazının bu kısmını güncellerim.)

Katılanlara şimdiden teşekkürler.

8 Mart 2016 Salı

Mim: Kişisel Blog Yazarları Ne Düşünüyor?

Çok sevgili Yağmur Tozu komşuma çok teşekkür ederim mim için onunki ne şuradan ulaşabilirsiniz :)

Hadi bakalım:

-Yakın çevrenizdeki insanlara blogunuzdan bahsediyor musunuz?

Hayır bahsetmiyorum. Sadece kuzenimin haberi var :)

Alıntı
-Neden blog yazıyorsunuz?

Çok önemli bir nedeni yok. Herkes gibi bana ait özel bir alan fikrini seviyorum. Her şeyden bahsedebiliyorum sanırım en büyük nedeni çevremde bahsettiklerimden anlamayacak insanların olması olsa gerek :D

-İlk yazınız ve son yazınız arasında nasıl fark var?

Bende komşum gibi düşünüyorum yani bir fark yok. Hala devrik cümle kuruyorum ve anlam düşüklüğü olan cümleler kuruyorum. Tek fark olsa olsa yazarken hissettiğim duygulardır :D

-Blog yazmak normal yaşantınıza ne kattı?

Başta hiçbir şey diyecektim ama görmediğim halde sorunlarımla ilgilenip, bana teselli veren komşularım aklıma gelince nankörlük yapmamaya karar verdim :D İyi ki varsınız canım komşularım <3 :D

-Yakın arkadaşlarınıza blog yazmayı önerir misiniz?

Yazmayı seven yazarak rahatlayan tüm insanlara öneririm :) Yakın arkadaş demeyeyim de kuzenime çok dedim. Çünkü mükemmel kek börek vs yapar ayrıca elişilerinde de on numaradır :D

-Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz?

İlham aldığım bir kaynak yok. Belki insanlar gözlem yapmayı çok seviyorum çünkü ve bu gözlemlerimi elimden geldiğince samimi ve esprili bir şekilde aktarmaya çalışıyorum :D

-Diğer blog sahipleriyle iyi iletişim kurabiliyor musunuz?

Öyle olduğunu düşünüyorum. Bir iki kişi var sevmediğim sanırım :P :D

-Şikayetçi olduğunuz konular var mı?

Yok sanırım. Hem olsa bile ne olacak blog sahibi veya sahibesi ben rahatsız oluyorum diye yazmayacak mı? :D

Mim bu kadardı. Piyasada çok döndü bu mim sanırım herkes yaptı. Ama yapmayıp hemde yapmayı çok isteyen birileri varsa onlara pasladım :D




18 Şubat 2016 Perşembe

Mim: Sen Kimsin?

Daha önce yaptığım şu mimle çok benzer  sevdiğimiz ve sevmediğimiz özelliklerimizi yazacağız.  Mimi paslayn pek sevgili komşum Bir Ev Kızı'na çok teşekkür ederim. Onun mimine şuradan ulaşabilirsiniz. Hadi bakalım iyisiyle kötüsüyle ben nasılım :DD

Bende komşum gibi sevdiğim özelliklerimden bahsedeyim :DD

-Hafızamın kuvvetli olmasını seviyorum. Bazen dezavantaj olsa da genel anlamda çok işime yarıyor :)
Alıntı

-Ne kadar geç yatarsam yatayım eğer sabah erken kalkmam gerekiyorsa kalkarım

-Bir insanın yanımda rahat etmesini sağlarım mesela benim yanımda geğirebilir yada gazınızı çıkartabilirsiniz dert değil insanlık hali sonuçta sizi ayıplamam :D Ayrıca istediğiniz kadar da saçmayalabilirsiniz :D

-Bir insanın karakterini hemen çözebilirim.

-Gözlem yapmaya bayılırım. Her an birisi yada bir şeyler dikkatimi çekebilir ve onu çözesiye hakkında bilmediğim bir şey kalasıya kadar araştırırım :)

-Kaygısızdan ziyade rahat bir insanım

Sırada sevmediğim özelliklerim :P

-Dakik birisi değilim. Ne kadar erken kalkarsam kalkayım vaktinde hazır olamam.

-Tembelim ve bundan mütevellit dağınığım :(

-Bazen hiç tanımadığım birine sırf tek bir hareketi yada sözü bana battığı için ters davranabilirim.

-Çok konuşurum. Bu yüzden patavatsızlık mevcut.

-Ne kadar cool davranmaya çalışsam da mutlaka bir rezillik yaşar ve olmayan havamı dağıtırım :P

-Sevdiğim bir yiyecek için çocukla çocuk olabilirim :D

İşte böyle desem de aslında daha maddelere madde eklesem ekleyebilirim. Ama korkmayın burada bitiriyorum mimi :D Mimi Yağmur Tozu komşuma ve beğenen tüm komşularıma pasladım kolay gelsin :D

15 Şubat 2016 Pazartesi

Kandil Maceraları

Evet başlığın absürtlüğüne aldırmadan konuya bodoslama dalıyorum efem :D

Bir kandil gecesi çok da yakın olmadığım bir arkadaşımdan kandil mesajı geldi. Şimdi düşünüyorum da demek ki mesajı sonuna kadar okumadım. Okusaydım öyle bir rezillik yaşamazdım çünkü.

Rezilliğime gelirsek:

Efendim arkadaşım mesaj atmış. Bende hazır beleşten mesaj diye gözünü sevdiğimin teknolojisinden yararlanarak arkadaşın bana attığı o mesajı toplu olarak rehberde kim var kim yoksa gönderdim. Göndermesine gönderdim de lakin mesajın sonunda kabak gibi bana mesaj atan kızın adı ve soy adı yazıyormuş meğer :DD Ben bunu tüm o mesajları gönderdikten sonra fark ettim. Millet tanıyor beni hemen dalga geçtiler :P

İkinci olay ise şöyle vuku buldu:

Yine bir kandil gecesi çekyata öyle bir uzanayım dedim. Derken aradan bir iki dakika geçti geçmedi bilmediğim bir numara beni arıyor. Normalde olsa açmam ama kandil günü açasım tuttu demek. Neyse telefonu açar açmaz kadının biri beddua etmeye başladı. İşte ''Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın. Böyle bir kandil günü senin evladın da seni aramasın. Her şey senin yüzünden oldu. Oğlumla aramı sen açtın vs.'' daha neler neler. Her ne kadar ''Teyze karıştırıyorsun galiba. Ben gelinin değilim.'' desem de kadın beni dinlemiyor. Derken annem aldı telefonu kadın içinde kalan diğer bedduaları da gelini diyerekten anneme ettikten sonra telefonu kapattı. Sonra bir düşününce kadına üzüldüm. Ama yapacağım bir şeyde yok ne yazık ki.

Öyle işte sayın okuyucu nereden esti bilmiyorum durup dururken aklıma geldi sana da söyleyeyim dedim :P


11 Şubat 2016 Perşembe

Merakımdan Soruyorum

Birkaç saat önce bir bloggerın kıskanmak hakkındaki postunu okudum.

Yazının bir bölümünde kıskanmayı kişinin kendine ve karşısındaki kişiye güvensizliğinden kaynaklandığı için ortaya çıktığı yazıyordu. (Bu kısım kafama takıldığı için burayı aldım)

Genelde kıskanmayı ilkel bir davranış olarak görenler bu cümleyi kurarlar.

Hep merak etmişimdir. Mesela bir ofiste çalışıyorsunuz ve hoşlandığınız biri var tam açılacakken sizinle aynı bölümde çalışan başka biriyle sevgili olduğunu öğrendiniz.

Onları her yan yana yada  ne bileyim birbirlerine kur yaparken gördüğünüzde ortaya çıkan duyguya ne ad verilmeli? Bu da kıskanmaya girmiyor mu?

Bu konuda bende böyle böyle düşünüyorum diyen varsa yorum bırakabilir mi? Aydınlatın beni :DD

Evliliğe Merakın Nereden Geliyor Be Çocuğum

Bir kaç gün önce kuzenim doğum yaptı. Hastahaneye ziyaretine gittik yengemle.

Odada diğer kuzenim ve dokuz yaşındaki kızı da vardı. (Oda yeğenim işte :P Yaşını özellikle belirtmemin sebebi var)
Alıntı
Yeğenim bu gelinliği görse muhtemelen dibi düşerdi :D
Neyse odaya gireli beş on dakika olmuş.  Yeni doğan şebeleğe de 345263 kez bakışımın ardından o dokuz yaşındaki yeğenim yanıma gelip ''Ne kadar tatlı değil mi? Bende anne olmayı çok istiyorum. Annelik çok güzel bence'' gibi şeyler söyledi. Ben tabi kısa bir şok yaşadım. Kız kızım sen daha dokuz yaşında boksun ne çocuğu?

Kendimi toparladıktan sonra ''Bir meslek düşünmüyor musun mesela öğretmenlik falan gibi'' bir şeyler dedim. Yeğenim ne derse beğenirsiniz ''Benim öğretmenimin de çocuğu var.'' yani alttan alttan bana ''Çocuk da yaparım kariyer de'' diyor.

Aslında yeğenimin bu tarz düşüncelerini biliyordum beni şaşırtan böyle istikrarlı bir şekilde hala aynı şeyleri düşünüyor olması :D

Annesinin haberi var mı bilmiyorum bu durumdan belki gelecekle ilgili hayallerini yalnızca benimle paylaşıyor olabilir. Aslında ilk başta bana ''Bende evlenmek istiyorum.'' ''Hayalimdeki gelinlik şöyle böyle'' dediği zaman kolundan tutup bir psikologa götürmem lazımdı :DD

Tabi ki zamanı gelince evlenecek evlenmeli ama şimdiden bunları düşünüyor olması komikten ziyade ürkütücü ama muhtemelen büyünce diplomalarına diploma ekleyecek. Çevremde çok şahit oldum çünkü büyüdükten sonra 180 derece değişen kişilere. :P

6 Şubat 2016 Cumartesi

Bugün Günlerden Doğum Günüm

Selamlar :DD

Aslında bu yazıyı sabah yazmak isterdim açıkçası ama netim yüzünden şimdi yazabiliyorum. Bir yıl daha yaşlanmanın kutlanacak yada bahsedilecek bir tarafı yok aslında ama insan doğum gününde bir tuhaf oluyor böyle bahsedesi bugün kendini çok önemli hissedesi geliyor :D

Artık yirmi dört oldum :S başkası için daha çok genç bir yaş sayılabilir belki ama benim için ''İyice yaşlandım'' dememe neden olan bir yaş. İnanır mısınız kırışıklıklarım gözüme batmaya başladı :DD Tamam tamam görünürde pek kırışığım yok ama gülünce falan gözlerimin çevresindekiler rahatsız ediyor. Sonra gülerken yanaklarımın kenarlarında oluşan kırışıklıklar kalıcı olmaya başladığında o zaman botoks yaptırmaya başlayacağım :DD

Google ak sakallı dedenin benim için yaptığı pastaları da şöyle iliştirip gideyim :D

Bugün doğan kim varsa hepsinin doğum günü kutlu olsun burçtaşız nede olsa :DD

4 Şubat 2016 Perşembe

Pire İçin Yorgan Yakmayalım

Pire için yorgan yakmak deyimini bu yazımı okuyan kişi muhakkak biliyorsundur.

Aslında lafa sondan başladım. Anlatmak istediğim şu:

Alıntı
Arkadaş ilişkilerimde birisi kalbimi kırsa ve bunu yapan sevdiğim bir arkadaşımsa bana yaptığı o kalp kırıcı hareketi yada sözü hemen kendi içimde ''Aslında öyle demek istememiştir.'' yada ''Böyle davranması normal olabilir.'' gibi iyi anlamlar yükler ve kendi kendime karşımdakinin ruhu duymadan affederim.

Hatta tek sefere mahsus değil bir kaç kere daha benzer durumlar yaşanırsa yine üstte yazdığım tepkiyi veririm.

Ama artık patlama noktasına gelince ufacıcık bir şey bile beni ateşler ve patlarım sonunda da ''Pire için yorgan yakan'' kişi olurum.

Aslında böyle davranmam iyi bir şey değil. Hem düşünüyorum da demek ki gerçekten
karşımdakini affetmemişim eğer öyle olsaydı en son yapılan hareket yada söz o kadar batıp beni patlatmazdı. Galiba affettim adı altında içimde bir yerlerde biriktiriyorum sonrada en alakasız bir şekilde ortaya saçıyorum içimdekileri.

Çözüm bence kırıldığın ilk an seni kıran arkadaşınla konuşmak mutlaka yalnız kaldığınız bir zaman olur o zaman sizde kırıcı olmadan sorunun ne olduğunu sorarsınız ha bu her zaman çözüm müdür bilemem.

Peki bu tarz bir durumda siz ne yapıyorsunuz? Yazarsanız çok güzel olur :D

29 Ocak 2016 Cuma

Mim: Yayın Evleri

Sevgili komşum Minerva beni de unutmamış ve şuradaki yazısıyla beni de mimlemiş :D Teşekkür ederim komşum ayrıca nihayet geldin :D Hadi bakalım:

-En sevdiğiniz yayın evi hangisi?

Öyle çok sevdiğim bir yayın evi yok açıkçası ama ekseriyetle Martı yayın evinin kitaplarını alıyorum :)

-Bu yayın evinden aldığınız bir kitabı yorumlayın

Aşkın Baharına Uyanmak kitabı hakkında bir iki kelam edeyim: Gülümseten sonlara doğru biraz sıkıcılaşan ama tam zamanında bitip, ''Sonu gereksiz yere uzatılmış'' diye olumsuz eleştiriden kurtulan bir kitap. :)

-Bu yayın evinden okuduğunuz bir kitaptan söz yazın.

''Onun bu davranışlarını her şekilde analiz  etmeye çalışıp, ona sinirlenmemeye çalışsa da, onları eve götüren yol boyunca giderlerken, gördüğü her şeyle ilgilenen hiç de çekici olmayan taşralı bir dangalakla evlendiğini düşünmeye başladı.'' Julia London - Tehlikeli İlişkiler kitabı

-Yazarın başka okuduğunuz yada önerdiğiniz kitabı var mı?

Julia London genelde tarihi romanlar yazıyor sanırım öyle çok harika bir yeteneği var diyemem okuduğum kitapları uzundu ve sonlara doğru sıkıyordu açıkçası. Şu kitabını illa alın diyemem o yüzden tarihi seviyorsanız yazara bir şans verebilirsiniz :)

-Yayın evinden kitap çıkartsanız ve tutmasa ne hissedersiniz?

Zil takıp oynarım :DD Ne hissedeceğim üzülürüm elbette ve buna bağlı olarak ya yazmaktan vazgeçerim yada daha iyi yazmak için çabalarım bilmiyorum :D

-Bu yayın evinden almak istediğiniz kitap hangisi/hangileri?

Bir Beslemenin Günlüğü ve Cennet'i Öldürmek

Mim bu kadardı bu mimi Kristal Kitaba ve Dreamland komşularıma attım kolay gelsin :D Tabii yapmak isteyen komşular da yapabilir :P

23 Ocak 2016 Cumartesi

Çocukluğuma İndim :D

Zaman zaman insan çocukluğuna döner ya geçen ilkokul günlerim aklıma geldi.

İlçede öğretmen azlığından kırk kişilik bir sınıfta bir sıraya üç bilemedin dört kişi oturmak suretiyle ders görüyorduk. Ama şikayetçi değildim hem sınıfımı hem de öğretmenimi çok seviyordum çünkü.

Derken okuduğum okula öğretmen karı koca geldi. Bayan öğretmen bir üst sınıflar için gelmişti kocası da bizim sınıf için gelmişti. Yani şöyle diyeyim bizim sınıf çok kalabalık olduğu için kura yoluyla sınıfı bölüp yeni gelen öğretmen bizim sınıfın yarısına öğretmenlik yapacaktı.

Bu durumdan elbette memnun olmadım. Sonuçta şeker gibi öğretmenimden ayrılmak vardı işin ucunda öylede oldu zaten o yeni gelen öğretmenin sınıfına düştüm. Hala hatırladıkça sinir oluyorum öyle öğretmenlik yapacaksa yapmasın daha iyi.

Neyse içinizi karartmaya gelmedim ben :D

Bir de komutanın kızı vardı Gizem sınıfta çok yakın olduğu arkadaşı Merve ile ayrı sınıflara düşmüşlerdi. Görseniz kız arkadaşının elini tutmuş ayrılamıyor bir türlü. Sanırsın askere gidecek sevdiği kızdan ayrılıyor. Öğretmenler falan başında ''Hadi artık Gizem vedalaş arkadaşınla'' diyorlar :) Altı üstü yan sınıfa gidiyor kız halbuki çocukluğumuza doymayalım :DD

Öyle işte sayın okuyucu çocukluğum deyince bir sürü şey geliyor aklıma ama hepsi de belli belirsiz şeyler ama bazen de çok net sanki dün yaşamışım gibi. Belki de her şeyi abartıp süslediğim için çocukluğum enteresan geliyor olabilir :D

18 Ocak 2016 Pazartesi

Teyze Olmaya Doymayan D.S.K.

Selamlar sevgiler pek kıymetli okuyucular.

Başlıktan da anlaşılacağı üzere yeniden teyze oluyorum :DDD Kuzenimin MaşAllah dünya tatlısı böyle ısıra ısıra sevdiğim yeğenimden (Tam olarak yeğenim olmuyor biliyorum ama ben teyzesiyim oda yeğenim işte banane :P) sonra aileye bir tane daha yumurcak geliyor. Kuzenle dalga geçerken gerçek oldu :D

Rabbim tüm bebeklere sağlıklı hayırlı uzun ömür versin İnşAllah :)

13 Ocak 2016 Çarşamba

Arkadaş Hatırına

Ben geldim yuppi :D Bu aralar yine sıkıntıdan patlarken geçen arkadaşlarla sinemaya gittik. Kocan Kadar Konuş'un ikincisi gelmiş.

Film güzeldi ama öyle aman aman da değildi. Gerçi ilkine nazaran ikincisine daha çok güldüm diyebiliriz.

Çok spo vermek istemiyorum ama şöyle diyeyim;. Efsun karakterinin evlilik alışverişi sırasında yaşadıklarına tüm evli olan tüm arkadaşlarım hak verdi. Yalnız adetlere bakış açısını sevmedim. İlk defa evleniyorsun yani istemesinden kınasına her şey olmalı bunları saçma bulanları anlamıyorum açıkçası.

Neyse daha fazla konuşmak istemiyorum :P Ay aslında bana kalsa filmlere para verip izlemem açıkçası zaten sağ olsunlar hafta sonu kazığını da yedik. Ama arkadaş hatırına bayıldım parayı :P Valla sinemaya verdiğim paraya acıyorum ya hele de Türk filmlerine ne yalan söyleyeyim.

Öyle işte bir daha gidelim diye konuştuk bugün yine gidecek paralar İnşAllah bu sefer hafta sonu gitmeyiz de kazıktan kurtuluruz :D 

6 Ocak 2016 Çarşamba

Nasıl Biliyorum Biliyor musunuz?

Sanırım bu mim blogger olduğumdan beri sevinmekten ziyade kendimi çok mahcup hissettiğim ilk mim. Sevgili komşum Minerva dan geldi ve ister inanın ister inanmayın kendimi çok mahcup ve tuhaf hissettim. Listede olmak bir yana hakkımda düşündüklerini öğrenince ayrı mutlu oldum çok teşekkür ederim komşum :D Komşumun mimine şuradan ulaşabilirsiniz :)

Şimdi bu mim takip ettiğimiz bloglar hakkında düşündüklerimizi yazmamızı istiyor. Bir de aşağıda bahsedeceğim kişiler otomatikman mimlenmiş olacaklar ilk olarak bende komşum gibi beni mimleyen kişiden başlıyorum:

Kalem Fili: Kendisi farkında mı bilmiyorum ama beni gazlayan efendime söyleyeyim bana moral veren yorumları yapar ve inanır mısınız işe yarar kaç kere görmediğim halde yanımda olan birinin varlığını hissettim ve kendi kendime mutlu oldum :)

Bollywood Terapi: Kendimi en rahat hissettiğim yerlerden biri de bolly komşumun evi :) İstediğim kadar saçmalayıp, anlamsız yorumlar yapsam bile komşum aynı şekilde karşılık veriyor ki muhabbete doymuyorum :DD

Birevkızı: Komşumun yaptığı yorumlara göre ruh ikiziyiz :D Hep yazmaya devam etmesini istediğim pek sevgili komşum :D

Lady Witch: Lafa nasıl girsem bilemedim :D Yine en rahat olduğum blogger komşum olumlu olumsuz her türlü yorumu kendimi kasmadan rahatça yapabiliyorum. Oldukça kendiyle barışık ve bu bence çok güzel bir şey büyük bir olgunluk olarak düşünüyorum ben bu halini :D Hep böyle ol komşum :D

Şemspare: Yorumları o kadar güzel ki böyle karşılıklı otursak konuşmadan gözlerimizle anlaşabiliriz gibi geliyor bana :D

Nabrut: Gözlem yeteneğine ve bu yeteneğini harika yazılarıyla bizlere aktarmasına gerçekten hayranım. Bir de her ne kadar ''Ben gizemli değilim'' dese de bence çok gizemli birisisin komşum kabul et :D

Ne Olsun: Bloga yeni yeni girdiğim zamanlar bana çok yardımcı olmuştu hatta ilk mimim sevgili adaşımdan gelmişti zaten blogum yokken takip ettiğim birkaç blogtan biriydi şimdi komşum oldu :D

Sade Soda: Ay benim küçük kardeşim gibi ya gerçekten bak aslında ergenus ama bence yaşına göre olgun birisi hani bazıları vardır böyle yaşı küçüktür ama size çok saygılıdır falan Elif de bence öyle onu okurken de çok eğleniyorum :D

Deeptone: Her bloga nasıl yetiştiğini anlayamadığım komşum :) Yorumları çok neşeli kederden geberen bir post yazsanız bile yorumuyla mutlaka sizi gülümsetir :D

Evet benden bu kadar -aslında değil çaktırmayın ama destan olmasın diye kısa kesiyorum :D- Yazımı okuyup da kendini göremeyen arkadaşlarım kızmayın bana :D

1 Ocak 2016 Cuma

Sıkılmak Demişken

Alıntı
Her şey küstüğüm için genelde böyle bakardım :P
Geçenlerde arkadaşım ben arabadan inerken şaka yapmış. Ben söylediği o sözü duymadım sadece gülüşme seslerini duydum o kadar.

Ertesi gün şakayı yapan arkadaşım ''Dün söylediğime darılmadın değil mi?'' diye mesaj atmış. Bende ne söylediğini duymadığımı falan söyledim oda işte söylediği sözü söyledi bende darılmadım falan dedim.

Sonra küçüklüğüm geldi aklıma eskiden öyle bir durumda çok küserdim ve uzatırdım bu durumu. Neden mi? Çünkü küçükken geçimsizin biriydim ben gözünün üstünde kaş var de darılırdım. Güzel bir şey söyle yine küserdim. Bir de şakayla gerçeği ayırt edemezdim her söylenen söz benim için küsme sebebiydi :P

Bence o zamanlar tam dayaklıktım yani düşünsene bir tane eleman var iyi bir şey de küsüyor, kötü bir şeye haydi haydi küsüyor geçinmenin imkanı yok yani şimdi karşımda öyle birisi olsa ağzına ağzına vururum :D

Bu durum yanlış hatırlamıyorsam orta sona kadar devam etti sonra D.S.K. kızçesi şaka diye bir kelimeyi lügatına aldı. Hatta zamanla daha ileriye gidip kendisiyle bile hunharca dalga geçti halada geçmeye devam ediyor :D
Tasarım:Sawako Kuronuma