27 Ağustos 2015 Perşembe

Birleşik Arap Emirlikleri?

Geçen -geçen dediğime bakmayın siz kim bilir ne zaman :D- bizim yeğenle adam asmaca oynuyoruz :D

Alıntı
Yalnız çocuğa hiç acımıyorum ha nerede kazık sorular varsa sormaya çalışıyorum falan. Böyle çirkef, gıcık bir günümdeyim :D Gerçi yeğende hırslı, oyunu kaybedince antenleri atıyor, kendinden geçiyor çocuk :DD

Neyse şimdi sıra geldi bizimkine, lan baktım çizgi üstüne çizgi yuh dedim ne soruyon bu kadar böyle. E ettiğimi buldum sayın okuyucu Yeğen gözümün yaşına bakmadan astı beni :D Sordum hemen ''Hadi söyle neymiş bakalım?'' diye çocuk kazanmanın zaferiyle pişmiş kelle gibi sırıtırken cevap verdi ''Birleşik Arap Emirlikleri'' diye. Hahaha ben zaten mavi ekran :D Sonradan da gülmekten öldüm tabii :D

Yav biliyorum okulda falan öğreniyorlar ama oyunda öyle sorunca şaşırmadan edemedim :)

Buda böyle bir anımdı hala aklıma geldikçe gülerim. Hatta bu yazımda bahsettiğim yeğen tek başına komedi makinesi :D Diğerlerini de sonra anlatırım artık :DD

25 Ağustos 2015 Salı

D.S.K Den Saçmalamalar

Az önce karaladıklarım:

-Bazı şeyleri boş vermek gerekir bazen. Mesela ısrarla sizi anlamak istemeyen birine derdinizi anlatmaktan vazgeçmek gibi.

-Ne istediğini bilmek gerek hayatta hedefsiz gemi olmak, hedefe ulaşmaktan daha çok yorar çünkü.

-Bazense koşulsuzca sevmek lazım. Elini uzatan birine ''Nereye?'' diye sormadan gitmek. Ama ne yazık ki etrafımızda o kadar samimiyetsiz insanlar var ki ve maalesef biz de onlardan biriyiz.

-Bir de gitmek gerek bazen uzaklaşmak, kendinle kalmak. Akıl ve ruh sağlığımız için. Temelli olmasa bile en azından birkaç gün.

İçimden geçenleri yazdım. Ukalalık olarak algılanmaması önemle rica olunur. Bende biliyorum kendimin ne bir düşünür ne de asıl mesleğinin yanı sıra söylediği sözlerle de ünlü birisi olmadığımı.

Bu atar gider neden bende anlamadım :D İçimden bir ses olumsuz yorum gelecek dediydi belki o yüzdendir :DD

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Sadece Ben Yaşamadım Bu Durumları Biliyorum :D

Artık iyice emin oldum bendeniz bakar körüm efendim. Hatta sağır olmadığı halde bazı şeyleri duymayan biriyim. Dediğim gibi zaten öyle biri olduğumu biliyordum ama en son başıma gelen iki olaydan sonra kesinleştirdim. Şimdi neyden bahsettiğime gelirsek;

Dün halamlardan evimize geldik. Bodruma sokmamız gereken ıvır zıvırlar olduğu için annem içeri girip, bodrumun kapısını açmaya başladı. Yav bir baktım kapının kilit yerine yakın bir yerde, bir yamukluk var. Babama söyledim adamın teki vurmuş ve bizim kapı Aşk-ı Memnu'nun final bölümündeki Firdevs gibi olmuş :D

Alıntı
Bizim kapıda aynen böyle :D
Ben sanıyorum ki bu olay daha yeni oldu. Hemen atlayıp anneme söyledim. ''A bu kapıya ne olmuş böyle?'' diye tepki beklerken kadın gayet umursamaz bir tonda ''Orası geçen kış olmuştu. Daha yeni mi görüyorsun?'' dedi :D Halbuki o kapının önünden günde bilmem kaç kere geçiyorum :DD

İkinci olay ise şu:

Dün veya önceki gün arkadaşım mesaj attı. Yalnız Türkçesi kaçsa artık attığı mesajdan bir halt anlamadım. Neyse ki  çareyi arayıp konuşmakta bulduk. :D Biz bu mesaj olayından bir hafta kadar önce diğer arkadaştaydık. Meğer orada konuşulmuş ve mesajlaştığım kız atıyorum çarşamba günü bana gelin demiş. Ben bunların hiçbirini o gün duymadım hahahha Kızla konuşmasam ertesi gün ona gideceğimizden haberim falan yok :DD Ay birde buluşma yeri bizim ev artık kızlar bize gelir ben geceliklerimle ''Ne arıyonuz oğlum bu saatte bizim evde'' bakışlarımı atardım :DDD

Öyle işte sayın okuyucu acaba sadece ben mi böyleyim yoksa sizde de böyle abuk durumlar var mı? Biliyorum var. Lütfen paylaşmaktan çekinmeyin :DD

14 Ağustos 2015 Cuma

Üzülünce Naparım: Mim

Aslında başlığa farklı bir şey yazmak isterdim ama günün bu saatlerinde hayal gücüm kapalı oluyor sanırım :D Neyse şimdi beni mimleyen pek şeker komşum Sılaya teşekkürlerimi sunarken onun mimine de şuradan ulaşabilirsiniz diyerek geçiyorum mime:

Alıntı
Efenim mimin tek sorusu var oda: Üzülünce ne yaparsın?

Hımm aslında kazık bir soru bence Sıla komşumunda dediği gibi üzüldüğüm şeye göre değişiyor. Yada bir konuda üzülmüyormuş gibi yaptığımda oluyor. Karşımdaki o konuyla ilgili şaka falan yapınca üzülmüyormuş gibi davrandığımdan kalbim kırılsa da belli etmiyorum.

Ama genel olarak düşünürsek bir şeye üzüldüğümde yüzüm hemen düşer engelleyemiyorum bu durumu. Üzüldüğüm şey küçük bir şeyse moralimi hemen düzeltebilirim. Ama daha büyük bir şeyse günlerce bulduğum bahanelerle kendime telkinde bulunurum. Tabii her zaman kendimi ikna edemiyorum bu yüzden de ağladığım oluyor. Bir de yeni kararlar alırım üzüldüğüm konuyla ilgili ama eğer sözümde duramadıysam dua ederim sıkıntım için. Çok şükür en son sıkıntımdan kurtuldum böylelikle :)

İşte böyle sayın okuyucu çok çok büyük bir şey olmadıkça kafama takan biri değilimdir ben, genelde moralim bozulursa akabinde keyfimi yerine getirecek şeyler bulurum. Gerçi gün içinde modum sürekli değişir benim. Bir bakarsın keyfim yerinde milleti gülmekten kırıp geçiriyorum bir bakarsın dokunsan ağlayacağım :D

Eveeet şimdi bu mimi üstüne alınan herkese pasladım. (Hı yine totoma zor geldi :P)

10 Ağustos 2015 Pazartesi

D.S.K. Kızın Çilesi

Evet sayın okuyucular bugün dert yanmaya geldim müsaadenizle. Gerçi izin vermeseniz bile ben derdimi anlatacağım :D

Efenim şimdi herkes evini düzenlemek ister ne bileyim boya badana yaptırmaya karar verir falan. Hah bizde düzenleme kısmından boya badanaya geldik. Geldik gelmesine de boyayı yapacak abi karga bilmem neyini yemeden bizim eve damlayınca kaçacak yer aradım.

Aslında olay şöyle vuku buldu.

Dün anneme boyayı yapacak olan abinin kaçta bizde olacağını sordum. Dokuz buçuk on arası dedi. Belki sizin için erken bir saat değil ama ben gibi boş gezenin boş kalfasıysanız inanın çok erken bir saat :DD

Neyse aldım telefonumu yanıma güya abi gelmeden evden topuklayacağım. Ama gerçekte öyle olmadı elbette. Annemin kalk çabuk geldi diyerek dürtüklemesiyle uyandım :D Malumunuz havalar sıcak evde don gömlek yatıyoruz. Haliyle benim de üstümdekiler müsait değildi. Hemen kalktım abi bizim kata çıkana kadar yengemlerin evine uçmak suretiyle girdim. Yengem de uyuyor e ben uyanığım baktım karnım da aç hemen üst kata çıkıp, kapıdan annemden üzerime giyecek bir şeyler istedim ve giyinir giyinmez halamlara gittim ve şimdi de hala halamlardayım :D

Böyle işte sayın okuyucu birazdan da düğüne gideceğim. :D

Şimdi bana ''Vay vefasız insan düğün yerine eve gider de temizlik falan yapar '' diyenleriniz olabilir. Haklısınız ama en azından komşumuz anneme yardım ediyor hem ev batmadı bile :P Galiba vefasızım :P

Yav bir de hep böyle oluyor evimize bu tür işler için gelenlere her defasında don gömlek yakalanıp kaçacak yer arıyorum :D

6 Ağustos 2015 Perşembe

Hayaller Hayaller

Alıntı
Kırk üçüncü yaşıma basmama iki ay falan var. Vakit öğleden sonra, mevsimlerden ise sonbahardayız taktım koluma oğlumu geziyoruz beraber. Ben yirmilik kızlara taş çıkartan fiziğimle (!) girdim oğlumun koluna kuğu gibi süzülüyorum.

Bugünü kendimize ayırdık ana - oğul günü yapacağız beraber gezeceğiz, yemek yiyeceğiz ve daha ne istersek onu yapacağız.

Babası gibi boylu poslu çok yakışıklı bir oğlum var gören kızlar dönüp bir daha bakıyorlar. Oğlum ise hiç birine pas vermiyor hahahha

Bugünü istediğimiz gibi tam bir ana - oğul günü olarak tamamlıyoruz. Çok eğleniyor ve ilk fırsatta tekrarlamak için anlaşıyoruz. Eve giderken hala büyümekte olan kocamın gönlünü almak için en sevdiği pastadan almayı da ihmal etmiyoruz.

Ay hhaha şu üstteki satırları yazarken aynı anda hayal de edince sırıtarak yazdım bu şapşahane mimi :D Sevgili blogger Şehrazat şu postunda mimlemiş beni bende davete icabet edip, daha fazla geciktirmeden yazayım istedim.

Şimdi bu mim;

Bollywood Terapi komşucuğuma ve Merveciğime pasladım. Tabii yapmak isteyen başka komşular için de mimin ucunu açık bıraktım. Ben yaparken çok eğlendim İnşAllah siz de çok eğlenirsiniz canlar :D

5 Ağustos 2015 Çarşamba

İlaç Olsam: Mim

Sevgili komşum Sıla'nın bana pasladığı ikinci mimle karşınızdayım sayın seyirciler. Yakında 679809. miminden merhaba diye girizgah yapabilirim zira komşumun dediğine göre yeni kurbanı benmişim :D Komşumun mimine şuradan ulaşabilirsiniz :)


Ben ilaç olsam ağrı kesici olurdum sanırım. Çünkü büyük küçük hemen her soruna anında çözüm bulabiliyorum. :)

Endikasyonları: Anında sizi rahatsız eden sorundan kurtulmanıza yardımcı olur

Yan etkileri: Sorundan kurtulduğunuzu sandığınız an daha büyük sorunla karşılaşabilirsiniz. Kullanırken iki kere düşünün :D

Şimdi bu mim benden:

Amigurumicenneti

Miss Lovebird

Kalem Fili ve bu postu okuyan tüm komşularıma gelsin. :D

4 Ağustos 2015 Salı

İnsanlık İçin Küçük D.S.K. İçin Büyük Bir Adım

Bugün kahvaltıya kaşarlı omlet yaptım. İnanabiliyor musunuz? Önce bende inanamadım ama sonra kendimi çimdikleyince şaka şaka :D

Aslında hiç ümidim yoktu. Şu yazımda da yazmıştım hatta, ne kadar beceriksiz olduğumu özellikle not kısmında baya kendimi gömmüştüm.

Şimdi diyeceksiniz ki ''Aman canım alt tarafı omlet atomu parçalamıyorsun ya D.S.K. amma abarttın'' ama benim için gerçekten büyük bir adımdı. Omleti zebil etmeden pişirmek, üstüne üstlük rulo yapmak benim yerimde olsanız siz de ben kadar anlatırdınız bu durumu eminim :)

Alıntı
Görseldeki omleti yaptım. Piştikten sonra baktım kıvrılabiliyor hemen kıvırıp rulo yaptım ve kesip, servis ettim. Yalnız yumurtayı çırparken tuzu birazcık fazla atmışım ama Allah'tan çok rahatsız edici değildi.

Neyse böyle işte sizinlede paylaştım içim rahat etti :D Şu birkaç gün annem evde yok belki yeni tarifler denerim bilmiyorum. Yada bu omletle zirvede bırakırım :DD

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Bloggerlara Selam Uyarlama Dizilere Devam

Başlık biraz kamyon arkası yazısına benzedi sanki.

Neyse.

Dün annem tarafından bulunmuş asrın icadı ıspanak doğrama işkencesine maruz kalmış durumdayken, bir yandan da televizyon izliyordum. Daha doğrusu zaplıyordum. Neyse tekrar başa döndüm yani Trt 1 kanalına. Şimdi bilen bilir bilmeyenler için bizim uydumuz yok hepi topu yirmi beş tane kanalımız var hahaha sürekli başa sarıyoruz o yüzden.

İşte açtım Trt 1 kanalını Baba Candır'ın fragmanı dönmekte. Yav diyorum bu fragman bana hiç yabancı gelmiyor. Halbuki ilk defa izliyorum bu uzun halini. Ay ben sonra bir aydınlanma yaşa elimdeki bıçağı televizyona doğrultmak suretiyle ''Bu bu'' dedim kaldım. Çünkü bu dizi What's With This Family dizisinin ilk bölümüne çok benziyordu. Bilenler yine bilir bilmem kaç bölümlük Kdrama dizisi bu.

İşte bu da aydınlanma yaşamamı sağlayan Baba Candır'ın fragmanı :D

Bakalım bu diziye bakacağım nedense hoşuma gitti. Halbuki ben uyarlamalara şiddetle karşıyım ama yinede bu diziye şans vermek istiyorum.
Tasarım:Sawako Kuronuma