9 Temmuz 2015 Perşembe

Seyrettiğim Kim Ki Duk Filmleri

Şimdi söze nasıl girsem bilemedim :D Kim Ki Duk Güney Kore dünyasının bana göre acayip, bazen sapkın filmlerini yapan adam. Filmleri çok kasvetli bir havada geçse de sıkmadan hatta pür dikkat kendini izletir nitelikte. İzlediğim üç filminde fazla diyalog yoktu. Ama buna rağmen kendini izletmişti filmler.

Şimdi ben izlediğim o üç filmi yorumlamaya çalışacağım. Şimdiden söyleyeyim yazı fazlasıyla spoiler içerir. Okumak isterseniz bu yazıyı eğer aklınızda bulunsun. :D

Alıntı
 NEFES: Bu film izlediğim ilk KKD filmi sanırım. Filmde birbirlerinden tamamen kopmuş bir çift var. Bir gün kadın kocasının yeni yıkadığı eşyalarının arasından başka bir kadına ait toka bulur. Haberi yokmuş gibi davransa da kocasına ters davranır. Bir gün televizyonda ölüme mahkum bir katilin (Katildi sanırım adam) intihar teşebbüsünün haberi yapılır ve kadın o mahkumu ziyarete gider olaylarda bu şekilde devam eder.

Ay çok uzun bir tanıtım oldu fark ettim :D Şimdi okudum da pekte bir albenisi yok yazının :D Şimdi evet filmi pür dikkat izledim falan ama kadının amacı neydi harbiden anlamadım. Ölüme mahkum birinin son günlerinde güzel vakit geçirmesini sağlamak mı? Kocasından intikam almak mı? Yoksa mahkumun kendini gerçekten yaşadığını hissettiği anda öldürerek öteki tarafa mutlu bir şekilde gitmesini mi sağlamaktı? Yoksa adamın kendine benzediğini düşündüğü için gerçekten son günlerinde yarenlik etmek miydi? Yoksa hepsi mi? Sonu ise izlediğim zamanlarda saçma bulsam da şimdi mantıklı geliyor. :)

Alıntı
BEAUTIFUL: Konusu ımm nasıl anlatsam bir kadın var. Hani gören bir daha bakıyor dersiniz ya işte bu filmde bu durum abartılmış. Erkekler afişteki abla için yeri geliyor iğrençleşiyorlar. Elbette abla çok rahatsız bu durumdan hani istemem yan cebime koy değil durum gerçekten rahatsız. Kendini çirkinleştirmeye çalışıyor. Parkta tanıştığı bir kızın farkında olmadan verdiği fikirle kilo almaya çalışıyor sonuç mide fesadı. Hastanelik oluyor onu muayene eden doktor bile  af edersiniz yavşıyor ablaya koyun can derdinde kasap et hesabı neyse son sahnesinde de yuh dediğim bir film olur bu film :)

Ablanın istediği normal sıradan bir hayat aslında ama pek mümkün değil. Her gün yığınla kapısına çiçek hediye geliyor. Kıza kötü gözle bakmayan tek insan apartman görevlisi sanırım :) Şimdi kadın ne kadar güzeldi çirkindi bir kenara bırakırsak abla için gerçekten çok üzülmüştüm bir erkek bile insan gibi davranmamıştı kıza. Dediğim gibi sonunda bile yuh dedirttiler.

Alıntı
BOŞ EV: Herhalde en bilinen filmi bu film olsa gerek. Konuya gelirsek bir adam evlere el ilanları dağıtıyor. Birkaç gün sonra dağıttığı el ilanlarını kontrol ediyor. Eğer ilan alınmamışsa ev boş demektir. Sahipleri gelene kadar ev kendisinin gibi davranıyor. Buna karşılık ev sahiplerinin bozulan ev aletlerini tamir ediyor. Çamaşırlarını yıkıyor, varsa çiçekleri falan onlarla ilgileniyor. Bir gün yine bir eve giriyor giriş o giriş :D

Öncelikle filmde geçen şu şarkıya bayıldım. Şarkı Arapça Kore filminde biraz tuhafıma gitti ama o kadar uymuş ki filme. Neyse filmdeki aşk o kadar güzeldi ki. Bir de neredeyse film boyunca hatta neredeyse değil film boyunca konuşmadı baş roldeki adam :D Bu filmde de saçma yerler vardı hatta insanın olur öyle şeyler demeye bile dili varmıyordu ama oğlanın aşkı hatırına görmezden geldim yinede :D Sonu saçmaydı yukarıda dediğim gibi olur öyle şey demeye dilimin varmadığı bir şekilde bitti.


Filmler bitti. Yalnız hatırlatayım bu üç filmde +18 ona göre sonra uyarmadı falan demeyin :) Bir daha KKD filmi izler miyim emin değilim. Hani bahsedilen yönetmenle aynı bakış açısına sahip olma durumu var ya işte ben ona sahip değilim sanırım. Sonra anlatmak istediğini leb demeden anlayan kısma da girdiğimi düşünmüyorum. Bana göre filmleri sapkın ve psikolojinizi fazlasıyla zorlayan filmler. En normali en son bahsettiğim Boş Ev evet psikolojik filmleri çok seviyorum ama KKD filmleri bana bile ağır geliyor.

Öyle işte izleyip izlememek size kalmış ben uyarımı yaptım sonuçta görüşmek üzere :D

2 yorum:

  1. Ben de beautıful filmini izledim, sonu bana Ömer Seyfettin' in Beyaz Lale hikayesini hatırlattı. Çok kötü bir şey, erkeklere karşı bakışım farklı oldu, kızı bari ölünce rahat bıraksalardı, çok güzel olmakta demek ki iyi değilmiş ( gerçi Türkiye de yaşadığımız için çirkin, güzel fark etmez haberlerden gördüğümüz kadarıyla kadın olmak yetiyor sapıklar için:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer az önce okuduğum Beyaz Lale'nin sonu ise Radko'nun yaptığı daha vahşiceydi ıyykk :/

      Bence sorun çok güzel olup olmamakta değil dediğin gibi zihniyette. Ayrıca sadece Türkiye ile sınırlamak da doğru değil bence. Dünyanın her yerinde sapıklar mevcut maalsef :/

      Neyse hoş geldin bloguma yine beklerim :)

      Sil

Hoş Geldin O Kadar Geldin Yorum Yap Öyle Git :DD

Tasarım:Sawako Kuronuma