29 Temmuz 2015 Çarşamba

Saçmamaçsız; Mim

Çok sevgili komşum Sıla beni şuradaki postuyla mimlemiş. Ayrıca kendi mimiymiş. Doğrusu blog ismine yakışan bir mim çıkmış ortaya. Komşu yanlış anlama ben mime bayıldım. Bu yüzden de yorgunluğu bir kenara bırakıp hemen yapmaya koyuldum zaten :D

Hadi bakalım:

-Odanızda veya evinizde orada olduğunu unuttuğunuz bir nesne bulun. Bu nesne ile bir anınız var mı?

Bilgisayar dolabımın çekmecesinden boya kalemi buldum. Büyük ihtimal bizim yeğenin :D Neyse vereyim bir ara :P

-Aklınıza gelen ilk soğuk espriyi yazın. Eğer gelmiyorsa iki üç kelime saçmalayın :D

Kalbimi verdim saklasın diye buzdolabına koymuş salak kokmasın diye :P

-Yine aklınıza gelen biri yada nesnenin adı ile akrostiş yazın ama yazdığınız akrostiş az yada çok o kişiyle veya nesne ile ilgili olsun

Benim adeta karalama defteri olarak kullandığım masama ithaf olunmuştur:

Masasan masalığını bil çağırma beni

Aklımı çeliyorsun karalamam için seni

Sayende annesiyle her seferinde papaz olan bana

Acımıyorsun değil mi seni masum görünüşlü fettan seni.

Böğğkkk iğrençti atlayın burayı ya vakit kaybı :P

-Seni kim mimlediyse şimdi onun blogunu -sitesini- açıyorsun ve onun bu soruya verdiği cevaptan ilginç bir kelime seçiyorsun ve döngünün devam etmesi için yine ilginç uzun ve saçma bir cümle kuruyorsun. Yalnız kuş gördüm kedi tırmaladı gibi basit ve kısa olmaması önemle rica olunur.

Salyangoz kostümü için ava çıkan iki avcı yolda söğüt dalına yuva yapmış mandayla karşılaşınca ceplerini boşaltarak hızla kayıplara karışacakken, iki karıncanın suikastına kurban giderek olay yerinde can verdiler.

Hehe mim bitti. Çok zorlandım ama çokta eğlendim. Şimdi sıra geldi mimlemeye yalnız bir şart var oda şu: Mimlediğiniz blogger komşulardan sanırım en az biri daha önce yorum bırakmadığınız bir blog olacak şimdi ben:

Bir Ev KIzı

Mydestiny

Şemspare

GRİ K.

Daha önce yorum bırakmadığım ve seçmekte çok zorlandığım blog: Tozlu Pencere

Komşularımı mimledim. Merakla bekliyorum şimdiden kolay gelsin :)

28 Temmuz 2015 Salı

Bilmediğin İşe Kalkışma

Çok yeni hemen on dakika önce şarjlı motosikletten düştüm. Elimde hafif bir yara var ama sol diz kapağım biraz fena oldu. Şuan sızım sızım sızlıyor.

Önce komşumuzun çocuğuyla bir güzel gezdik. Sonra annemlerin yanına gittik o ara ben indim. Ama az önceki gezmenin tadı damağımda kalınca tekrar gidelim dedim. Çocuk bu sefer bana verdi kendim gezeyim diye ilk başlarda güzeldi ''Ben bu işi kaptım'' diye düşünürken sıra geldi geri dönmeye hah ite kaka bir şekilde döndüm. Yalnız dönerken inmiştim motosikletten tekrar bindim. Dengemi kaybedince düştüm. Ama asıl düşüşüm bu değildi. Aslında ilk düştüğümde yürüterek götürmeyi düşündüm ama sonra gurur yaptım ''Bunu bile süremedin mi'' diye dalga geçmesinler diye tekrar bindim. Biniş o biniş biranda kendimi yerde buldum. Sonra çevreme birkaç kişi toplandı sağ olsunlar yardım ettiler. Zaten o ara bizimkiler de geldi gittik.

Yalnız akıllandığım söylenemez. E tecrübeler de bu şekilde kazanılıyor değil mi?

24 Temmuz 2015 Cuma

Son Söz Elbette Annenindir

Neden istemediğimiz bir şeye mecbur bırakılıyoruz. Hani özgür bir ülkedeydik. Nerede bu devlet yahu.

Mesela yarın düğüne gitmek istemiyorum ama mecburum. Aslında değilim ama mecbur bırakıldım annem tarafından. Hayır yani ben gitmesem çocuk sünnet olamayacak mı? Sanki kirvesi benim :D

Yok yengem ne dermiş falan filan. Çocukla kan bağım falan yok kaldı ki kan bağım olan insanların bile düğün nişan vesairelerine gitmek istemezken. Ay hele bu sıcaklarda pöff hiç çekilmiyor sayın okuyucu.

Hadi oraya gittim yerimde de oturmama izin yok madem geldin oynamak zorundasın. Klasik kıyafetler bangır bangır müzik eşliğinde sürekli aynı hareketleri tekrarlamak suretiyle oynamak başkalarını memnun edecek öyleyse sıkılmaya hakkın yok D.S.K. ay yazarken bile sıkıldım.

Tabii bu durum düğün nişana has değil elbette. Acaba diyorum erkek olsam her şey daha mı farklı olurdu. Belki biraz daha özgür olurdum. Bilemiyorum.

Neyse yapacak bir şey yok yarın o düğüne gidilip, oynanacak anne kanunları anayasadan bile daha güçlü ayrıca annemle papaz olmak isteyeceğim bir şey değil aman yani :D

22 Temmuz 2015 Çarşamba

Bitmeyen İsteklerim

Bugünlerde isteklerim çoğaldı sayın okur.

Alakasızlara hoş geldin genç
alıntı
Mesela kardeş istiyorum. Abim ablam benden küçük sıpalar olsun istiyorum. Sonra beni birileri rahat bıraksın istiyorum. Çok paramın olmasını istiyorum. Sıfır beden olmak istiyorum. Karadeniz turu yapmak istiyorum. Laptop istiyorum. Biri bana mim paslasın istiyorum. Bir postumu da ayaklarıma değen deniz suyuyla yazmak istiyorum. Ağaç evim olsun istiyorum. Elim ince işlere (Pasta süsleme, şekil verme vs.) yatkınlaşsın istiyorum.

Daha düşünsem iki yüz sayfa kadar çıkacak olan abuk sabuk isteklerimin gerçekleşmesini istiyorum. Şimdi çok mu şey istiyorum diye soracağım lakin alacağım cevabı bildiğimden sessizce gidiyorum :D

Peki senin isteklerin var mı? Varsa yazsana çene çalarız :D

21 Temmuz 2015 Salı

Özenti D.S.K. Geldi

Sonunda bayram dönüşünden sonra ilk yazımı yazıyorum hani alkışım? :D

Ne anlatsam da bilemedim ki bayramın nasıl geçtiğini anlatayım diyeceğim ben anlatırken sıkılacağım siz de okurken o yüzden es geçiyorum. (Evet o kadar sıkıcıydı)

Hem yazmaya değecek bir şey de olmadı. Imm aslında oldu kuzenim arabayla kaza yapmış Allah'tan ne kendinde ne de yanındaki arkadaşlarında yara bere yok. Yalnız arabanın haşatı çıkmış zaten ikinci eldi. Neyse cana geleceğine mala gelsin. Detaya inmeyeyim malum tatsız bir konu.

Böyle işte bu aralar yine hayalet okuyucu modundayım. Ama nedense bir türlü yazı giremiyorum. Bugünden itibaren açığı kapatmak dileğiyle :D

E siz anlatın azıcıkta bayramınız nasıl geçti? Neler yaptınız?


9 Temmuz 2015 Perşembe

Seyrettiğim Kim Ki Duk Filmleri

Şimdi söze nasıl girsem bilemedim :D Kim Ki Duk Güney Kore dünyasının bana göre acayip, bazen sapkın filmlerini yapan adam. Filmleri çok kasvetli bir havada geçse de sıkmadan hatta pür dikkat kendini izletir nitelikte. İzlediğim üç filminde fazla diyalog yoktu. Ama buna rağmen kendini izletmişti filmler.

Şimdi ben izlediğim o üç filmi yorumlamaya çalışacağım. Şimdiden söyleyeyim yazı fazlasıyla spoiler içerir. Okumak isterseniz bu yazıyı eğer aklınızda bulunsun. :D

Alıntı
 NEFES: Bu film izlediğim ilk KKD filmi sanırım. Filmde birbirlerinden tamamen kopmuş bir çift var. Bir gün kadın kocasının yeni yıkadığı eşyalarının arasından başka bir kadına ait toka bulur. Haberi yokmuş gibi davransa da kocasına ters davranır. Bir gün televizyonda ölüme mahkum bir katilin (Katildi sanırım adam) intihar teşebbüsünün haberi yapılır ve kadın o mahkumu ziyarete gider olaylarda bu şekilde devam eder.

Ay çok uzun bir tanıtım oldu fark ettim :D Şimdi okudum da pekte bir albenisi yok yazının :D Şimdi evet filmi pür dikkat izledim falan ama kadının amacı neydi harbiden anlamadım. Ölüme mahkum birinin son günlerinde güzel vakit geçirmesini sağlamak mı? Kocasından intikam almak mı? Yoksa mahkumun kendini gerçekten yaşadığını hissettiği anda öldürerek öteki tarafa mutlu bir şekilde gitmesini mi sağlamaktı? Yoksa adamın kendine benzediğini düşündüğü için gerçekten son günlerinde yarenlik etmek miydi? Yoksa hepsi mi? Sonu ise izlediğim zamanlarda saçma bulsam da şimdi mantıklı geliyor. :)

Alıntı
BEAUTIFUL: Konusu ımm nasıl anlatsam bir kadın var. Hani gören bir daha bakıyor dersiniz ya işte bu filmde bu durum abartılmış. Erkekler afişteki abla için yeri geliyor iğrençleşiyorlar. Elbette abla çok rahatsız bu durumdan hani istemem yan cebime koy değil durum gerçekten rahatsız. Kendini çirkinleştirmeye çalışıyor. Parkta tanıştığı bir kızın farkında olmadan verdiği fikirle kilo almaya çalışıyor sonuç mide fesadı. Hastanelik oluyor onu muayene eden doktor bile  af edersiniz yavşıyor ablaya koyun can derdinde kasap et hesabı neyse son sahnesinde de yuh dediğim bir film olur bu film :)

Ablanın istediği normal sıradan bir hayat aslında ama pek mümkün değil. Her gün yığınla kapısına çiçek hediye geliyor. Kıza kötü gözle bakmayan tek insan apartman görevlisi sanırım :) Şimdi kadın ne kadar güzeldi çirkindi bir kenara bırakırsak abla için gerçekten çok üzülmüştüm bir erkek bile insan gibi davranmamıştı kıza. Dediğim gibi sonunda bile yuh dedirttiler.

Alıntı
BOŞ EV: Herhalde en bilinen filmi bu film olsa gerek. Konuya gelirsek bir adam evlere el ilanları dağıtıyor. Birkaç gün sonra dağıttığı el ilanlarını kontrol ediyor. Eğer ilan alınmamışsa ev boş demektir. Sahipleri gelene kadar ev kendisinin gibi davranıyor. Buna karşılık ev sahiplerinin bozulan ev aletlerini tamir ediyor. Çamaşırlarını yıkıyor, varsa çiçekleri falan onlarla ilgileniyor. Bir gün yine bir eve giriyor giriş o giriş :D

Öncelikle filmde geçen şu şarkıya bayıldım. Şarkı Arapça Kore filminde biraz tuhafıma gitti ama o kadar uymuş ki filme. Neyse filmdeki aşk o kadar güzeldi ki. Bir de neredeyse film boyunca hatta neredeyse değil film boyunca konuşmadı baş roldeki adam :D Bu filmde de saçma yerler vardı hatta insanın olur öyle şeyler demeye bile dili varmıyordu ama oğlanın aşkı hatırına görmezden geldim yinede :D Sonu saçmaydı yukarıda dediğim gibi olur öyle şey demeye dilimin varmadığı bir şekilde bitti.


Filmler bitti. Yalnız hatırlatayım bu üç filmde +18 ona göre sonra uyarmadı falan demeyin :) Bir daha KKD filmi izler miyim emin değilim. Hani bahsedilen yönetmenle aynı bakış açısına sahip olma durumu var ya işte ben ona sahip değilim sanırım. Sonra anlatmak istediğini leb demeden anlayan kısma da girdiğimi düşünmüyorum. Bana göre filmleri sapkın ve psikolojinizi fazlasıyla zorlayan filmler. En normali en son bahsettiğim Boş Ev evet psikolojik filmleri çok seviyorum ama KKD filmleri bana bile ağır geliyor.

Öyle işte izleyip izlememek size kalmış ben uyarımı yaptım sonuçta görüşmek üzere :D

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Google Aramaları 4

Vuslat Vakti Kitabı Nazlı'nın kızının adı: Önce bir hı olsam da bak bende merak ettim bulduysan mesaj atsana :D

İfşa Blogspot: Böyle bir blog mu varmış. Yada dur kendimi ifşa ettiğim yazıdan benim blogum mu bulmaya çalışıldı acaba?

Fated Love You Şeker Adam Tablosu: Bunu da ilk okuduğumda bir hıı olmadım değil. Hadi ilişki tablosu olsa anlayacağım ama şeker adam derken???

Kim Woo Bin Replikleri: Bakınız şu yazımda rastlayabilirsiniz. Yalnız hepsi Heirs dizisinden :)

Yengemi Sevmiyorum: Evet benim de sevmediğim yengelerim var ama katlanıyoruz mecbur :P

Sinir Sözleri: Yorumsuz...

Nefretle Başlayan Aşk Hint Dizisi: Buyurun bir amme hizmeti buraya tıklayarak aradığınızı sandığım diziye ulaşabilirsiniz :)

Bu sefer bu kadarcıktı maalesef. Daha nice böyle arama yazılarında görüşmek üzere :DD

Edit: FLY dizisinin şeker adam tablosu hakkında cahil cühela konuştuğum için google ak sakallı dedeye şeker adam tablosu diye arattırıp bloguma ışınlanan pek sevgili okuyucudan özür dilerim. Gerçekten kusura bakmayın ilaveten işte size şeker adam ve bonuslar:






Bir de beni uyaran ve bu resmi bana yollayan pek sevgili komşum Bollywood Terapi komşuma çok çok teşekkür ederim. Bu arada şablonun çok güzel olmuş bayıldım komşum :D

7 Temmuz 2015 Salı

Çerezlik Yaz Dizileri

Şu sıralar Kore semalarında salınmayı bırakıp kendi dizilerimize bakmaya başladım. Yalnız kaç tane dizi başladı bilmiyorum. Ben baktıklarımı şöyle iki üç kelamla yazayım istedim:

Alıntı
Kırgın Çiçekler: O veya bu sebepten yetimhaneye verilen onlarca çocuğun içinden biz dört veya beş kızın yaşamını izliyoruz. Karakter tanıtımı yapmak istemiyorum. Bilenler bilmeyenlere söylesin bir zahmet :D

Bu diziyi sevdiğim söylenemez. Konu klişe ve birazda dram gibi ama böyle acıtasyonlu duygularını sömürüyor insanın ben dram türünü çok severim normalde ama bu dizi ı-ıh yani yinede denk geldikçe izliyorum.

Alıntı
İnadına Aşk: Wattpad sitesindeki Nehir Erdem'in hikayesinden fırlayıp, dizi olmuş sanki. Seyrederken Aşk serisinden Senden Banane Benden Sanane hikayesinden o kadar çok ortak nokta buluyorum ki dedim acaba o hikayeyi mi dizi yapmışlar. Ama yok sonradan fark ettim ki wattpad hikayelerinden birkaç karakteri ve olayı karıştırmışlar ve ortaya bu dizi çıkmış. Ama Senden Banane Benden Sanane hikayesindeki olaylar daha yoğunlukta. Off kafam karıştı başka nasıl anlatsam bilemedim idare edin :P

Bu diziyi başrol abla sırtlanıp, götürmüş o kadar diyeyim. Aslında popüler olan çoğu wattpad hikayesindeki esas kadına kıl olurum itici bulurum. Ama bu diziyi izliyorsam abladan başkası için değil. Ha ileri ki bölümlerde ne olur bilemem daha ilk bölümü yayınlandı sadece :D

Kuzen Volkan :D
Çilek Kokusu: Bir wattpad çakması daha buda artık klişenin klişesi über zengin ve aklı havada bir adet şımarık zengin veledi. Fakir ama gururlu her şeye kızıp, olmadık şeylerden saçma sapan anlamlar çıkaran ve hemen kavgaya tutuşan bir adet itici karakterli bir kız. Hah wattpadın popüler hikayelerindeki esas kız ve oğlanın karakter analizi budur sayın okuyucu :D

Diziyi izleme sebebim kuzen Volkandır :D ekrana her çıktığında istinasız ''Ayy çok tatlı ya'' diyorum :D Hafiften Kore dizilerine de benziyor. Ama vasat bir dizi geleceği parlak değil gibi neyse dizi bahane Volkan şahane :DD

İlişki Durumu Karışık: Bu dizi meğer Full House dizisinin Türk versiyonuymuş. Eskaymak komşumun koyduğu fragmana kadar bu dizi benim favorim idi. Ama o fragmanı gördükten sonra... Neyse yinede izledim diziyi ama sanki açmışım Full House dizisini tekrar izliyorum. Yani bildiğim şeyler olunca sıktı biraz. Hatta babama bak şimdi şöyle diyecek şimdi böyle yapacak diye spo verdim. :D

Bu diziye devam etmeyi düşünmüyorum. Başrol abla kusura bakmasın ama song hye kyo kadar şeker olamamış bu dizide. Bir de merak ediyorum Türk versiyonunu çekmeden önce dizisini yapacağımız kdramayı oynayacak oyuncular izliyor mu acaba?

Böyle işte sürekli bir yerlerden alma yeniden çekme işine ne zaman son verilip, kendi özgün karakterimizi ve dizimizi çekeceğiz merak ediyorum. 

Bir de neden Kore dizisi diye soranlar varsa belki diğer sebepleri biliyorlardır benim eklemek istediğim bir diğer sebep de kurgu klişe bir konu bile öyle bir kurguyla işleniyor ki kendini izletiyor. Kıyaslamak istemiyorum ama neyse ya fazla uzattım.Benden bu kadar yakın zamanda tekrar görüşmek üzere şen ve esen kalın efem :D

5 Temmuz 2015 Pazar

Öhö Öhö

Selamlar sevgiler saygılar sayın muhterem okuyucular :D

Nasılsınız Ramazan nasıl gidiyor. Her şey iyi mi keyifler yerinde mi? :)

Büyük ihtimal bayramdan sonra buralara daha çok uğrarım. Kendinize dikkat edin iyi davranın yoksa kızarım bak :D

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Milyoner

Dün veya önceki gün Milyoner filmini izledim. Film iyi güzeldi de birkaç detay gözüme battı. Belki spoiler olacak ama söylemeden geçemeyeceğim.

Alıntı


-Başrol çocuğun sevdiği hatta Milyoner yarışmasına katılmasındaki asıl sebep olan Latika'yı hangi ara bu kadar çok sevdi anlamadım.

-Sonra neredeyse her soruda bir hatırası vardı ve soruları o hatıraları hatırlayıp cevap verdi ve neredeyse soruların hepsi çocukluğundaki anılardan başlayıp, ergenliğine kadar olan dönemle paraleldi. Belkide bana öyle geldi bilemiyorum.

Şimdi film bir sürü ödül neyim alınca bu detaylar ister istemez battı gözüme aslında çok küçük ayrıntılar ama ne bileyim. Hindistan'ın kenar mahallesi ve orada yaşayan insanların hayatlarını iki kardeşin üzerinden anlatmışlar. Kardeşlerin başına gelmeyen kalmadı yalnız. Sanırım o olaylar sayesinde bu kadar ödül aldı o film.

Neyse bunların haricinde film güzeldi. Heyecanımın dorukta olduğu sahneler vardı ama favorim olamadı ne yazık ki :P (Çokta umurlarındayım ya :P)

Ay Kim Milyoner Olmak İster demişken şu anımı anlatayım da gideyim :D

Şimdi babamla bu programı izliyoruz. Soru bilmem kaç hani kazık olanlar var ya sonlara doğru o sorulardan biri işte. Elbette babamla cevabı bilmiyoruz ben A şıkkı diye salladım babam C diye (Kim hangi şıkkı söyledi hatırlamıyorum aklıma ilk gelenleri yazdım :D)

Neyse yarışmacı yüzde elli joker hakkını kullandı ve evet bizim salladığımız şıklar elendi :DD Ama o an çok dumur olduk ve sonrasında gülmekten öldük. O kadar kaptırmışız ki cevaplarımızın doğru olduğuna sanırım o yüzden o kadar dumur olduk. :D Hala aklımıza geldikçe güleriz :D

Böyle işte Ramazan nedeniyle pek yazı giresim yoktu ama bu sefer yazayım dedim. Merak eden varsa ölmedim buradayım kanka :D
Tasarım:Sawako Kuronuma