30 Mayıs 2015 Cumartesi

Karışık Durum Bildirimi

Ay yazmaya yazmaya nasıl girizgah yapılır unutmuşum. Şimdi malum yaz mevsimindeyiz haliyle düğün sezonu da açıldı :DD

Dünden önceki gün düğüne gittik maaile iyi güzeldi kurtlarımı döktüm :D Yalnız dünde vardı ama ona gitmedik. Bugün gene var yarında var. Bu düğünler bitmez artık :DD

Düğün iyi güzelde bir saatten sonra sıkıyor artık. Hani ilk başta özlediğimiz için iyi geliyor seviyoruz ama bu durum tekrar tekrar olunca insan sıkılıyor. Annem sağ olsun ayıp olur diye her düğüne beni de peşinden sürüklüyor :DD

Küçükken bırakacak kimsesi olmadığı ve benim evde tek başıma dört beş saat duramayacağım yaşlarda götürmesi doğaldı ama şimdi eşek kadar kızım ''Ayıp olur'' adı altında bana işkence ediyor :)

Geçende arkadaşa gittik. Konu dönüp dolaşıp siyasete geldi. Yaklaşan seçimler yüzünden sanırım. Şimdi atıyorum sekiz kişi vardık diyelim; kuzenimle bir arkadaş baya hararetli konuşmaya başladı. Diğer kuzenimle ben arada sırada sohbete girdik. Geri kalanlarda hiç oralı olmadılar.

Neyse işte bu siyaset sohbeti böyle ilerlerken arkadaşların söylediklerine karşılık ''İkinizde desteklediğiniz partiye arka çıkıyorsunuz ama ikisinin de savunulacak bir tarafı yok ki. Hiç birisine yüzde yüz güvenemezsin'' gibi bir şey dedim. E durum öyle ama bahsettikleri partilerin kirli çamaşırları çıktı çünkü.

Sonra yine konuştuk falan bir ara dedim ''Boş oy atacağım'' ben. İşte ''Boş oy atmakta günah'' dendi bende ''Oy attığın kişi iyi değilse onun da günahı varmış. Kime kullanacağımı bilmiyorum'' dedim.

Yani velhasıl kelam kafam karışık. Siyaset haberlerini izlemiyorum bile. Herkes birbirine laf yetiştirip duruyor gördüğüm duyduğum kadarıyla. Hatırla Sevgilide Necdet ''Sorun iktidar olmakta'' gibi bir şey demişti. Bu işe iyi niyetle başlayıp, o koltuğa oturunca işler değişiyor mu? 

En iyisi Koltuk Belası filmindeki gibi koltuğu yakıp, mindere oturmaktır belki :DD

27 Mayıs 2015 Çarşamba

D.S.K. Hayırsızından Selam

Bu aralar buraları boşladım yine farkındayım. Evet marifetmiş gibi söylediğimin de farkındayım. İnşAllah en kısa zamanda güzel uzun bir yazıyla dönüş yapar kendimden bıktırana kadar da yazarım :D

Merak eden kim varsa selam olsun. Beni merak etme sen nasılsın iyi misin? Onu söyle.

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Mim; Ben Küçükken

Rana arkadaşımın tavsiyesi üzerine bu postu mim yapmaya karar verdim hahah

Neyse işte küçükken ben;

-Fabrikalardan çıkan dumanı bulut oluyor sanırdım :D

-Mesela bir öğretmen diyelim; görev yaptığı okuldan istifa ettiği zaman artık bir daha öğretmenlik yapamayacak sanırdım. hahha

-Arabaların çayır çimende hareket etmeyeceğini sanırdım :D

-Oyun oynarken kazara birisiyle kafam tokuşsa hemen o kişiyle bir daha kafamı tokuştururdum ki kel kalmayayım :D

-Türkçe dublajlı filmlerde oyuncuların kendi dilleriyle konuştuklarını değil de sadece dudaklarını kıpırdattıklarını sanırdım :D

-Çıkan süt dişlerimi çatıya atardım. Çıkan dişimin yerinde çok daha güzel dişim çıksın diye :D

-Babamdan her televizyon almasını istediğimde verdiği cevap ''Balık kavağa çıkınca'' olurdu ve her seferinde inanırdım. Hatta kendi kendime ''Şu balık ne zaman kavağa çıkacak ya? Çıksın artık'' der üzülürdüm :DD

Böyle işte bir de küçükken bana söylenen her söze inanırdım. Safın bayrak tutanıydım resmen. Gerçi bir parça saflığım hala var neyse çaktırmayın :D

Şimdi bu mimi Rana Korea, Amigurumi Cenneti, Şemspare başta olmak üzere tüm komşularıma pasladım lütfen yapın tamam :D

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Yeşilçam Replikleri 2

Yazının ilki için şuraya bakabilirsiniz :D Bu ikinci seride de yine aklıma gelen sayısız repliklerden birkaçını yazmaya çalışacağım hadi bakalım ellere kuvvet :P


-Korkarım oturma odamıza kadar geleceksiniz.
+Korkacak bir şey yok İnşAllah, İnşAllah

(Ah nerede Vah Nerede)


**********
Alıntı
-Şakalarınız biraz fazla ağır Murat Bey.
+Özür dilerim hanfendi bundan sonra istediğiniz ağırlıkta şaka yaparım. :DD (Satın Alınan Koca)


*********
Alıntı
-Yerimde olsan sen ne yapardın?
+Yerinde olmamaya çalışırdım.
-Neden?
+Ben satılmam.
-Beni satın alan adam seni de kiralamış Tarık birbirimize söyleyeceğimiz fazla bir şeyimiz yok. (Devlerin Aşkı)

*********

-Himmet ağa biz bu hazineyi bulamayacağız galiba
+Niye len?
-Baksana Taksim'i bile ne kadar zor bulduk :DD (Salak Milyoner)

**********


-Siz hem korkak hem de saygısız birisiniz Ömer Bey. Bir kadınla bile konuşmaya gelirken adamlarınızla geldiğiniz için korkak. İzin almadan masama oturduğunuz içinde saygısızsınız. (Bodrum Hakimi)


**********
-Beni hayta oğlunun çobanı mı zannettin moruk :DD (Ateş Parçası)


**********

-Bu deveden bülbül gibi ötmesini mi bekledin? :DD (Melek mi Şeytan mı?)
-----------------
-Hey bana bak.
+Ohoo sana bakmak için dürbün lazım :D (Melek mi Şeytan mı?)


*********



-Mıstık sen kesebilir misin?
+Deli misin be Süleyman abi ben tavuk kesebilir miyim hiç. Düşer bayılırım valla
+Acaba beklesek de ecelleriyle mi ölseler? :D (Mavi Boncuk)

***********

-Ay bana hanfendi dedi :))) (Kadın değil Baş Belası)

Son olarak aşağıdaki sahnede hönkürerek ağladığım Yeryüzünde Bir Melek

***********

Ömer;

Kim derdi ki günün birinde sana bir mektupla veda edeceğim. Ama bu bir vedadan çok bir mutluluk dileme sayılır. Yanılmak insanlar içinmiş meğer. Dün varlığını inkar ettiğim aşk denen duygu bugün beni hayatıma son verecek hale getirdi.

Biraz sonra kayalara doğru bir yürüyüşe çıkacağım. Tıpkı bir zamanlar senin de yaptığın gibi... Ama ben belki geri dönebilirim demiyorum. Çünkü dönmeyeceğim Ömer.

Hiç hakkım olmayan bir şey yaptım... Sana aşık oldum hemde deli gibi. Anla beni sakın üzülme senden son bir isteğim var Meral'i mutlu etmeye çalış. Çünkü O buna layık


Elveda Ömer.

Replikler bitti aslında koskoca filmden tek replik koymak çok zordu :DD Ama abartmak istemedim. Yine çok zevk alarak hazırladım bu postu artık bir yeşilçam yaparım bugün hehe

15 Mayıs 2015 Cuma

Beklediğim Diziler 2

Yazının ilki için şuraya bakabilirsiniz :) Neyse şimdi beklediğim diğer dizilere bakalım:

Hello Monster

Konusu: Seo İn Guk yani soldaki taş :D Keskin gözleri ve zekasıyla, olay yerini inceleyerek suçlunun profilini çıkarabilen bir yetenekte bir dedektif. Ablamız ise polis memurudur. İkisinin buluştuğu yer ise ''Özel suçları araştırma takımı'' dır. Daha fazla detay için buraya buyurun efem :)

Şimdi bu diziyi sırf baş roldeki adam için bekliyorum itiraf edeyim :D Ablayı FLY dizisinde çok beğenmiştim. Aradaki yaş farkı pek belli değil ama sanırım baya fark var. İnşAllah aşk geri planda kalmaz. Bir de Seo için bu dizide ''Tehlikeli'' deniyor. Adamın acayip bir psikopat havası var hele bakışları artık bu bakışları kullanma vakti gelmişti zaten :DD

Oh My Ghostess

Konusu: Başrol abla, kendi halinden ziyade silik çalıştığı yerde işini doğru dürüst yapamayan bir kızcağızdır. Kimilerine göre ezik de olabilir. Başrol abi ise ablayla aynı yerde çalışan kibirli bir şeftir. Abla bu oğlancağıza yanıktır ama maalesef abinin bu durumdan haberi bile yoktur. Bir gün ablanın içine şehvet düşkünü bir hayalet girince işler değişir. Konuyu daha detaylı şuradan bulabilirsiniz.

Türü için fantastik diyebileceğimiz bu diziyi fantastik türünü sevmediğim halde sırf konusu yüzünden izlemek istiyorum :D Başrol ablanın iki tane filmini izledim oyunculuğu hakkında pek bir şey diyemem ama seyrettiğim iki filmde de izlerken rahatsız olmamıştım. Abiyi ise adını unuttuğum ve bakmaya erindiğim bir dizide çok beğenmiştim. Bakalım bu dizide nasıl olacak. Açıkçası bu ikiliye çift gözüyle bakamıyorum ama diziyi izlerken fikrim değişebilir tabii :DD

High Society

Konusu: Varlıklı bir aileden olan bir kadının zenginliğini saklayarak kendini gerçekten seven adamı bulmaya çalışmasını anlatıyor. Dizi hakkında buraya gelip, detaylara bakabilirsiniz.

Başrollere bayıldığımı söylemek isterim ki konusu çok cezbedici gelmese de konu işlenişi ve kurgu konusunda senariste güveniyorum :DD Cidden çok yakışmışlar yahu :))) Dediğim gibi bu diziden ümitliyim.

Bu kadar bunlarla birlikte bu sene beş tanecik(!) dizi bekliyorum :DD Bir tanede film var ama nedense onu yazmak canım istemiyor. :DD

Öyle işte böyle yazınca iyice sabırsızlanmaya başladım hemen başlasalar bari :DD

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Evlensem de Kurtulsak

Bugün annem ortalık süpürülse iyi olacak dedi. Yani kızım sana söylüyorum kızım sen anla hesabı :DD

E evde benden başka birisi yok temizlik işini yapacak. Atladım hemen ''Ben yapamam'' diye. Zaten yaz depresyonundayım gerçi temizlik deyince hemen topuklama moduna geçiyorum ben. :DD Hatta bir keresinde annemi kandırmıştım hastayım diye :DD E yılların tembeli olmak zor zanaat sayın okuyucu. :D

Neyse ben yapamam diye atladıktan sonra o klişe repliği söyledi hemen ''Evlenince de mi böyle yapcan'' diye. Sonra ''Aslında isteyenin de çok ama bir türlü kabul etmiyorsun. Söyle gönlün kimdeyse ona vereceğim seni'' diye devam etti.
Alıntı

Yine atlamak suretiyle ''Brad Pitt'i istiyorum'' dedim. :DD Annem de ''Napcan elin gevurunu'' dedi :DD bende  ''Adam zaten evli'' dedim. Aslında gönül Kim Woo Bin olsun efendime söyleyeyim Seo İn Guk olsun istiyor ama naparsın bu tarz sorularda Brad Pitt klişeleşmiş :DD

Aman öyle işte işi dalgaya vursak da annem evlenmemi istiyor. Hepsi neredeyse aynı zamanda evlenip, birde üstüne velet yapan arkadaşlarım yüzünden :DD




12 Mayıs 2015 Salı

Cee Eee

Bu aralar yine hastalıktan kırılıyorum. Yok aslında iyileşme sürecindeyim ve kahretsin ki bu zamanlarda burnum zırt pırt kanıyor.

Şimdi iyileşme sürecindeyim bir de güneşin altında fazla kaldım. Burnuma gün doğdu tam olarak iyileşene kadar kanayıp durur.

Alakalı mı? Değil
Tamam o zaman :D
Dün yok önceki gün köye gittik can sıkıntısından. Teyzem ve halam bahçedeydi biz de yanlarına gittik. Hah işte orada onlara yardım ederken burnum faaliyete geçti. Sonrasında da ''Şimdi kanayacak, birazdan kanayacak'' diye korkulu rüyam oldu. Ama köy iyiydi ya bizim gelinle salıncak kurup, sallandık.

Dün de aniden telefon geldi. Bizim gelin ''Hadi hazırlan seni almaya geliyoruz'' dedi. Neyse geldiler (Kuzen bizim gelinin kocası yani, gelin ve  yengem) Birlikte Hisar'a gittik. Tüm şehir ayaklarımızın altında çekirdek çitleyip muhabbet ettik :DD Hava iyice soğumaya başlayınca kalktık oradan.

Sonrasında biraz gezdik ve dönüş yolunda bir şeyler alıp eve geldik annem, teyzemler, halam, yengem hep birlikte afiyetle yedik :))))))

Ayy öyle işte niye anlattım bu sıkıcı şeyleri hiç bilmiyorum. Sanırım blogumu özlediğim için. Yazmak istediğim başka şeyler de var ama dan diye mevzuya girmeyeyim diye bunları anlattım :)))))

Öyle işte kendinize dikkat edin bir de merak ettim ben gibi yaz depresyonunda olan bir başka şanslı (!) var mı acaba?

7 Mayıs 2015 Perşembe

Geline Rezil Olmak

Şu bloga kaç defa rezilliklerimi yazdım. Ama ben denize yetmemiş olacak ki ısrarla yazmaya devam ediyorum :D Yalnız bu seferki rezilliğim paylaştıklarımın arasında en fenası sanırım :D

Şimdi anlatacağım olay yaşadığım ilin güzel bir ilçesinde ve bir düğün salonunda gelinle karşılıklı göbek atarken vuku buldu.

Düğün yengemin kuzenin düğünü (Gelin kuzeni oluyor yengemin) Evet şimdi ta en başa dönüp yerin dibine geçtiğim yere geliyoruz :D

Şimdi bizim buralarda düğünün olacağı yere gidilmeden düğün evine uğranılır düğün yemeği yenir. Bizde ilçeye vardığımızda önce düğün evine uğradık haliyle, hem vakit erkendi hem de salonun nerede olduğunu bilmiyoruz.

Neyse evde yemekler yendi falan ama saat daha erken işte düğün saatinin gelmesini bekliyoruz. Bu bekleme sırasında evde İ adlı bir bebek vardı onunla oynadım bol bol :DD

Derken vakit geldi salona gittik. Aradan bir beş on dakika geçti geçmedi. Gelin kız, ablası ve onlarla birlikte kuaföre gidenler salona geldiler. Annem fark edince bana gelini gösterdi zira çok merak ediyordum kendisini :D

Hımm şimdi bir bilgi vermek istiyorum: Bizim burada yani merkezde önce gelinle damat işte ortaya çıkıp dans eder açılışı yaparlar. Bazen de akrabalardan birileri oynamaya başlar ki millet düğünün başladığını anlasın.

Hah o ilçede de ben aynı şey olacak sanıyordum. Baktım ne damat var ortada ne gelin sahneye iki kişi çıkmış oynuyor bende sanıyorum ki işte akrabalar düğünü başlattı kendi kendime ''Gelinle damat da birazdan gelirler  dans ederler herhalde'' diyorum.

Yav o arada annemde bir ısrar bir ısrar oyna diye daha gelin çıkmamış kadın bana oyna diyor. Neyse sonunda sahneye çıktım. Gelinin ablası sandığım kızla oynamaya başladım. Hani yukarıda bahsetmiştim İ adlı bebekle oynadım diye işte o bebek gelinin yeğeni. (Ablasının kızı yani)

Abla sandığım kıza ''Bebeğin çok şeker MaşAllah'' dememle karşımdaki kızın yüzü bir tuhaf oldu. Ay meğer ben dakikalardır gelinin ablası diye gelinle oynuyormuşum :DD Bebeğin çok tatlı deyince haliyle dumur oldu :DD

''Benim bebeğim yok. Ben gelin kızım'' gibi bir şey dedi bana ne diyeceğimi de bilemedim hemen iki dönüp oturdum yerime :DDD

Düğün gelin ve benim açımdan böyle absürt başlasa da gözyaşlarıyla bitti. Gelin olmadım ama o ayrılık acısını bende yaşadım resmen.





6 Mayıs 2015 Çarşamba

Alışkanlıklarım; Mim

Takıntılarımdan sonra ''Alışkanlık'' ile mimlenmek :DD Elif komşumla kalplerimiz birmiş. :D

Sanırım bu yapacağım mimi kendisi hazırlamış. Ben çok sevdim mimin konusunu ve arkadaşımınkini çok eğlenerek okudum. Elif'in yazısına şuradan ulaşabilirsiniz :)))

-En sevdiğin alışkanlığın nedir?

Tanıdığımın yanı sıra tanımadığım insanlara da selam veririm. Selam verdiğim gençten biri olunca genelde şaşırıyor. Eğer yaşlı birine verdiysem genelde bir çift gülen gözlerle karşılanıyorum ve içim sıcacık oluyor. Tabii bu durum büyüklere has değil. Çocuklarla da durum aynı :D

alıntı
-Annenin en sevmediği alışkanlığın?

Komşumun da dediği gibi birden fazla aslında :D 

Ama enlerden konuşuyorsak; dağınığım bundan mütevellit tembellik mevcut :D Bir de aldığım bir şeyi yerine koymayı unutuyorum. Fil hafızamın izin günleri o vakitlere denk geliyor sanırım :D

Aslında bende çok şikayetçiyim bu durumdan ama denedim en fazla üç gün tertip ve düzen içinde yaşayabildim sonrası gene aynı :DD

-Yeni kazandığın bir alışkanlığın?

Geceleri yatmadan önce İhlas, Felak ve Nas surelerini okuyup, avuçlarıma üflüyorum. Sonra tüm bedenime ellerimi sürüyorum. Sünnet olduğunu öğrendiğimden beri yapmaya çalışıyorum tavsiye ederim :)))

-Arkadaşlarını uyuz eden bir alışkanlığın?

Gıcık etmeye bayılıyorum. Arkadaşım o an neye sinir olacaksa yani duruma göre (aklıma örnek de gelmedi aksi gibi neyse anladınız siz :D) gıcıklık yapıp, sinir ediyorum. :))

Alıntı
-Kurtulmak istediğin bir alışkanlığın?

Bende hep böyle bir erteleme durumu var. O huyumdan kurtulmak istiyorum. İşlerimi tabiri caizse yumurta büzüğe gelince halletmeye çalışıyorum.

-''Bunu buraya neden yazdım ki?'' diyeceğin alışkanlığın?

Evdeki eşyalarla konuşma alışkanlığım var. Mesela elimde çatal var  sakarlık yapıp düşürdüm diyelim. Hemen yerden alır özür dilerim :DD Bazen de tabak alacağım diyelim almak istemediğim tabak inatla elime gelirse ''Off seni almayacağım işte'' diye tabağa kızarım :DD Hatta şu yazımda yazmışım arada sebzelerle falan da konuşurum :D

Vee geldik bir mimin daha sonuna bu mimi; NabrutEmoş ve Merve başta olmak üzere üstüne alınan bütün konu komşuya verdim :D

NOT: Bu sefer totoma zor geldiğinden diye değil gerçekten üstüne alınan herkese pasladım bu mimi yaparsanız ve üstüne üstlük yaptığınıza dair haber verirseniz tadından yenmez :D


5 Mayıs 2015 Salı

Takıntılar, Takıntılarımız

Madem yaz mevsimi dedik depresyon dedik hadi şimdi de takıntılar diyelim :D

Şimdi birden birisi ''Takıntıların var mı?'' diye sorsa hemen yok diye atlarım. Ama iş uzun uzadıya düşünmeye gelince bende de var birkaç takıntı. Yani tam olarak takıntıya girer mi yazacaklarım pek bilmiyorum aman öyle işte :D Öhömm:

alıntı
-Bir insanı sağımdan yürütmem hemen yer değiştirip, sol tarafa geçerim. Kalabalıkta pek fark etmiyor ama iki kişiysek mutlaka o kişiyi soluma geçiririm :D

-En son mesajı illa ben yazacağım. Yani öyle ki; Bir üstte ''Hadi hayırlı geceler'' yazdıysam ve cevap olarak ''Sanada canım'' mesajı geldi diyelim tekrar iyi geceler diye mesaj atarım :DD Konuşurken de pek tabii bu durum değişmez :D

-Bilgisayarı kapatırken kapatma butonuna üç defa basıyorum. Bilgisayar ekranında ''Oturum kapanıyor'' yazısını görünce ekranı açma kapama düğmesine basıyorum son olarak da eğer hoparlör açıksa kapatıp, bilgisayarın tümden kapanmasını bekliyorum. :DD (Ama genellikle yatarken hah şimdi kendini akladın evet :P)

-Bir yere girerken mutlaka sağ ayakla girmeye özen gösteriyorum. Bazen farkında olmadan solla giriyorum ama eğer girdiğim yer evim veya akrabalarımdan birinin evi değilse pek yapacak bir şeyim olmuyor lakin kendi evimse çıkıp dışarı çıkıp, sağ ayakla giriyorum :D Aynı şey banyo ve tuvalet için de geçerli (Bu arada banyo ve tuvalete sol ayakla girildiğini biliyorum. Merak etmeyin :) )

Ay böyle işte daha düşünsem bulurum belki ama düşünüp, ''Ne kadar takıntılı bir kimseymişim ben.'' deyip kafayı yemek istemiyorum :DD

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Yaz Mevsiminin Muzdaribi

alıntı
Yine bir yaz klişesi olarak yazdan şikayet etmeye geldim.

Nedense yaz mevsimini hiç sevmem. Sanırım bütün enerjimi alıp götürdüğü için. Yani yazları bana bir şey oluyor canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Çok bunalıyorum yani yaz mevsiminin hiçbir cazibesi yok. Üstüne üstlük başta da dediğim gibi tüm enerjim buhar olup uçuyor.

Hani mesela yaz deyince bazı insanların aklına deniz, kum, güneş üçlüsü gelir böyle içi bir enerjiyle dolar falan. Benim bazı nedenlerden dolayı aklıma gelmiyor o üçlü. Tatil deyince nedense bir Karadeniz turu efendime söyleyeyim böyle değişik yaz mevsimi olmasına rağmen, mevsimin çok fazla yaşanmadığı yerlere gitmek istiyorum. Anlayacağınız üzere fersah fersah uzak duruyorum yaz mevsiminden. :D

Neyse öyle işte artık yaz bitene kadar böyle olurum sanırım. (Yani bitkin, her şeyden sıkılmış, canı hiçbir şey yapmak istemeyen bir D.S.K.) Buraya daha sık uğramaya ve eğlenceli bir şeyler yazmaya çalışacağım ama söz vermeyeyim :P

1 Mayıs 2015 Cuma

Çocukluğa Geri Dönmek

Ayy çok yorgunum acayip yorgunum öyle böyle değil :DD Şaka şaka yorgunum ama o kadar da değil. Off ne diyorum ben :D

Ay bugün arkadaşa gittik. Hava güzel olunca evin karşısındaki çayır çimene serildik. Zaten maksadımız bu güzel günü o çayır çimende değerlendirmekti.

Alakasız he evet :P :D
alıntı
Neyse biraz oturduktan sonra arkadaş topu çıkarmıştı ortada sıçan bir diğer adıyla yakar top oynadık. Ama hiç eğlenceli değildi. Benim olduğum grup A grubuydu ben diyeyim iki siz deyin üç dakika sonra herkes vuruldu. Sıra geldi B'ye zaten bir daha da biz ortaya giremedik :DDD E haliyle arkadaşları vuracağım diye eğlenemedim. Hele pas kapıldığı zaman diğer arkadaşımla sinir krizi geçirdik :D

Artık B grubundaki kızlar yorulunca vurabildik :D Tabii aradan baya zaman geçti herkes yoruldu otururken B dekiler ''Artık oynamayalım'' dediler. Hadi len tabii ki de rövanşımızı aldık :D

Sonra arkadaşım ip getirmişti ip atladık. Ama nedense ipten çabuk sıkıldılar halbuki benim için sorun yoktu ama naparsın işte, kahrolsun demokrasi :DD

Sonra dokuz taş oynadık. Bilmeyenler için link bırakacaktım ama açılan sayfalardaki anlatılan oyunlar bizimkiyle aynı değil. Ay açıklamakta çok zor geldi. Boş verin normal bir oyundu işte :DD

Dokuz taşta da yenildik :DD Yeniden gruplara ayrılmıştık aslında ama yenilmekten yine kurtulamadım hahahh

Ay böyle işte çok yorgunum şuan ama pişman değilim. Hatta en kısa zamanda yine tekrarlayacağız nasipse :D
Tasarım:Sawako Kuronuma