29 Aralık 2015 Salı

Haydi Birlikte Sıkılalım :P

alıntı
Alıntı
Selamlar ben geldim :DD Bu aralar yaptığım süper ötesi sıkıcı şeyleri yazayım da hep beraber sıkılalım :P

Bu aralar:

Fena halde yutubırların videolarına taktım izleyip duruyorum. Seyrederken mutlu muyum hayır. Sıkılıyor muyum çoğu kez peki neden izlemeye devam ediyorum. Hiçbir fikrim yok. Ha bak aslında şey olabilir bu aralar dizi izlemek istiyorum hunharca da dizi arıyorum ama bulamıyorum. Ay yorum olarak çok beğendiğiniz dizileri yazarsanız çok makbule geçer. Kurtarın beni yutubtan :D

Alışveriş manyaklığım başladı son üç veya dört aydır eskiden bu kadar değildim ya tamam yine alışveriş yapardım ama şu son üç dört aydır daha fazla aslında rahatsız olmaya başladım bu durumdan sonum hayır olur İnşAllah :)

Bir de iğne oyası yapmaya başladım hemde severek yapıyorum ben yani :DD Bilenler bilir bilmeyenler için söyleyeyim ben nefret ederim böyle şeylerden ama nedeni ise böyle işlere elim pek yatkın değil gibi eğer bir yatkınlığı varsa da sevmiyorum  yapmayı böyle ne bileyim tamir işleri olsun bana mesela dolabımın kapağının vidası çıkınca söker tekrar takarım sonra bütün dolapları gezerim :D Annem için yapıyorum belki o yüzden severek yapmaya başladım olabilir bak :)

Ay böyle işte daha düşünsem bulurum belki ama neyse sustum :D Peki sizin var mı? Sizde paylaşın. Ve lütfen dizi tavsiyesinde bulunmayı unutmayın :D

20 Aralık 2015 Pazar

Ben ve Saçma Düşüncelerim

Bazen garip düşünceler gelir aklıma başkalarıyla paylaşınca bu fikirlerimi ''Aman Allah korusun.'' yada ''Kimse bilmiyor ki yarın bir gün ne olacak. Aman D.S.K. nereden geliyor böyle şeyler aklına'' minvalinde şeyler söylüyorlar.

Mesela konu çocuklardan açıldığında ve ''Çocuk dünyanın en güzel şeyi evin neşesi'' falan dendiğinde ''Ama ya o çocuk hayırsızın biri olursa seni huzur evine falan verirse. Daha kötüsü seni doğramaya kalkarsa'' düşünceleri zihnime geliyor ve paylaşıyorum bu fikirlerimi ve üstte yazdığım cümleleri kuruyorlar bana. Evet çocuk çok güzel bir şey yeğenlerim var böyle ısıra ısıra seviyorum. Ama diğer yandan annesini babasını doğrayan çocuklar geliyor aklıma ürküyorum.

Başta küçücükler senin yardımın olmadan gazını bile çıkaramıyorlar ama ya büyüyünce aman Yarabbi.

Bir gün kursta hocayla konuşuyorduk. Konu ya anne babaya saygıydı yada laf lafı açtı konu oraya geldi bilmiyorum. Ben hocama ''Geçen para yüzünden annesini öldüren ve kuşbaşı doğrayıp, çöp konteynırına atmış birini gördüm haberlerde biz anne babamıza çok saygılı değiliz ama o kızın yaptığı gibi de yapmıyoruz'' dedim. Hocam ise ''Ha annene sanane demişsin ha öldürüp atmışsın aynı şey'' dedi. Acaba ben gibi annesini birden fazla öldüren kaç kişi var?

Bir de şey gelir aklıma böyle birini beğenirsin, seversin ve evlenirsin. Sonra bir cinnet anı yada ona benzer bir şey olur ve seni öldürür. Çok garip değil mi ya düşün katilinle evlenmek için can atıyorsun.

Öf neyse içim şişti. Tabi her evlat yada karı koca aynı olacak değil. Zaten bu düşünceler niye geliyor aklıma hiç bilmiyorum. Öyle pesimist birisi de değilim halbuki :D 

13 Aralık 2015 Pazar

Mim: Merak Ediyorum

Sevgili komşum Minerva beni şu postunda mimlemiş. Takıntılarımızı sevdiğimiz ve sevmediğimiz alışkanlıklarımızı yazacağız. Hadi bakalım:

-----Uykumu almış veya almamış olayım fark etmez mütemadiyen mutlu uyanırım. Bir yada iki kez huysuz ve agresif uyanmıştım.

-----Birisiyle küs kalamam. Haklı bile olsam ''Ya ama kalbi kırıldı benim yüzümden mutsuz şuan'' düşünceleri beynimde döner durur ve ben karşımdakinden özür dilerim. Eğer sevdiğim biriyse barışmak için çok uğraşırım ama o kadar da sallamıyorsam özür dilerim ama kabul etmezse de uğraşmam. 

-----Çocuklarla konuşmayı büyüklere yeğlerim. Çocuklarla çok iyi anlaşırım zaten buda sevgimden kaynaklanıyor. En huysuzuyla bile anlaşabilirim.

------Değişikliğe açığımdır ama birisi dürtene kadar hep aynı şeyi yaparım. Mesela telefonumun duvar kağıdını hiç değiştirmem arkadaşım falan değiştirip, ''Ekranda bu dursun'' derse ona uyarım :D

-----Sözümü söylemekten çekinmem ve çokça muhalefetimdir zaten.

-----Başladığım bir işin sonunu getiremem. Tutkuyla başlamış dahi olsam işin yarısında canım sıkılır başka şeylere yönelirim.

------Hemen uyuyamam en az beş on dakika yattığım yerde döner dururum.

-----Yatarken yastık kullanmam. Her yerde uyuyabilirim. Çok uyurum ama o kadar uyumaktan hoşlanmam.

-----Tuvalete gitmek ölüm gelir içimde tutabildiğim kadar tutarım :P

-----Bir şeyler alırken başkalarının fikrini önemsemem önemli olan o şeyi çok beğenmiş olmam.

-----Çok meraklıyımdır ama şöyle: Dışarıda yangın çıksa umursamam ama birisi bana bir hastalıktan veya birisinden bahsetsin hemen araştırırım. Mesela arkadaşımın soy adını sonra Korelilerin neden üç isim kullandıklarını falan araştırmıştım :D (Bazen çok gereksiz görünse de işime yarayanı da oluyor)

-----Bazen çok eski moda olduğumu düşünüyorum.

-----Kedili köpekli ne bileyim çok fosforlu şeyleri sevmem tütü etekler bana göre değil.

---- Zihnen olgun olmayan insanların yanında canım sıkılır. Çocukça hareketleri olan ama aynı zamanda düşünceleri olgun olan insanlar candır :D

----Her zaman kendini haklı gören ve dahası düşüncesini sana kabul ettirmeye çalışan insanlara sinir olurum.

----Ottan böcekten, falan korkmam. Genelde köpeklerden falan da korkmam ama bazen bazıları çok korkutucu geliyor gözüme :D

----Normalde bir şarkıyı nakarattan sonra dinlemem ama kafayı bir şarkıya takarsam art arda baştan sona dinlerim.

----Çok konuşurum. Bundan mütevellit patavatsızlık mevcut. Çabuk parlar çabuk sönerim.

------Karşımdaki kişiyi eksiksiz dinlerim. İster anlattığı bildiğim bir konu olsun isterse  çok sıkıcı bir konu olsun ve zerre ilgimi çekmesin yine de dinlerim. Hatta konuşmanın ortasında telefonu çaldı konuşma bölündü diyelim. ''Nerede kalmıştım?'' diye sorarsa tak diye söylerim ''En son şunu şunu demiştin'' diye.

----Sevdiğim yada ilgilendiğim yada beğendiğim bir şeye laf edilirse ifrit olurum ve şaka yollu laf sokarım.

Düşünsem daha bulacağım aslında ama merak etmeyin bu sıkıcı yazıyı daha fazla sıkıcılaştırmayacağım :D Bu mimi Nabrut komşuma ve Bir Ev Kızı komşularıma pasladım. İsteyen komşularda yapabilir tabii :)


6 Aralık 2015 Pazar

Kdrama ve Filmler: Mim

Selamlar sevgiler pek sevgili vede muhterem okuyucular :D Nasılsınız bakalım? Ben ziyadesiyle iyiyim ve mim yapmaya geldim :D Çalmama izin verdiği için pek sevgili Bonghwang komşuma çok teşekkür ederim. Onun yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Hadi başlıyorum bakalım:

-İzlediğiniz ilk Kore dizisi ve dizi hakkındaki yorumlarınız?

Hım izlediğim ilk Kdrama Saraydaki Mücevher Trt de çıktığı zamanlar zevkle takip ederdim. Baş rol bayanın o zaman ki şartlarda büyük işler başarması beni çok etkilemişti. O zamanki şartlar dediğim dizi tarihi bir diziydi o yüzden baş rol abla çok sıkıntı çekmişti. Neyse izlemeyenlere şiddetle tavsiye ederim :)

Alıntı
Bir tane daha çekseler ne güzel olurdu be :D
-İlk oppanız unniniz veya nunanız hehe

Valla ilk Saraydaki Mücevher'i izledim. Oradaki komiser abiydi hehe gerçi benim için olsa olsa oppa değil acuşşi olur :D Pek tabii unni de baş rol bayan oluyor :D

-OST'ini en beğendiğiniz dizi?

Komşumla benzer aslında benim de Kill Me Heal Me, Gumiho, Düşlerimin Prensi ve A Gentleman's Dignity.

-Oyunculuğunu beğendiğiniz Koreli aktör ve aktrisler?

Muhtemelen ''A şu da vardı'' diyeceğim ama ilk aklıma gelenleri yazayım :D

Erkek oyuncular: Jung Kyung Ho, Kim Woo Bin, Ji Sung, Park Shi Ho mutlaka daha var ama aklıma gelmiyor :D

Kadınlar ise: Yoon Eun Hye, Lee Young Ae, Jung So Min falan elbette bu kadar değil :D

Alıntı

Devam etmeliydi :/
-İlk izlediğiniz anime ilk izlediğiniz Kore filmi?

Eğer sinema sayılıyorsa ilk izlediğim Komşum Totoro :D Sayılmazsa Kaichou wa Maid Sama ilk izlediğim Kore filmi ise Bay Kibirli ile Yüz Gün filmi (Çok tırt bir film bence izlemeseniz de olur yalnız anime ve çizgi sinema tavsiyemdir efenim :D)

-En son izlediğiniz Kdrama?

Ay hiç hatırlamıyorum ya ben uzun zamandır izleyip, sonlarında yarım bıraktığım için ay KMHM sanırım :D (Yalnız dizi şahane)

-İlk izlediğiniz tarihi dizi?

Saraydaki Mücevher (Hadi canım :DD)

-Ne kadar süredir Kore dizisi izliyorsunuz bu süre zarfında kaç dizi devirdiniz? Aklınıza ilk gelen izlenmeli dediğiniz dizi?

Valla yedi sekiz senedir Kdrama izliyorum. Kaç tane devirdiğime gelirsek artık hatırlayamıyorum bile :D İzlenmeli dediğim ise Saraydaki Mücevher müthiş bir hayat hikayesi :)

-Sıkıldığınız diziler?

Ooohoo :D Yalnız bu soruya dizileri yarım bırakma huyum başlamadan önceki halimle cevap vereyim: Coffe House iki üç bölüm anca dayandım :DD Ay direkt aklıma bu geldi nedense başka da gelmiyor aksi gibi yalnız fena sıkılmıştım ama :D

-Hangi dizi karakterine tekme tokat dalmak istediniz?

Aslında dizilerdeki tüm kötü karakterlere yalnız Secret Garden deki kaynanaya ve  Personal Taste dizisindeki esas kadının arkadaşına harbi dalmak istedim :D

Alıntı

Çok şekerler ya hu :D
-Sonunu beğendiniz ve beğenmediğiniz diziler?

Beğendiklerim: SM, AGD, KMHM, King Of High School ve Secret

Beğenmediklerim: Aslında beğenmediklerim daha çok ama yine ilk aklıma geleni söyleyeyim The King 2 Hearts.

-Dizi müzikleri hariç dinlediğiniz ilk şarkı?

Tam emin değilim ama ss501 Love Ya olması lazım :)

-Sevmediğiniz Koreli ünlüler? (Soruda oppa unni deniyodu da ben değiştirdim :D)

Çok var ya hangi birini sayayım? :DD

-Korece, Japonca, Çince?

Bir kere Japonca biraz kaba bir dil sanırım bu yüzden de dizi ve filmlerde böyle ne bileyim koca koca insanlar bebek diliyle konuşuyormuş gibi geliyor :D Çince desen insanın kulağını tırmalıyor gerçekten çok rahatsız oluyorum. Korece en mükemmelleri diyemem ama kulağımın en aşina olduğu dil oydu :D Pöf ne açıkladım be anlatasım varmış :DD

Mim bitti pasladıklarım ise: Sade Soda, Dreamella, Edep Ya Hu ve yapmak isteyen kim varsa :D



5 Aralık 2015 Cumartesi

Ne Söylerdin; Biraz Geç Kalmış Bir Mim

Sevgili komşum Dreamella beni tee galü bela zamanında mimlemişti :D Bazı sebeplerden dolayı hemen yapamadım bu mimi (Biliyorsunuz mim manyağıyım ben :D Neyse bilmiyorsanız da öğrenmiş oldunuz :DD) Neyse onun yazısına şuradan ulaşabilirsiniz dedikten sonra başlayayım:

Mimin kuralı ...... ile karşılaşsan ne söylerdin?

Ben Andersen ile karşılaşmak ve ''Masallarınız neden iç karartıcı? Küçüklükten hayatın siyah tarafıyla tanıştığınız için hedef kitleniz olan çocuklara dünyanın çok da harika bir yer olmadığını anlatmak için mi?'' minvalinde bir şeyler sorardım. Gerçi daha ilk sorumda anlatmaya başlardı belki. Evet hayalimdeki Andersen konuşkan bir tip :D

Yani işin aslı masallardan girip sohbet etmek isterdim işte :D

Ay bu kadardı mim ama baya güzeldi. Bu mimi üstüne alınan kim varsa ona pasladım :))

4 Aralık 2015 Cuma

Kopyacı D.S.K.

Geçenlerde komşum Dreamland'ın bir postunu okudum ve çok etkilendim tam içinde bulunduğum durumu özetliyordu. Sonra komşuma ''Bu yazıyı blogumda paylaşabilir miyim?'' diye sordum ve oda gayet şeker bir dille olumlu yanıt verdi. Lakin kopyala yapıştır yapamadığım ve buraya uzun uzun yazmak çok zor geldiğinden aşağı linki bırakıp kaçacağım :D Bu arada komşum Dreamland mimin aklımda yalnız kimi seçeceğime karar veremedim tez zamanda karar verip, yapacağım İnşAllah kızma bana :)))

Neyse bayıldığım o yazının linkini buraya bırakayım :D

Haydin görüşmek üzere :D

25 Kasım 2015 Çarşamba

İÇİ BOŞ D.S.K.

Alıntı
İçi kurumuş tabirinin yaşayan örneğiyim şu sıralar. -Aslında uzun zamandır- Hiçbir şeye doğru dürüst tepki veremiyorum. Ama Allah'tan ''Hadi şunu yapalım'' denince ''Aman ne gerek var'' falan demiyorum.

Mesela diyelim arkadaşlarla plan yaptık ve bu plan iptal oldu verdiğim tepki en fazla ''Hım tamam o zaman'' gibi bir şey. Zaten plan yaparken de çok heyecanlanan ''Ay çok güzel olacak'' diye heyecanını körükleyen birisi de değilim. 

Eskiden böyle değildi ya en ufak bir şeye mesela oturma odasından mutfağa giderken bile heyecanlanan birisiydim ben (Abartmaya gel :DD) Oysa şimdi bilmediğim bir ortama girince bile paçalarımdan sakinlik akıyor. Çok nadir durumlarda kendimi gergin hissediyorum. Sanki biri duygularımı çekip almış gibi.

Birde bazı arkadaşlarımdan soğudum e plan yaparken onlarda işin içine dahil olunca daha bir vurdumduymaz oluyorum :D

Aman neyse öyle işte siz nasılsınız keyfiniz yerinde mi hayatınız nasıl gidiyor deyven bakam :D


20 Kasım 2015 Cuma

Acı Aşk Dizisi

Show tv de yayınlanacak olan bu diziyi merakla bekliyorum sayın okuyucu.

Baş rollerde Kdrama uyarlamalarından aşina olduğumuz Seçkin Özdemir var.

Bayan baş roller ise biri Selin Şekerci diğeri de Sezgi Sena Akay.

Konusuna gelince: Birbirlerini deli gibi seven lakin türlü sebeplerden dolayı kavuşamayan iki gencin hikayesiymiş. (Az önce öğrendimde konusunu :DD)

Açıkçası dizinin konusunu çok sevdim. Ben bayılırım dram romantik türüne böyle kasvetli şeylere romantik komediler çok mıç mıç ve ergence geliyor çünkü ama seyretmiyor da değilim tabii :DD Sanırım 2016'da gelecek bölümler bakalım nasıl olacak merakla bekliyorum :D

Buda fragmanı:

16 Kasım 2015 Pazartesi

Ben Geldim

Netimin oynaklığının düzeldiği şu sırada karpuz ve çilek aromalı sodamı içerken, üstümdeki halsizliği biraz olsun atmışken ve en son postumun üstünden bilmem ne kadar zaman geçmişken, yeni yazı gireyim dedim :D

Ne yazacağımı da bilmiyorum ha ortada yazacak bir şey yok çünkü :P

Neyse selamlar sevgiler :)))))))

4 Kasım 2015 Çarşamba

Ben Ne Görcem O Görsün

Her ne kadar başlık kibirli dursa da Shahid Kapoor'un olduğunu bildiğim bir ortama girsem fellik fellik onu arardım :DD

Muhtemelen yanında olmayasıca karısı da olurdu :/ Hadi bir katakulli yapıp, adamla baş başa kaldım diyelim hemen;

-Neeedeeennn diye yüzüne isyan ederdim. Ne olduğunu sorduğunda ise makineli tüfek gibi nasıl evlenirsin ha nasıl yaparsın bize bunu vicdansız bizi hiç düşünmedin mi sen düğününde göbekler atarken biz buralarda ağlama duvarına döndük her fotoğrafınıza elimiz böğrümüzde gözlerimizde yaşlar burnumuzda sümükler daha fazla devam edemeyip, ağlama krizine girerdim. Neyse içilen sulardan bileklerime sürülen, burnuma koklatılan kolonyalardan sonra kendime gelirdim. :DD

Alıntı
Kendimden geçmeme ramak kalmışken temsili :D


-Şimdi adam öküz değil herhalde benim bu hallerimden sonra önce bana kooccaaman sarılır sonra da birlikte fotoğrafımızı çekerdi. :DD (Yine bir katakulliyle numarasını alırdım :D)

-Mutluluktan adeta sevgi böceğine dönen ben ''Hadi birlikte dans edelim'' derdim tabii oda kabul ederdi. Hemen çok sırnaşık, dibinden ayrılmayan bir dans icat eder ve adamı bir güzel taciz ederdim.

-Dans bittikten sonra boynuna atlayıp, kısık sesle kulağına ''Eğer bir gün karından boşanırsan ben buradayım sakın unutma'' der ve yanağına masum küçücük bir öpücük kondururdum :D

-Yanından ayrılırken de filmlerinin çok çok başarılı olmasını ve her çıkan filminin tüm ödülleri silip, süpürmesini dilerdim. 

Ay biliyorum yukarıda yazdığım şeyler çok ütopik ve benim yapmaya cesaret edemeyeceğim şeyler ama hayal olunca uçmamak imkansız :D Komşum Bollywood Terapi'ye bu güzel mim için çok teşekkür ederim. Sayesinde saldım içimdeki ergen D.S.K.'yi yalnız fark ettim de pek sapıkmış yazının başına +18 ibaresi koyayım bari :D

Şimdi:

Sawako sen Kim Woo Bin'i

Kore Kuşu sen Park Seo Joon'u

Merve komşum sen Gong Yoo'yu

Dizikolik sen hareminden herhangi birini görsen neler konuşurdun deyve bakam :D

NOT: Netin gelgitleri yüzünden Shahid giflerini koyamadım hatta bu mimi bile zar zor tamamladım çok üzgünüm şuan :((((((


3 Kasım 2015 Salı

Mim; Güne Nasıl Başlarım

Selamlar sevgiler sayın vede pek muhterem okurlar. Nasılsınız bakalım? Ben iyiyim Elhamdülillah evet farkındayım hayli zaman geçti görüşmeyeli sevgili komşum Minerva'nın bana pasladığı bu mimceğizle yazma şevkim tekrar geldi :DD (Bu arada Bolly komşum senin mimini de sabırla beklemekteyim :DD)

Alıntı


Hadi geçeyim mime:

Şimdi mimin konusunu anladığım kadarıyla: Hani akşam yatmak bilmiyor, sabah kalkmak bilmiyor tayfası var ya hah ben o tayfanın ele başıyım :DD Ama gel gelelim ertesi gün erken kalkmam lazımsa ne kadar geç yatarsam yatayım sabah kalkılması gereken saatte kalkarım. Onun haricinde çok uyuyan bir insanım. Aslında rahatsızım bu durumdan ama bu konuyla alakalı pek de bir şey yaptığım söylenemez :P

Kalkınca rutin şeyler işte kalk, yüzünü yıka, kahvaltı falan derken o gün ne işin varsa hallet birbirinin aynı monoton bir hayat.

Mim bu kadardı bayağıdır da piyasada bu mim o yüzden yapmayan kim kaldıysa ona pasladım gitti :D

21 Ekim 2015 Çarşamba

İçimi Dökmeye Geldim

İnsan bazen duruma ayak uydurup, hissetmediği şeyleri hissediyormuş gibi söylüyor. Yada hayatta yapmayacağı bir şeyi içinde bulunduğu durumun verdiği gazla ''Yaparım tabii ki de.'' diyebiliyor.

Hani ortada dönen espriyi anlamazsınız ama milletin gülmesine gülersiniz ya bahsettiğim durumda öyle bir şey işte. Bazen bir şey başınıza ilk defa gelir ve siz bu durumdan çok memnunsunuzdur bu yüzden de tam olarak ne hissettiğinizi bilmeden duygularınızı doğru dürüst ölçmeden durumun güzelliğinden dolayı yalan söylersiniz ama farkında bile değilsinizdir.

Ne zaman ki bulutların üstünden gerçeklerin kucağına iner o zaman dank eder kafanıza hak etmeyen birisinin totosunu nirvanaya çıkarmışsınızdır bir kere. Sonra mı? Karşınızdakinin ilk başlarda olduğu gibi sadece iyi yönlerine bakamazsınız artık. Sizi rahatsız eden tarafları olduğunu fark edersiniz. Ama hayatınızın merkezinde olduğu için, hemen sırtınızı dönüp gitmek yerine, uyarırsınız ''Yapma böyle'' diye ama sonuç kendinizi değersiz hissettmekten öteye gitmez.

Artık uğraşmanın faydası yoktur. Daha doğrusu neden uğraştığınızı sorgularsınız. Çünkü farkına varmışsınızdır başta yaptığınız hatanın pişman olursunuz. Sonra kıçına tekmeyi vurursunuz ama buna rağmen kıçına tekmeyi yiyen kendiniz gibi hissedersiniz.

Böyle işte pek sevgili okurlar. Yazı biraz kızım sana söylüyorum gelinim sen anla gibi olmuş :D Neyse geldim ben biliyorum pek merak edilmedim ama en azından bir kişi bile varsa geldim ben kankeyta <3 :D

9 Ekim 2015 Cuma

Secret Dizisi (Başkan ve Acıların Kadını Karışık Replikler)

Favori dizimden yaptığım karışık capsler seyretmeyenler bakmasın :D

Havada hissettiğimiz aşk kokusunun ilk kez dile düşmesi :)


Bu sahnede aşk zirve zaten ah be ne güzeldi şu sahneler kalpkalpkalp

Burada ise vay dediydim. Niye mi? Cevap dizide :D

Bir üst sahnenin devamı. Yav adam severken bile emir veriyor :D

Sanırım ilk randevuları :D

Ne sahneydi be :D


Hayın senaristin yürek dağlayan bir sahnesi :((((


Replikler bitti bilmiyorum az mıydı çok muydu ne zamandır taslaklardaydı yayınlayayım dedim. Bencede iyi ettim :D Dizi favorim olduğundan şiddetle tavsiyemdir lakin türü dram romantik ki hakkını fazlasıyla vermiş. Neyse öyle işte izleyin izlettirin efem :DD

7 Ekim 2015 Çarşamba

Gülsima Ağlama Ne Olursun

Alıntı
Neresinden başlayacağımı bilemiyorum. Çok etkilendim bu kitaptan takatim olursa tekrar okurum belki.

Okudukça maddeye olan bağlılığımı gördüm. Mirza eminim selamı sabahı çok görürdü bana bu yüzden.

Çok güzeldi be arka yazıda dediği gibi bazı yerlerinde kendimi okuyorum sandım.

Beğendiğim altı çizilecek kelimeler çok çok fazlaydı lakin kitaptan başımı kaldıramadım. Yinede bir iki kelam paylaşıp yazıyı bitireyim zira etkisinden çıkamadım kitabın

''Ateş kendi alevlerinden çekinir mi? Onun fıtratı yanmaktır. Önce yanarsın, sonra anlarsın. Yanmaya can atmazsan, öyle uzaktan bakarsın''

''İnsanlar mı çok ilerlemişlerdi, zaman mıydı geride kalan? Yoksa zaman mı ilerlemişti, insanlar mıydı ilerlediklerini sanıp da onu yakalayamayan...''

''Biz aşk badesiyle sarhoş olduk. Ve henüz üzüm dahi yaratılmamıştı...''

Böyle işte kesinlikle tavsiyemdir. Daha fazla kuru lakırdılar yazmak istemiyorum zira kitap için hissettiklerimi anlatmanın kıyısından bile geçmiyor sözcükler

6 Ekim 2015 Salı

Aramalar 5

Özentiliğin diğer adı: D.S.K. :DDD

Kendini öven insan: Ne gıcık ne dayaklıktır ya ıslak odunla dövülesi varlıktır :P :DD

Doktordayım karikatür: Aradığınız karikatüre şu anda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyiniz :D

Kendini üstün gören... Diğer dayaklık kişiler de bu kimselerdir :P

Aşk derler yazısı: Hangi yazım bu aramaya cevap oldu acaba?

İnsanları anlamıyorum sözler: Ben genelde yaptıklarına anlam veremiyorum kendimde dahil.

Aşkı anlatan aşk repliği Bodrum hakimi: Hatırlamore :D

Çilek Kokusu oğlan: Efenim :DD Bir aralar kuzen Volkandı benim için :D

Bir merhaba diyeyim dedim iyi etmiş miyim? :D

Bir önceki yazım verdiğim kilolarımla ilgiliydi ve çok güzel geri dönüşler aldım totom nirvanada gezdim bir süre :DD

Bu yazıyla kısa bir dönüş yapayım dedim hem de buralarda olduğumu hatırlatayım istedim :D

30 Eylül 2015 Çarşamba

Sonundaaaa

Evet sayın okurlar Ramazandan bu yana yaptığım diyetin meyvelerini topladım :D 68 kilodan 58 veya 57 de olabilir neyse işte sonuç olarak bir 10 kilo verdim.

Daha gidecek yedi sekiz kilom var bu haftadan sonra yani 6 Ekime kadar 4 veya 5 kilo gider diye düşünüyorum kalan 2-3 kiloyu da veririm artık bir şekilde İnşAllah :)

Alıntı


Ya inanabiliyor musunuz otuz sekiz beden etek bana oldu. Bayram için aldığım elbisenin bedeni ise otuz altı normalde kırk - kırk iki arasındaydım ama son zamanlarda sadece kırk iki beden olmaya başlamıştı. Artık girdiğim mağazalarda küçük beden bakınmak falan ay çok güzel ya :D

Neyse öyle işte altı Ekimde son durumları paylaşırım İnşAllah sizlerde MaşAllah deyin de nazar değmesin :)


28 Eylül 2015 Pazartesi

Mim: Zorlu Sorular

Selamlar sevgiler efendim. Artık bayram bitti ve ben nihayet geldim yaşasın dediğinizi duyuyorum merak etmeyin :D Neyse daha fazla cıvıtmadan bu mimi bana paslayan pek sevgili komşum filmsenaryoma çok teşekkür eder ve geçerim sorulara:

-Bu gece öleceğinizi bilseniz bazı insanlara bazı şeyleri söylememiş olmanın pişmanlığını hisseder misiniz? Peki neden söylemediniz?

Hım bu gece öleceğimi bilseydim hakkına girdiğim insanlarla helalleşemediğim için pişmanlık duyardım.

-Günün birinde çocuğunuzun doğduğu hastanede bir yanlışlık yapıldığını ve çocukların karıştığını karıştığını öğrenseniz, kendi çocuğunuzla sizin büyüttüğünüz çocuğu değiştirir misiniz?

Sanırım değiştirmezdim. Evet yanımdaki çocuğun öz annesi olmayabilirim ama yinede o benim çocuğum yani. Tabii diğer çocukla da görüşürdüm ama o kadar. Uzaktan bir akraba yada dost olarak falan.

Alıntı
Şuan şurada olmak vardı :)
-Hayalinizi süsleyen bir yerde bir hafta  tam porsiyon harika bir tatil için uçan bir kelebeği yakalayıp ayaklarını ve kanatlarını koparır mıydınız?

Şimdi hayalimi süsleyen bir yeri bu kadar beleşe kazanamazdım ben. Misal dağdan aşıp, çöllerde susuz kalmam gerekirdi. :D

He ama diyelim ki kelebeği katlet dediler yok yav ona da yazık. Hadi diyelim öyle bir şey yapıp gittim tatile her kelebek gördüğüm zaman diğer kelebek aklıma gelir ve tatilim vicdan azabı yüzünden depresyonda geçerdi :DD

-Bir yemeğe davetlisiniz ve önünüze tanımadığınız bir yemek konuyor. Tuhaf haline ve pek iştah açıcı görünmemesine rağmen tadına bakar mısınız?

Yemeklerin görüntülerine pek takılmam açıkça söyleyeyim. Belki de süsleme konusunda yeteneğim magmada olduğundandır :D Hadi tuhaf da görünsün ona da EyvAllah amma velakin içinde ne olduğunu bilmem lazım. Misal domuz eti yada alkol yada dinen yemesi yasak olan bir şey olabilir içinde o yüzden mutlaka içindekileri öğrenir ona göre  yer veya yemezdim :D

-Sevdiğiniz biri için yalancı şahitlik yapar mıydınız? Örneğin bir yayaya çarptığında direksiyon başında dalga geçtiği halde arabayı çok dikkatli kullandığını söyler miydiniz? (Anne, baba, eş, sevgili)

Tipik Türk kadının verdiği cevabı vermek istiyorum bu soruya benim anne babam, eşim dostum öyle şey yapmaz :DD

Tamam tamam hadi yaptılar diyelim ve benden de yalancı şahitlik yapmamı istiyorlar hiiiççç kusura bakmasınlar her şeyi olduğu gibi anlatırım.

-Yetişme tarzınızda değişiklik yapma imkanınız olsa ne değiştirirdiniz?

Hım imkanım olsa beni çevreleyen cam fanustan çıkmak isterdim.

-Eviniz ve içindeki eşyalarınız yanıyor. Ailenizi, kendinizi kurtardınız (Bu kısımda köpekte geçiyor ama köpeğim olmadığı için atladım pasladığım kişiler arasında köpeği olan varsa atlamasın bir zahmet :D) Ama içeri girmek için bir şansınız var ne kurtarırdınız?

Dolabımın kapağında asılı olan kız kardeşimin resmini alırdım. Bir de Allah-ü Teala'nın ve Peygamber Efendimizin (S.A.V.) isimleri yazılı olan birkaç bir şey var onları alırdım.

-Yarın sabah başka birinin kimliğinde uyanma olasılığınız olsa, bunu değerlendirir miydiniz?  Kimi seçerdiniz?

Aslında birden çok kişi var birde sadece bir günlüğüne mi, yoksa ömür boyu mu? Aklım karıştı. Zaten böyle bir şey olmayacağı için pas diyorum :DD

Mim bu kadardı gördüğüm kadarıyla herkesler yapmış ama yapmak isteyip de paslanmamış komşularım olabilir bende onlara atıyorum topu :D

Bayram dönüşümü bu mimle yapayım istedim bayramım her bayram olduğu gibi çok sıradandı yazmaya değmeyecek kadar hemde öyle işte sizden ne haber nasılsınız neler yaptınız? :D

22 Eylül 2015 Salı

Bayram Çocuğu D.S.K.

Alıntı
Evet sayın okurlar, okurmuş gibi yapanlar, bakıp da geçenler, gelince az soluklananlar, kendini yanlış adreste bulanlar bildiğiniz üzere yarın arife haliyle birçok kişi gibi bende bayram için gideceğim birkaç günlüğüne :) (Iyykk girizgahın sonları çon dandirik bir tekerleme olmuş)

Neyse ne diyordum hah gidiyorum ben üç veya dört günlüğüne en geç pazartesiye buradayım İnşAllah :))

Aslında içimi dökmek istediğim bir konu vardı ama neyse bayramdan sonra uzun uzun konuşuruz artık.

Burayı, Hint filmlerini, komşularımı haberdar olduğum ve olmadığım tüm takipçilerimi özleyeceğim biliyorum :D

Öyle işte bayramınız musmutlu ve şahane lafının yanında halt ettiği mükemmellikte geçsin İnşAllah bayramdan sonra görüşmek üzere kendinize dikkat edin <3 :))))))

19 Eylül 2015 Cumartesi

Blogger Life Mim

Çok şeker ve pek tatlı komşum Sıla beni şurada mimlemiş çok da iyi etmiş. Yoksa bloga yazı falan yazacağım yok tü bana düşüncesiz ben. :D

Neyse kendime daha fazla saydırmadan geçeyim mime (Sakın arkamdan siz de kötü şeyler demeyin ha :D)

-Blogger denince aklınıza gelen üç şey nedir?

Komşularımmmmm :DD ve potansiyel komşularım :DD Sonra aklıma gelen hemen hemen her şeyi paylaşabilceğim bir alan adeta gizli dünyam :D Son olarak da deşarj olmak ve yazdığın şeylerde kendini bulan yada yazdığın yazınla morali bozukken beş on dakikalığına da olsa keyfi yerine gelen yada sadece bakıp geçen kişilerin olması, inanılmaz bir şey.

-Kişisel blogları mı yoksa gezi, güzellik, moda bloglarını mı tercih ediyorsunuz?

Kişisel blogları okumayı daha çok seviyorum açıkçası blog dediğim gibi insanın gizli ımm ayrı bir dünyası o dünyada yazarın izin verdiği kadar bile olsa yer almak çok keyifli :)

-Blogger olmanızda etkili olan üç şey nedir?

İlki özentilik ikincisi özentilik ve üçüncüsü özentilik. Ama şimdi vazgeçemediğim ve çok sevdiğim alışkanlığım oldu :D

-Örnek aldığınız bir blogger var mı?

Blogumu ilk açtığımda bazı Uzak doğu blogger komşuları örnek almıştım ama zaman geçtikçe kendi tarzımı bulmaya çalıştım. Şuan ise dikkat ettiğim olabildiğince samimi olmak ve burayı fazla boş bırakmamak :)

-Şuan ki mesleğin nedir veya hangi mesleği seçeceksin?

Şuan fırsat buldukça gezip tozan ev kızıyım. İleride de gezen bir şeyleri deneyimleyen birisi olmak istiyorum :D

Mim bu kadardı şimdi bu mimi;

Bonghwang

Şeyma

ve üstüne alınan herkese pasladım kolay gelsin :P

6 Eylül 2015 Pazar

Evcilleşmiş D.S.K.

Sanırım bir kitapta okumuştum filin evcilleştirme yöntemini.

Alıntı
İlk önce hayvancağızı bir kütüğe yada kurtulamayacağı bir yere zincirle bağlarlarmış.

Hayvan uğraşır uğraşır ancak zincirin izin verdiği kadar gider, ötesi hep kalırmış. Daha ne kadar uğraşır bilinmez bir süre sonra vazgeçermiş. Sonra zavallıcığı çözseler bile filin beynine ''Artık uğraşmak faydasız. Ben buradan kurtulamam'' düşüncesi yerleştiği için oradaki ortama ayak uydururmuş. 

Ne garip yahu ilk okuduğumda trajikomik gelmişti ve vicdansızca filin bu durumuna gülmüştüm. Ama şimdi ben kendimi böyle hissediyorum. Tek fark gidebileceğimi biliyor olmam ama buna rağmen cesaret göstermemem. Hangimizin durumu daha vahim acaba?

2 Eylül 2015 Çarşamba

Korkuyorum Aneyy Mim :DD

Selamlar, sevgiler sayın okuyucular az önce bloga girmemle mimlendiğimi görmem bir oldu :D Pek sevgili vede şeker komşum Edep Ya Hu beni şuradaki yazısıyla mimlemiş kendisine bir kere daha teşekkür eder ve geçerim mime :P

-Geçmişine inip, korkularının temelinden başlayalım. Küçükken seni en çok ne korkuturdu?

Hımm daha önce bir yazımda bahsetmiştim küçüklüğümün bir bölümünün yaşadığım ilin güzel bir ilçesinde geçtiğini. Şimdi orada yaşarken evimizin iki katı büyüklüğündeki kömürlükten çok korkardım. Gece veya gündüz fark etmez hatta yanımda annem varken bile korkardım :DD

-Peki artık büyüdün ama yinede korktuğun çok şey var. Bu atmosferlerin hangisinde bir gece yarısı yalnız başına kalsaydın daha çok korkardın?

Aslında yoo o kadar çok korktuğum şey yok benim :D Ama bir gece yarısı sadece ben ovv.

Sanırım korku filmi dönmekte olan bir sinema salonunda kilitli kalsaydım kesin altıma .......... anladınız siz :DD

-Kabuslarından hangisini görünce bütün gün etkisinden çıkamazsın?

Öyle çok kabus gören biri değilim ben. Hatta şahsıma ait kabuslarımda yok çok şükür :D Ama cinli bir şeyler görmüştüm bir ara onun etkisinden çıkamamıştım. Çok korkmamıştım ama baya etkisinde kalmıştım.

-Düşündüğünde seni ne gergin eder?

Hımm misal tuvaletteyim diyelim vakitte gece olsun. Aniden aklıma ''Şimdi elektrikler gitse'' diye dayaklık düşünceler gelir ve mal gibi kendi kendimi gerer huzursuz hissederim :D

-Yurt dışında ilk cadılar bayramında ne giyersin?

Şimdi oyunbozanlık gibi olmasın ama bu soruya komşumun verdiği cevabı veriyorum efendim :)

Ha diyelim soru birini korkutmak isteyince ne yaparsın gibi bir şey olsaydı cevabım belli korkutacağım kişi beni görmeden bir yere saklanırdım ve saklandığım yere yaklaşınca aniden ortaya çıkar böö derdim :DD Kafa yormaya gerek yok :DD

-Diyelim ki eve seni öldürmek isteyen biri geldi. Nereye saklanırsın?

Ayy demeyelim öyle şeyler :DD Tamam tamam balkona saklanırdım ordan hop amcamların balkona sonra kapıdan çıkar kaçardım herhalde :D

-Ruhani varlıklar sence aramızda mı?

Elbette aramızdalar mesela içimizde ruhumuz var. Omuzlarımızda iki melek var her yaptığımızı kaydeden melekler var. Sonra cinler de var. Varlar yani :D

-Yaşadığın en kötü his?

Ölüm.

Alıntı

Korku filmi izlerken ben temsili :DD
-Bir korku filminde olmazsa olmaz dediğin şey?

Komşumun da dediği gibi müzikleri.

-Hiç olağanüstü bir şey yaşadığını düşündün mü?

Valla pek hatırlamıyorum. Komşum rüyasının çıktığından bahsetmiş. Bende de öyle bir durum olmuştu. Şuan tek hatırladığım bu :DD

İşte bir mimde  böylece  bitti sayın okuyucu şimdi bu mimi Sıla komşuma sonracığıma Dizikolik komşuma ve isteyen tüm blogger komşulara paslıyorum. Yapın bak. :D

27 Ağustos 2015 Perşembe

Birleşik Arap Emirlikleri?

Geçen -geçen dediğime bakmayın siz kim bilir ne zaman :D- bizim yeğenle adam asmaca oynuyoruz :D

Alıntı
Yalnız çocuğa hiç acımıyorum ha nerede kazık sorular varsa sormaya çalışıyorum falan. Böyle çirkef, gıcık bir günümdeyim :D Gerçi yeğende hırslı, oyunu kaybedince antenleri atıyor, kendinden geçiyor çocuk :DD

Neyse şimdi sıra geldi bizimkine, lan baktım çizgi üstüne çizgi yuh dedim ne soruyon bu kadar böyle. E ettiğimi buldum sayın okuyucu Yeğen gözümün yaşına bakmadan astı beni :D Sordum hemen ''Hadi söyle neymiş bakalım?'' diye çocuk kazanmanın zaferiyle pişmiş kelle gibi sırıtırken cevap verdi ''Birleşik Arap Emirlikleri'' diye. Hahaha ben zaten mavi ekran :D Sonradan da gülmekten öldüm tabii :D

Yav biliyorum okulda falan öğreniyorlar ama oyunda öyle sorunca şaşırmadan edemedim :)

Buda böyle bir anımdı hala aklıma geldikçe gülerim. Hatta bu yazımda bahsettiğim yeğen tek başına komedi makinesi :D Diğerlerini de sonra anlatırım artık :DD

25 Ağustos 2015 Salı

D.S.K Den Saçmalamalar

Az önce karaladıklarım:

-Bazı şeyleri boş vermek gerekir bazen. Mesela ısrarla sizi anlamak istemeyen birine derdinizi anlatmaktan vazgeçmek gibi.

-Ne istediğini bilmek gerek hayatta hedefsiz gemi olmak, hedefe ulaşmaktan daha çok yorar çünkü.

-Bazense koşulsuzca sevmek lazım. Elini uzatan birine ''Nereye?'' diye sormadan gitmek. Ama ne yazık ki etrafımızda o kadar samimiyetsiz insanlar var ki ve maalesef biz de onlardan biriyiz.

-Bir de gitmek gerek bazen uzaklaşmak, kendinle kalmak. Akıl ve ruh sağlığımız için. Temelli olmasa bile en azından birkaç gün.

İçimden geçenleri yazdım. Ukalalık olarak algılanmaması önemle rica olunur. Bende biliyorum kendimin ne bir düşünür ne de asıl mesleğinin yanı sıra söylediği sözlerle de ünlü birisi olmadığımı.

Bu atar gider neden bende anlamadım :D İçimden bir ses olumsuz yorum gelecek dediydi belki o yüzdendir :DD

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Sadece Ben Yaşamadım Bu Durumları Biliyorum :D

Artık iyice emin oldum bendeniz bakar körüm efendim. Hatta sağır olmadığı halde bazı şeyleri duymayan biriyim. Dediğim gibi zaten öyle biri olduğumu biliyordum ama en son başıma gelen iki olaydan sonra kesinleştirdim. Şimdi neyden bahsettiğime gelirsek;

Dün halamlardan evimize geldik. Bodruma sokmamız gereken ıvır zıvırlar olduğu için annem içeri girip, bodrumun kapısını açmaya başladı. Yav bir baktım kapının kilit yerine yakın bir yerde, bir yamukluk var. Babama söyledim adamın teki vurmuş ve bizim kapı Aşk-ı Memnu'nun final bölümündeki Firdevs gibi olmuş :D

Alıntı
Bizim kapıda aynen böyle :D
Ben sanıyorum ki bu olay daha yeni oldu. Hemen atlayıp anneme söyledim. ''A bu kapıya ne olmuş böyle?'' diye tepki beklerken kadın gayet umursamaz bir tonda ''Orası geçen kış olmuştu. Daha yeni mi görüyorsun?'' dedi :D Halbuki o kapının önünden günde bilmem kaç kere geçiyorum :DD

İkinci olay ise şu:

Dün veya önceki gün arkadaşım mesaj attı. Yalnız Türkçesi kaçsa artık attığı mesajdan bir halt anlamadım. Neyse ki  çareyi arayıp konuşmakta bulduk. :D Biz bu mesaj olayından bir hafta kadar önce diğer arkadaştaydık. Meğer orada konuşulmuş ve mesajlaştığım kız atıyorum çarşamba günü bana gelin demiş. Ben bunların hiçbirini o gün duymadım hahahha Kızla konuşmasam ertesi gün ona gideceğimizden haberim falan yok :DD Ay birde buluşma yeri bizim ev artık kızlar bize gelir ben geceliklerimle ''Ne arıyonuz oğlum bu saatte bizim evde'' bakışlarımı atardım :DDD

Öyle işte sayın okuyucu acaba sadece ben mi böyleyim yoksa sizde de böyle abuk durumlar var mı? Biliyorum var. Lütfen paylaşmaktan çekinmeyin :DD

14 Ağustos 2015 Cuma

Üzülünce Naparım: Mim

Aslında başlığa farklı bir şey yazmak isterdim ama günün bu saatlerinde hayal gücüm kapalı oluyor sanırım :D Neyse şimdi beni mimleyen pek şeker komşum Sılaya teşekkürlerimi sunarken onun mimine de şuradan ulaşabilirsiniz diyerek geçiyorum mime:

Alıntı
Efenim mimin tek sorusu var oda: Üzülünce ne yaparsın?

Hımm aslında kazık bir soru bence Sıla komşumunda dediği gibi üzüldüğüm şeye göre değişiyor. Yada bir konuda üzülmüyormuş gibi yaptığımda oluyor. Karşımdaki o konuyla ilgili şaka falan yapınca üzülmüyormuş gibi davrandığımdan kalbim kırılsa da belli etmiyorum.

Ama genel olarak düşünürsek bir şeye üzüldüğümde yüzüm hemen düşer engelleyemiyorum bu durumu. Üzüldüğüm şey küçük bir şeyse moralimi hemen düzeltebilirim. Ama daha büyük bir şeyse günlerce bulduğum bahanelerle kendime telkinde bulunurum. Tabii her zaman kendimi ikna edemiyorum bu yüzden de ağladığım oluyor. Bir de yeni kararlar alırım üzüldüğüm konuyla ilgili ama eğer sözümde duramadıysam dua ederim sıkıntım için. Çok şükür en son sıkıntımdan kurtuldum böylelikle :)

İşte böyle sayın okuyucu çok çok büyük bir şey olmadıkça kafama takan biri değilimdir ben, genelde moralim bozulursa akabinde keyfimi yerine getirecek şeyler bulurum. Gerçi gün içinde modum sürekli değişir benim. Bir bakarsın keyfim yerinde milleti gülmekten kırıp geçiriyorum bir bakarsın dokunsan ağlayacağım :D

Eveeet şimdi bu mimi üstüne alınan herkese pasladım. (Hı yine totoma zor geldi :P)

10 Ağustos 2015 Pazartesi

D.S.K. Kızın Çilesi

Evet sayın okuyucular bugün dert yanmaya geldim müsaadenizle. Gerçi izin vermeseniz bile ben derdimi anlatacağım :D

Efenim şimdi herkes evini düzenlemek ister ne bileyim boya badana yaptırmaya karar verir falan. Hah bizde düzenleme kısmından boya badanaya geldik. Geldik gelmesine de boyayı yapacak abi karga bilmem neyini yemeden bizim eve damlayınca kaçacak yer aradım.

Aslında olay şöyle vuku buldu.

Dün anneme boyayı yapacak olan abinin kaçta bizde olacağını sordum. Dokuz buçuk on arası dedi. Belki sizin için erken bir saat değil ama ben gibi boş gezenin boş kalfasıysanız inanın çok erken bir saat :DD

Neyse aldım telefonumu yanıma güya abi gelmeden evden topuklayacağım. Ama gerçekte öyle olmadı elbette. Annemin kalk çabuk geldi diyerek dürtüklemesiyle uyandım :D Malumunuz havalar sıcak evde don gömlek yatıyoruz. Haliyle benim de üstümdekiler müsait değildi. Hemen kalktım abi bizim kata çıkana kadar yengemlerin evine uçmak suretiyle girdim. Yengem de uyuyor e ben uyanığım baktım karnım da aç hemen üst kata çıkıp, kapıdan annemden üzerime giyecek bir şeyler istedim ve giyinir giyinmez halamlara gittim ve şimdi de hala halamlardayım :D

Böyle işte sayın okuyucu birazdan da düğüne gideceğim. :D

Şimdi bana ''Vay vefasız insan düğün yerine eve gider de temizlik falan yapar '' diyenleriniz olabilir. Haklısınız ama en azından komşumuz anneme yardım ediyor hem ev batmadı bile :P Galiba vefasızım :P

Yav bir de hep böyle oluyor evimize bu tür işler için gelenlere her defasında don gömlek yakalanıp kaçacak yer arıyorum :D

6 Ağustos 2015 Perşembe

Hayaller Hayaller

Alıntı
Kırk üçüncü yaşıma basmama iki ay falan var. Vakit öğleden sonra, mevsimlerden ise sonbahardayız taktım koluma oğlumu geziyoruz beraber. Ben yirmilik kızlara taş çıkartan fiziğimle (!) girdim oğlumun koluna kuğu gibi süzülüyorum.

Bugünü kendimize ayırdık ana - oğul günü yapacağız beraber gezeceğiz, yemek yiyeceğiz ve daha ne istersek onu yapacağız.

Babası gibi boylu poslu çok yakışıklı bir oğlum var gören kızlar dönüp bir daha bakıyorlar. Oğlum ise hiç birine pas vermiyor hahahha

Bugünü istediğimiz gibi tam bir ana - oğul günü olarak tamamlıyoruz. Çok eğleniyor ve ilk fırsatta tekrarlamak için anlaşıyoruz. Eve giderken hala büyümekte olan kocamın gönlünü almak için en sevdiği pastadan almayı da ihmal etmiyoruz.

Ay hhaha şu üstteki satırları yazarken aynı anda hayal de edince sırıtarak yazdım bu şapşahane mimi :D Sevgili blogger Şehrazat şu postunda mimlemiş beni bende davete icabet edip, daha fazla geciktirmeden yazayım istedim.

Şimdi bu mim;

Bollywood Terapi komşucuğuma ve Merveciğime pasladım. Tabii yapmak isteyen başka komşular için de mimin ucunu açık bıraktım. Ben yaparken çok eğlendim İnşAllah siz de çok eğlenirsiniz canlar :D

5 Ağustos 2015 Çarşamba

İlaç Olsam: Mim

Sevgili komşum Sıla'nın bana pasladığı ikinci mimle karşınızdayım sayın seyirciler. Yakında 679809. miminden merhaba diye girizgah yapabilirim zira komşumun dediğine göre yeni kurbanı benmişim :D Komşumun mimine şuradan ulaşabilirsiniz :)


Ben ilaç olsam ağrı kesici olurdum sanırım. Çünkü büyük küçük hemen her soruna anında çözüm bulabiliyorum. :)

Endikasyonları: Anında sizi rahatsız eden sorundan kurtulmanıza yardımcı olur

Yan etkileri: Sorundan kurtulduğunuzu sandığınız an daha büyük sorunla karşılaşabilirsiniz. Kullanırken iki kere düşünün :D

Şimdi bu mim benden:

Amigurumicenneti

Miss Lovebird

Kalem Fili ve bu postu okuyan tüm komşularıma gelsin. :D

4 Ağustos 2015 Salı

İnsanlık İçin Küçük D.S.K. İçin Büyük Bir Adım

Bugün kahvaltıya kaşarlı omlet yaptım. İnanabiliyor musunuz? Önce bende inanamadım ama sonra kendimi çimdikleyince şaka şaka :D

Aslında hiç ümidim yoktu. Şu yazımda da yazmıştım hatta, ne kadar beceriksiz olduğumu özellikle not kısmında baya kendimi gömmüştüm.

Şimdi diyeceksiniz ki ''Aman canım alt tarafı omlet atomu parçalamıyorsun ya D.S.K. amma abarttın'' ama benim için gerçekten büyük bir adımdı. Omleti zebil etmeden pişirmek, üstüne üstlük rulo yapmak benim yerimde olsanız siz de ben kadar anlatırdınız bu durumu eminim :)

Alıntı
Görseldeki omleti yaptım. Piştikten sonra baktım kıvrılabiliyor hemen kıvırıp rulo yaptım ve kesip, servis ettim. Yalnız yumurtayı çırparken tuzu birazcık fazla atmışım ama Allah'tan çok rahatsız edici değildi.

Neyse böyle işte sizinlede paylaştım içim rahat etti :D Şu birkaç gün annem evde yok belki yeni tarifler denerim bilmiyorum. Yada bu omletle zirvede bırakırım :DD

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Bloggerlara Selam Uyarlama Dizilere Devam

Başlık biraz kamyon arkası yazısına benzedi sanki.

Neyse.

Dün annem tarafından bulunmuş asrın icadı ıspanak doğrama işkencesine maruz kalmış durumdayken, bir yandan da televizyon izliyordum. Daha doğrusu zaplıyordum. Neyse tekrar başa döndüm yani Trt 1 kanalına. Şimdi bilen bilir bilmeyenler için bizim uydumuz yok hepi topu yirmi beş tane kanalımız var hahaha sürekli başa sarıyoruz o yüzden.

İşte açtım Trt 1 kanalını Baba Candır'ın fragmanı dönmekte. Yav diyorum bu fragman bana hiç yabancı gelmiyor. Halbuki ilk defa izliyorum bu uzun halini. Ay ben sonra bir aydınlanma yaşa elimdeki bıçağı televizyona doğrultmak suretiyle ''Bu bu'' dedim kaldım. Çünkü bu dizi What's With This Family dizisinin ilk bölümüne çok benziyordu. Bilenler yine bilir bilmem kaç bölümlük Kdrama dizisi bu.

İşte bu da aydınlanma yaşamamı sağlayan Baba Candır'ın fragmanı :D

Bakalım bu diziye bakacağım nedense hoşuma gitti. Halbuki ben uyarlamalara şiddetle karşıyım ama yinede bu diziye şans vermek istiyorum.

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Saçmamaçsız; Mim

Çok sevgili komşum Sıla beni şuradaki postuyla mimlemiş. Ayrıca kendi mimiymiş. Doğrusu blog ismine yakışan bir mim çıkmış ortaya. Komşu yanlış anlama ben mime bayıldım. Bu yüzden de yorgunluğu bir kenara bırakıp hemen yapmaya koyuldum zaten :D

Hadi bakalım:

-Odanızda veya evinizde orada olduğunu unuttuğunuz bir nesne bulun. Bu nesne ile bir anınız var mı?

Bilgisayar dolabımın çekmecesinden boya kalemi buldum. Büyük ihtimal bizim yeğenin :D Neyse vereyim bir ara :P

-Aklınıza gelen ilk soğuk espriyi yazın. Eğer gelmiyorsa iki üç kelime saçmalayın :D

Kalbimi verdim saklasın diye buzdolabına koymuş salak kokmasın diye :P

-Yine aklınıza gelen biri yada nesnenin adı ile akrostiş yazın ama yazdığınız akrostiş az yada çok o kişiyle veya nesne ile ilgili olsun

Benim adeta karalama defteri olarak kullandığım masama ithaf olunmuştur:

Masasan masalığını bil çağırma beni

Aklımı çeliyorsun karalamam için seni

Sayende annesiyle her seferinde papaz olan bana

Acımıyorsun değil mi seni masum görünüşlü fettan seni.

Böğğkkk iğrençti atlayın burayı ya vakit kaybı :P

-Seni kim mimlediyse şimdi onun blogunu -sitesini- açıyorsun ve onun bu soruya verdiği cevaptan ilginç bir kelime seçiyorsun ve döngünün devam etmesi için yine ilginç uzun ve saçma bir cümle kuruyorsun. Yalnız kuş gördüm kedi tırmaladı gibi basit ve kısa olmaması önemle rica olunur.

Salyangoz kostümü için ava çıkan iki avcı yolda söğüt dalına yuva yapmış mandayla karşılaşınca ceplerini boşaltarak hızla kayıplara karışacakken, iki karıncanın suikastına kurban giderek olay yerinde can verdiler.

Hehe mim bitti. Çok zorlandım ama çokta eğlendim. Şimdi sıra geldi mimlemeye yalnız bir şart var oda şu: Mimlediğiniz blogger komşulardan sanırım en az biri daha önce yorum bırakmadığınız bir blog olacak şimdi ben:

Bir Ev KIzı

Mydestiny

Şemspare

GRİ K.

Daha önce yorum bırakmadığım ve seçmekte çok zorlandığım blog: Tozlu Pencere

Komşularımı mimledim. Merakla bekliyorum şimdiden kolay gelsin :)

28 Temmuz 2015 Salı

Bilmediğin İşe Kalkışma

Çok yeni hemen on dakika önce şarjlı motosikletten düştüm. Elimde hafif bir yara var ama sol diz kapağım biraz fena oldu. Şuan sızım sızım sızlıyor.

Önce komşumuzun çocuğuyla bir güzel gezdik. Sonra annemlerin yanına gittik o ara ben indim. Ama az önceki gezmenin tadı damağımda kalınca tekrar gidelim dedim. Çocuk bu sefer bana verdi kendim gezeyim diye ilk başlarda güzeldi ''Ben bu işi kaptım'' diye düşünürken sıra geldi geri dönmeye hah ite kaka bir şekilde döndüm. Yalnız dönerken inmiştim motosikletten tekrar bindim. Dengemi kaybedince düştüm. Ama asıl düşüşüm bu değildi. Aslında ilk düştüğümde yürüterek götürmeyi düşündüm ama sonra gurur yaptım ''Bunu bile süremedin mi'' diye dalga geçmesinler diye tekrar bindim. Biniş o biniş biranda kendimi yerde buldum. Sonra çevreme birkaç kişi toplandı sağ olsunlar yardım ettiler. Zaten o ara bizimkiler de geldi gittik.

Yalnız akıllandığım söylenemez. E tecrübeler de bu şekilde kazanılıyor değil mi?

24 Temmuz 2015 Cuma

Son Söz Elbette Annenindir

Neden istemediğimiz bir şeye mecbur bırakılıyoruz. Hani özgür bir ülkedeydik. Nerede bu devlet yahu.

Mesela yarın düğüne gitmek istemiyorum ama mecburum. Aslında değilim ama mecbur bırakıldım annem tarafından. Hayır yani ben gitmesem çocuk sünnet olamayacak mı? Sanki kirvesi benim :D

Yok yengem ne dermiş falan filan. Çocukla kan bağım falan yok kaldı ki kan bağım olan insanların bile düğün nişan vesairelerine gitmek istemezken. Ay hele bu sıcaklarda pöff hiç çekilmiyor sayın okuyucu.

Hadi oraya gittim yerimde de oturmama izin yok madem geldin oynamak zorundasın. Klasik kıyafetler bangır bangır müzik eşliğinde sürekli aynı hareketleri tekrarlamak suretiyle oynamak başkalarını memnun edecek öyleyse sıkılmaya hakkın yok D.S.K. ay yazarken bile sıkıldım.

Tabii bu durum düğün nişana has değil elbette. Acaba diyorum erkek olsam her şey daha mı farklı olurdu. Belki biraz daha özgür olurdum. Bilemiyorum.

Neyse yapacak bir şey yok yarın o düğüne gidilip, oynanacak anne kanunları anayasadan bile daha güçlü ayrıca annemle papaz olmak isteyeceğim bir şey değil aman yani :D

22 Temmuz 2015 Çarşamba

Bitmeyen İsteklerim

Bugünlerde isteklerim çoğaldı sayın okur.

Alakasızlara hoş geldin genç
alıntı
Mesela kardeş istiyorum. Abim ablam benden küçük sıpalar olsun istiyorum. Sonra beni birileri rahat bıraksın istiyorum. Çok paramın olmasını istiyorum. Sıfır beden olmak istiyorum. Karadeniz turu yapmak istiyorum. Laptop istiyorum. Biri bana mim paslasın istiyorum. Bir postumu da ayaklarıma değen deniz suyuyla yazmak istiyorum. Ağaç evim olsun istiyorum. Elim ince işlere (Pasta süsleme, şekil verme vs.) yatkınlaşsın istiyorum.

Daha düşünsem iki yüz sayfa kadar çıkacak olan abuk sabuk isteklerimin gerçekleşmesini istiyorum. Şimdi çok mu şey istiyorum diye soracağım lakin alacağım cevabı bildiğimden sessizce gidiyorum :D

Peki senin isteklerin var mı? Varsa yazsana çene çalarız :D

21 Temmuz 2015 Salı

Özenti D.S.K. Geldi

Sonunda bayram dönüşünden sonra ilk yazımı yazıyorum hani alkışım? :D

Ne anlatsam da bilemedim ki bayramın nasıl geçtiğini anlatayım diyeceğim ben anlatırken sıkılacağım siz de okurken o yüzden es geçiyorum. (Evet o kadar sıkıcıydı)

Hem yazmaya değecek bir şey de olmadı. Imm aslında oldu kuzenim arabayla kaza yapmış Allah'tan ne kendinde ne de yanındaki arkadaşlarında yara bere yok. Yalnız arabanın haşatı çıkmış zaten ikinci eldi. Neyse cana geleceğine mala gelsin. Detaya inmeyeyim malum tatsız bir konu.

Böyle işte bu aralar yine hayalet okuyucu modundayım. Ama nedense bir türlü yazı giremiyorum. Bugünden itibaren açığı kapatmak dileğiyle :D

E siz anlatın azıcıkta bayramınız nasıl geçti? Neler yaptınız?


9 Temmuz 2015 Perşembe

Seyrettiğim Kim Ki Duk Filmleri

Şimdi söze nasıl girsem bilemedim :D Kim Ki Duk Güney Kore dünyasının bana göre acayip, bazen sapkın filmlerini yapan adam. Filmleri çok kasvetli bir havada geçse de sıkmadan hatta pür dikkat kendini izletir nitelikte. İzlediğim üç filminde fazla diyalog yoktu. Ama buna rağmen kendini izletmişti filmler.

Şimdi ben izlediğim o üç filmi yorumlamaya çalışacağım. Şimdiden söyleyeyim yazı fazlasıyla spoiler içerir. Okumak isterseniz bu yazıyı eğer aklınızda bulunsun. :D

Alıntı
 NEFES: Bu film izlediğim ilk KKD filmi sanırım. Filmde birbirlerinden tamamen kopmuş bir çift var. Bir gün kadın kocasının yeni yıkadığı eşyalarının arasından başka bir kadına ait toka bulur. Haberi yokmuş gibi davransa da kocasına ters davranır. Bir gün televizyonda ölüme mahkum bir katilin (Katildi sanırım adam) intihar teşebbüsünün haberi yapılır ve kadın o mahkumu ziyarete gider olaylarda bu şekilde devam eder.

Ay çok uzun bir tanıtım oldu fark ettim :D Şimdi okudum da pekte bir albenisi yok yazının :D Şimdi evet filmi pür dikkat izledim falan ama kadının amacı neydi harbiden anlamadım. Ölüme mahkum birinin son günlerinde güzel vakit geçirmesini sağlamak mı? Kocasından intikam almak mı? Yoksa mahkumun kendini gerçekten yaşadığını hissettiği anda öldürerek öteki tarafa mutlu bir şekilde gitmesini mi sağlamaktı? Yoksa adamın kendine benzediğini düşündüğü için gerçekten son günlerinde yarenlik etmek miydi? Yoksa hepsi mi? Sonu ise izlediğim zamanlarda saçma bulsam da şimdi mantıklı geliyor. :)

Alıntı
BEAUTIFUL: Konusu ımm nasıl anlatsam bir kadın var. Hani gören bir daha bakıyor dersiniz ya işte bu filmde bu durum abartılmış. Erkekler afişteki abla için yeri geliyor iğrençleşiyorlar. Elbette abla çok rahatsız bu durumdan hani istemem yan cebime koy değil durum gerçekten rahatsız. Kendini çirkinleştirmeye çalışıyor. Parkta tanıştığı bir kızın farkında olmadan verdiği fikirle kilo almaya çalışıyor sonuç mide fesadı. Hastanelik oluyor onu muayene eden doktor bile  af edersiniz yavşıyor ablaya koyun can derdinde kasap et hesabı neyse son sahnesinde de yuh dediğim bir film olur bu film :)

Ablanın istediği normal sıradan bir hayat aslında ama pek mümkün değil. Her gün yığınla kapısına çiçek hediye geliyor. Kıza kötü gözle bakmayan tek insan apartman görevlisi sanırım :) Şimdi kadın ne kadar güzeldi çirkindi bir kenara bırakırsak abla için gerçekten çok üzülmüştüm bir erkek bile insan gibi davranmamıştı kıza. Dediğim gibi sonunda bile yuh dedirttiler.

Alıntı
BOŞ EV: Herhalde en bilinen filmi bu film olsa gerek. Konuya gelirsek bir adam evlere el ilanları dağıtıyor. Birkaç gün sonra dağıttığı el ilanlarını kontrol ediyor. Eğer ilan alınmamışsa ev boş demektir. Sahipleri gelene kadar ev kendisinin gibi davranıyor. Buna karşılık ev sahiplerinin bozulan ev aletlerini tamir ediyor. Çamaşırlarını yıkıyor, varsa çiçekleri falan onlarla ilgileniyor. Bir gün yine bir eve giriyor giriş o giriş :D

Öncelikle filmde geçen şu şarkıya bayıldım. Şarkı Arapça Kore filminde biraz tuhafıma gitti ama o kadar uymuş ki filme. Neyse filmdeki aşk o kadar güzeldi ki. Bir de neredeyse film boyunca hatta neredeyse değil film boyunca konuşmadı baş roldeki adam :D Bu filmde de saçma yerler vardı hatta insanın olur öyle şeyler demeye bile dili varmıyordu ama oğlanın aşkı hatırına görmezden geldim yinede :D Sonu saçmaydı yukarıda dediğim gibi olur öyle şey demeye dilimin varmadığı bir şekilde bitti.


Filmler bitti. Yalnız hatırlatayım bu üç filmde +18 ona göre sonra uyarmadı falan demeyin :) Bir daha KKD filmi izler miyim emin değilim. Hani bahsedilen yönetmenle aynı bakış açısına sahip olma durumu var ya işte ben ona sahip değilim sanırım. Sonra anlatmak istediğini leb demeden anlayan kısma da girdiğimi düşünmüyorum. Bana göre filmleri sapkın ve psikolojinizi fazlasıyla zorlayan filmler. En normali en son bahsettiğim Boş Ev evet psikolojik filmleri çok seviyorum ama KKD filmleri bana bile ağır geliyor.

Öyle işte izleyip izlememek size kalmış ben uyarımı yaptım sonuçta görüşmek üzere :D

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Google Aramaları 4

Vuslat Vakti Kitabı Nazlı'nın kızının adı: Önce bir hı olsam da bak bende merak ettim bulduysan mesaj atsana :D

İfşa Blogspot: Böyle bir blog mu varmış. Yada dur kendimi ifşa ettiğim yazıdan benim blogum mu bulmaya çalışıldı acaba?

Fated Love You Şeker Adam Tablosu: Bunu da ilk okuduğumda bir hıı olmadım değil. Hadi ilişki tablosu olsa anlayacağım ama şeker adam derken???

Kim Woo Bin Replikleri: Bakınız şu yazımda rastlayabilirsiniz. Yalnız hepsi Heirs dizisinden :)

Yengemi Sevmiyorum: Evet benim de sevmediğim yengelerim var ama katlanıyoruz mecbur :P

Sinir Sözleri: Yorumsuz...

Nefretle Başlayan Aşk Hint Dizisi: Buyurun bir amme hizmeti buraya tıklayarak aradığınızı sandığım diziye ulaşabilirsiniz :)

Bu sefer bu kadarcıktı maalesef. Daha nice böyle arama yazılarında görüşmek üzere :DD

Edit: FLY dizisinin şeker adam tablosu hakkında cahil cühela konuştuğum için google ak sakallı dedeye şeker adam tablosu diye arattırıp bloguma ışınlanan pek sevgili okuyucudan özür dilerim. Gerçekten kusura bakmayın ilaveten işte size şeker adam ve bonuslar:






Bir de beni uyaran ve bu resmi bana yollayan pek sevgili komşum Bollywood Terapi komşuma çok çok teşekkür ederim. Bu arada şablonun çok güzel olmuş bayıldım komşum :D

7 Temmuz 2015 Salı

Çerezlik Yaz Dizileri

Şu sıralar Kore semalarında salınmayı bırakıp kendi dizilerimize bakmaya başladım. Yalnız kaç tane dizi başladı bilmiyorum. Ben baktıklarımı şöyle iki üç kelamla yazayım istedim:

Alıntı
Kırgın Çiçekler: O veya bu sebepten yetimhaneye verilen onlarca çocuğun içinden biz dört veya beş kızın yaşamını izliyoruz. Karakter tanıtımı yapmak istemiyorum. Bilenler bilmeyenlere söylesin bir zahmet :D

Bu diziyi sevdiğim söylenemez. Konu klişe ve birazda dram gibi ama böyle acıtasyonlu duygularını sömürüyor insanın ben dram türünü çok severim normalde ama bu dizi ı-ıh yani yinede denk geldikçe izliyorum.

Alıntı
İnadına Aşk: Wattpad sitesindeki Nehir Erdem'in hikayesinden fırlayıp, dizi olmuş sanki. Seyrederken Aşk serisinden Senden Banane Benden Sanane hikayesinden o kadar çok ortak nokta buluyorum ki dedim acaba o hikayeyi mi dizi yapmışlar. Ama yok sonradan fark ettim ki wattpad hikayelerinden birkaç karakteri ve olayı karıştırmışlar ve ortaya bu dizi çıkmış. Ama Senden Banane Benden Sanane hikayesindeki olaylar daha yoğunlukta. Off kafam karıştı başka nasıl anlatsam bilemedim idare edin :P

Bu diziyi başrol abla sırtlanıp, götürmüş o kadar diyeyim. Aslında popüler olan çoğu wattpad hikayesindeki esas kadına kıl olurum itici bulurum. Ama bu diziyi izliyorsam abladan başkası için değil. Ha ileri ki bölümlerde ne olur bilemem daha ilk bölümü yayınlandı sadece :D

Kuzen Volkan :D
Çilek Kokusu: Bir wattpad çakması daha buda artık klişenin klişesi über zengin ve aklı havada bir adet şımarık zengin veledi. Fakir ama gururlu her şeye kızıp, olmadık şeylerden saçma sapan anlamlar çıkaran ve hemen kavgaya tutuşan bir adet itici karakterli bir kız. Hah wattpadın popüler hikayelerindeki esas kız ve oğlanın karakter analizi budur sayın okuyucu :D

Diziyi izleme sebebim kuzen Volkandır :D ekrana her çıktığında istinasız ''Ayy çok tatlı ya'' diyorum :D Hafiften Kore dizilerine de benziyor. Ama vasat bir dizi geleceği parlak değil gibi neyse dizi bahane Volkan şahane :DD

İlişki Durumu Karışık: Bu dizi meğer Full House dizisinin Türk versiyonuymuş. Eskaymak komşumun koyduğu fragmana kadar bu dizi benim favorim idi. Ama o fragmanı gördükten sonra... Neyse yinede izledim diziyi ama sanki açmışım Full House dizisini tekrar izliyorum. Yani bildiğim şeyler olunca sıktı biraz. Hatta babama bak şimdi şöyle diyecek şimdi böyle yapacak diye spo verdim. :D

Bu diziye devam etmeyi düşünmüyorum. Başrol abla kusura bakmasın ama song hye kyo kadar şeker olamamış bu dizide. Bir de merak ediyorum Türk versiyonunu çekmeden önce dizisini yapacağımız kdramayı oynayacak oyuncular izliyor mu acaba?

Böyle işte sürekli bir yerlerden alma yeniden çekme işine ne zaman son verilip, kendi özgün karakterimizi ve dizimizi çekeceğiz merak ediyorum. 

Bir de neden Kore dizisi diye soranlar varsa belki diğer sebepleri biliyorlardır benim eklemek istediğim bir diğer sebep de kurgu klişe bir konu bile öyle bir kurguyla işleniyor ki kendini izletiyor. Kıyaslamak istemiyorum ama neyse ya fazla uzattım.Benden bu kadar yakın zamanda tekrar görüşmek üzere şen ve esen kalın efem :D

5 Temmuz 2015 Pazar

Öhö Öhö

Selamlar sevgiler saygılar sayın muhterem okuyucular :D

Nasılsınız Ramazan nasıl gidiyor. Her şey iyi mi keyifler yerinde mi? :)

Büyük ihtimal bayramdan sonra buralara daha çok uğrarım. Kendinize dikkat edin iyi davranın yoksa kızarım bak :D

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Milyoner

Dün veya önceki gün Milyoner filmini izledim. Film iyi güzeldi de birkaç detay gözüme battı. Belki spoiler olacak ama söylemeden geçemeyeceğim.

Alıntı


-Başrol çocuğun sevdiği hatta Milyoner yarışmasına katılmasındaki asıl sebep olan Latika'yı hangi ara bu kadar çok sevdi anlamadım.

-Sonra neredeyse her soruda bir hatırası vardı ve soruları o hatıraları hatırlayıp cevap verdi ve neredeyse soruların hepsi çocukluğundaki anılardan başlayıp, ergenliğine kadar olan dönemle paraleldi. Belkide bana öyle geldi bilemiyorum.

Şimdi film bir sürü ödül neyim alınca bu detaylar ister istemez battı gözüme aslında çok küçük ayrıntılar ama ne bileyim. Hindistan'ın kenar mahallesi ve orada yaşayan insanların hayatlarını iki kardeşin üzerinden anlatmışlar. Kardeşlerin başına gelmeyen kalmadı yalnız. Sanırım o olaylar sayesinde bu kadar ödül aldı o film.

Neyse bunların haricinde film güzeldi. Heyecanımın dorukta olduğu sahneler vardı ama favorim olamadı ne yazık ki :P (Çokta umurlarındayım ya :P)

Ay Kim Milyoner Olmak İster demişken şu anımı anlatayım da gideyim :D

Şimdi babamla bu programı izliyoruz. Soru bilmem kaç hani kazık olanlar var ya sonlara doğru o sorulardan biri işte. Elbette babamla cevabı bilmiyoruz ben A şıkkı diye salladım babam C diye (Kim hangi şıkkı söyledi hatırlamıyorum aklıma ilk gelenleri yazdım :D)

Neyse yarışmacı yüzde elli joker hakkını kullandı ve evet bizim salladığımız şıklar elendi :DD Ama o an çok dumur olduk ve sonrasında gülmekten öldük. O kadar kaptırmışız ki cevaplarımızın doğru olduğuna sanırım o yüzden o kadar dumur olduk. :D Hala aklımıza geldikçe güleriz :D

Böyle işte Ramazan nedeniyle pek yazı giresim yoktu ama bu sefer yazayım dedim. Merak eden varsa ölmedim buradayım kanka :D

17 Haziran 2015 Çarşamba

Tahattur

Alıntı


Alnımdaki bıçak yarası

Senin yüzünden;

Tabakam senin yadigarın;

''İki elin kanda olsa gel'' diyor.

Telgrafın;

Nasıl unuturum seni ben,

Vesikalı yarim?

Orhan Veli Kanık

Geçen bu şiiri Vesikalı Yarim filmini izlediğim sitenin yorum kısmında gördüm ve nedense çok etkilendim. Kimin için yazılmıştı bu şiir? Şairin çok etkilendiği bir aşk hikayesini dinledikten sonra mı çıkmıştı ortaya? Yoksa bizzat kendi öyküsünü mü gizlemişti bu mısralara?

Nedense çok merak ettim. Üstte sorduğum sorulara cevap verecek birileri yok mu? :D

Ben etkilendim diyedurayım. Meğer tek etkilenen ben değilmişim. Filmin senaristi Sefa Önal da çok etkilenmiş ve bu şiirin filmini yapmaya çalışmış. Yalnız ne olmuş tam bilemiyorum ama bu senaryo yarım kalmış. Sonrasında da Sait Faik Abasıyanık'ın Menekşeli Vadi öyküsü senaryolaşmış ve ortaya Vesikalı Yarim filmi çıkmış.

Filme gelecek olursam; Türkan Şoray hayranı olarak izlemekte geç kaldığım bir film. Yani aslında filmi çok beğenmedim. Tekrar tekrar izleyeceğimi sanmıyorum. Yalnız gazinolu filmlerin çıkışı bu filmden sonra olmuş diye okudum bir de Sultan'a Altın Portakal ödülü verilmiş. 

Ayrıca bu filminden sonra Düğün ve Seninle Ölmek İstiyorum filmleri çekilmiş. Bu filmler ''İmkansız Aşklar'' üçlemesiymiş. Sıra Düğün Filminde Seninle Ölmek İstiyorum filmini beğenmiştim :) 

Bir de sanırım bu üç filmde de baş roller Türkan - İzzet ikilisi :)

16 Haziran 2015 Salı

Bir Silgim Olsa; Mim

Çok sevgili komşum Şems beni şurada mimlemiş çok da iyi etmiş.:D Üstelik ilk başlattığı mim sanırım hayırlı olsun komşum. Beni de unutmadığın çok teşekkür ederim. :D

Şimdi öyle bir silgi düşünün ki sevmediğiniz, istemediğiniz özelliklerinizi sonsuza kadar siliyor kesin çözüm yani :DD Mime geçmeden önce şunu söylemek istiyorum. Komşumun mimini okurken fark ettim de komşumla neredeyse aynı şeylerin silinmesini istiyoruz :D Komşu acep öyle bir silgiyi beraber icat etsek mi hemde vatana millete hayırlı bir iş yapmış oluruz heeheh neyse hadi bakalım başlıyorum:

-İradesizliğimi silmek isterdim:

Gerçekten diyecek sözüm yok yani bir insan ne kadar iradesiz olabilir sorusunun cevabıyım resmen. Yav bir insan her konuda mı iradesiz olur inanın  abartmıyorum maalesef öyleyim :/

-Maymun iştahlılığımı silerdim. (En azından birazını :D)

Hevesle başladığım bir şeyi jet hızıyla sıkılıp, bırakıyorum. Sürekli başka şeyler ilgimi çekiyor. Evet bazı zaman faydasını gördüm ama bendeki biraz aşırı hani şöyle törpülense fena olmaz :D

Alıntı
-Üşengeçliğimi silerdim:

Her konuda olmasa bile bazı konularda itinayla üşenilir :D Bu üşengeçliğim yüzünden neredeyse her işimi yumurta büzüğe gelince hallediyorum.

-Dağınıklığımı silerdim:

Yarın bir gün kendi evim olsa belediye çöplük diye kapatır evimi o derece :D Bu dağınıklığım yüzünden kaç arkadaşımı beklettim. Kaç buluşmaya geç kaldım haddi hesabı yok :/

-Unutkanlığımı silerdim:

Hani şu yazımda bahsettiğim unutkanlığımı diyorum. En azından daha derli toplu ve düzenli olur hayatım :D

Mim bitti. Ay ne biçim bir insanmışım ben böyle :DD Şimdi bu mimi okuyan herkese pasladım valla bu sefer üşengeçlikten değil paslamadığım kişiler aklımda kaldığı için herkese pasladım yapın mutlaka yoksa küserim (Biliyorum çok da umurunuzdayım :P)

11 Haziran 2015 Perşembe

Nefret Ettiğim Üç Şey

Hani bir aralara Yahşi Cazibe diye bir dizi vardı. Orada zengin baba Hulusi sürekli ben hayatta üç şeyden nefret ederim deyip duruyordu. Gerçi onun nefret ettiği şeyler değişiklik gösterirdi ama benimkiler öyle değil :DD

-Yumurtayla birlikte domates yemeyi hiç sevmiyorum. Ağzımın tadı bozuluyor resmen. Menemen yerken pek sıkıntı yaşamıyorum ama o kötü tat ağzıma gelince hemen bırakıyorum yemeyi :)

-Tırnak keserken ister ellerim olsun ister ayaklarım baş parmakları kesmeyi hiç sevmiyorum. Ama el mahkum kesiyorum tabii. Yoksa siz ne sandınız bakiyim? :DD

-Bulaşık yıkarken çatal, kaşık, bıçak vs. şeyleri yıkamayı sevmiyorum. Aslında toptan bulaşık yıkamayı sevmiyorum ama tabakların en azından çekilebilir bir tarafı var. Ama maalesef çatal kaşıklar öyle değil. Tek tek inceleyerek yıkamak çok can sıkıcı ama yapacak bir şey yok pek tabii :D

Öyle işte pek muhterem okuyucu. Peki senin var mı?


7 Haziran 2015 Pazar

Yaşlılar ve Anlaması Zor Kelimeler

Hadi biraz eskiye gidelim ve size hatırladıkça güldüğüm anılarımı anlatayım :)

Köyde olduğum bir zaman dışarıda oynarken, envai çeşit şey satan bir seyyar satıcı minibüsünü bizim olduğumuz yere park etti. Dışarıda anneannem ve yaşıtı kadınlar oturuyor zaten, sanırım onları görünce durdu.

Neyse minibüsün kapıları açılınca bildiğin küçük bir dükkan oluverdi :D Aklınıza gelebilecek her şey var. Herkes minibüsün başına toplandı bakınıyorlar. Yanlış hatırlamıyorsam bir tane nine torununa terlik alırken anneannem bana ''Bende sana şipdik alayım mı?'' diye sordu. Ben tabii affedersiniz mal mal bakıyorum şipdik deyince böyle değişik bir şey sandım ''Şipdik mi neymiş o?'' diye bir şey sordum yanlış hatırlamıyorsam.

Nam-ı diğer Şipdik :D (En yakın buydu benim terliklerime)
alıntı
Anneannem benim anlamadığımı görünce terlik demeye çalıştı ama bir türlü terlik aklına gelmedi ayağımdaki terlikleri işaret edip, ''Hah terlik, terlik diyorum alayım mı?'' dedi.

Sonuç; yeni bir çift terliğim oldu ama anneannemle anlaşasıya göbeğimiz çatladı. :D

Diğer anımda babaannemle ilgili :D

Yine köydeyim sanırım üç gündür de kalıyorum. Neyse babaanneme ''Yarın erken kalkalım da beni otobüse bindir. Arkadaşımın nişanı var ona gitmem lazım'' dedim.

Babaannem de ''Arkadaşın kimmiş? Seni okudu mu?'' diye sordu. Bende arkadaşımın kim olduğunu söyledikten sonra ''Ne okuması ya işte davet etti gitcem'' dedim. Babaannem beni anlamıyor ben babaannemi ''Tamam işte okudu mu seni diyorum'' diyor. :D

Yav meğer okudu mu diye sorarken davet edip, etmediğini soruyormuş. Güç bela anlaştıktan sonra ''He okudu'' dedim :D Hatta arası sıra kullandım o kelimeyi tabii şipdik kelimesi de dilimden düşmedi bir süre :DD

Şimdi her ikisiyle de konuşurken daha kolay anlaşıyorum tabii arada bilmediğim kelimeler yine çıkıyor ama anlamasam da güzel idare ediyorum :DD
Tasarım:Sawako Kuronuma