25 Eylül 2014 Perşembe

Mim; Yaz Dostum

Selamlar ben geldim. Yine bir mimle geldim evet neyse çok uzatmak istemiyorum zira yazacağım yazı çok uzun :D Bu kalbi kadar temiz mimi bana paslayan sevgili arkadaşım Şemspare'ye çok teşekkür ederim.

-Pipo, yelpaze, cahil, yastık kılıfı, sakızlı muhallebi, ehliyet, cahil ve PSY

Üstteki kelimeleri kullanarak herhangi bir yazı, şiir yazacağız mimin konusu bu çünkü, kelimeler çok zorlayıcı yalnız neyse hadi benim hikayeye geçelim.


SIKI DOST

Karşımda elinde piposuyla duran adama sıkıntıyla baktım. Kesin borç vermeyecekti. Hırıltılı bir sesle ''Ne kadar istiyorsun?'' diye sorduğunda gözlerimi yerdeki halının deseninden ayırıp adamın yüzüne ümitle baktım.

''Annemin taş plaklarını geri almaya yetecek kadar'' dedim küçük bir çocuk gibi. Bu sözlerimin ardından içten olduğuna yemin edebileceğim bir kahkaha attıktan sonra ''Diyelim ki taş plakları geri alacağım. Peki, sen karşılığında ne vereceksin?'' diye sordu. Bu soruyu bekliyordum elbette o yüzden elim boş değildi. Derin bir nefes verip ''Annemin günlüklerinden size ait olanları veririm.'' diye karşılık verdim. Birden yüzü değişti. Sanki şimdi o küçük bir çocuk oluverdi. Öyle masum ve ümitle bakıyordu ki takatsiz bir sesle ''Anlaştık'' dedi.

Yerimden kalkıp gitmek için kapıya yönelmiştim ki  kulağa dostça gelen sesini duyunca  durdum ''Bana ehliyet aldığım zamanlardaki halimi hatırlatıyorsun küçük.'' dedi. Tüm vücudumla ona bakarken konuşmaya devam etti. ''Annen... Hep zihnimde yelpazeli kadın olarak kalacak. Bedenimde tarifsiz bir heyecan ve ruhumda ise derin bir sızı.'' derin bir nefes aldıktan sonra ''Gitmeden bana sakızlı muhallebi yapar mısın?'' diye rica etti. Başımla onayladıktan sonra yabancısı olmadığım bu evin hemen mutfağına gittim.

Kısa zamanda muhallebiyi yapıp tekrar salona döndüm. Sanırım beklemekten sıkılmış olacak ki eline bir kitap almış ve okumaya dalmıştı. Geldiğimi fark edince ayağa kalktı ''Hava bugün çok güzel hadi muhallebileri al ve bahçeye gel çardakta birlikte yiyelim.'' dedi. Bu hallerine çok şaşırsam da dediğini ikiletmeden muhallebileri almak için tekrar mutfağa gitmiştim bile.

Muhallebiden koca bir kaşık alıp yedikten sonra ''Anneni hiçbir zaman üzmek istemedim. Cahildim o zamanlar ve bunun faturasını hep annen ödedi. Sana ve ona karşı her zaman üzgün olacağım küçük'' dedi buruk bir sesle.

Şaşkındım ilk defa bu kadar uzun onun yanında duruyordum ve sanırım sandığım kadar kötü birisi değildi. Nedense içimde ona şefkat beslemeye başladım ve teselli etmek istercesine ''Bunların hepsi geçmişte kaldı. Artık kendinize işkence etmenizin anlamı yok. Ben... Ben sizi affettim. Eminim annem de sizi çoktan affetti.'' dedim samimi bir şekilde. Sanırım sözlerim işe yaradı. Gözlerinin içinin gülmesinin başka anlamı yoksa tabi. ''Taş plaklar ve annenin özenle işlediği sana ait olan yastık kılıfı evine ulaştı. Bütün yaptıklarım için özür mahiyetinde ve eğer istersen sıkı bir dostluğun nişanesi olarak görebilirsin. Artık seninle dost olmak istiyorum küçüğüm.'' dediğinde neredeyse sevinç çığlığı atacaktım. Yine de gülümsememe engel olamadığım yüzümle ''Çok çok teşekkür ederim efendim. Bundan sonra sıkı dost olduğumuza emin olabilirsiniz'' deyip abartılı bir selam verdikten sonra hızla bahçe kapısına yöneldim. PSY melodili telefonum çalarken. Hayatımdaki en yaşlı dostuma el sallayarak bahçeden çıktım. Arabama atlayıp hızla evimin yolunu tuttum.

İşte bitti biliyorum saçmaydı ama aniden gelen ilham bu kadar oluyor işte benim suçum yok :P :D

Şimdi bu mimi Merve'ye Şeyma'ya ve Zazemtomb Haa? ve isteyen bütün komşulara pasladım. Mutlaka yapın bizde okuyalım neyse şimdilik hoşçakalın :)

Tasarım:Sawako Kuronuma