29 Aralık 2014 Pazartesi

D.S.K.'nin Ev Hali

Alıntı


Şuan bu yazıyı özlediğimiz karın nihayet yağması ile mutlulukla yazıyorum :D (Azcık edebiyat parçalayayım dedim fazla parçaladım sanırsam :D)

Şimdi her aile ortamında belli bir olaydan sonra ya da olay yaşanırken verdiğimiz tepkiler daha doğrusu kendimizce yaptığımız espriler vardır hah ben bizim evde yaşananları aktaracağım size (Saçmalığa bak herhalde kendi evimizdekini yazacağım sizin aile içinde nasıl saçmaladığınızı ben nereden bileyim :D Yazı çok ciddiye kaydıydı gevşetmek istedim malum eğlenceli bir şey yazmaya çalışıyoz :D)

Imm mesela annem evde şiddetli bir şekilde hapşurunca:

-Vay senelik ihtiyacını giderdi deyip hahuhahu türkçe meali hunharca gülüyorum (Bazen de bu olay korku ile sıçrama olarakta tezahür edebiliyor :D)

Bir sebze veya herhangi bir şey doğrarken canım sıkıldığında doğradığım şeye hitaben:

-Yaa uff çok sıkıcısın bebeğim.

Ya da; bir şey kızartırken:

-Ooo bebeğim çok ateşlisin ya da sana zarar vermeyeceğim sakin ol.

Net gittiği zaman modeme hitaben:

-Açeydim gollarımı getme deyeydim.

ya da internetin bağlı olduğunu göstermesi gereken sarı rengin geri gelme çabalarına hitaben:

-Gel gel sarışınım gel. (Burada konser verir gibi ya da sevgilimize serenat yapar gibi söylüyoruz.)

Annem damarıma bastığında:

-Beni dellendirme gadın.

Bazen de bildiğim ya da herkes tarafından bilinen bir şey söylediğinde:

-Hadi canım (Yalnız buradaki ilk kelimenin ilk hecesini abartıp hırıldatarak söylemek işin püf noktası)

Yine bildiğim ya da herkes tarafından bilinen bir şeyi sanki kendi çözmüş gibi söylediğinde:

-Tebrikler bizden tencere takımı kazandınız.

 Son olarak; genelde mutfakta yaşanan şarkı söyleme olayında da:

-Susmak için kaç para istiyosun gadın. (Evet bir keresinde fiyat söylediği doğrudur :D)

Ay böyle işte aklıma başka gelmedi. Biz, yani babam ve ben anneme takıldığımız için babamla böyle diyolaglarım yok ama elbette onunla da yaşadığım komik hadiseler de var.

Neyse efenim ben sizi tutmayayım kendinize iyi davranın :)

27 Aralık 2014 Cumartesi

Parasızlığın Gözü Kör Olsun

alıntı


Şu para denen illetin yüzünden bugün canım çok sıkıldı. Hani diyor ya şarkıda -Varlığı bir dert yokluğu yara- diye hah aynen öyle.

Bugün arkadaşımla çarşıya gittik. İyi, güzel de benim aklım haki yeşili pantolonda, gri renkli deri detaylı hırkada, kazayağı modelli yelekte kaldı :( Pantolonu almaya kalksam boy fakiri olduğumdan paçalarını kestirecek param kalmayacaktı. Hadi aldım paçalarını sonra kestireyim dedim diyelim ya üç aydır aldırmadığım balta girmemiş kaşlarım yine başka bahara kalacaktı. Saçlarımı da kestirecektim lakin zam dolayısıyla askıya aldım hem biraz daha uzasın diye avutuyorum kendimi.

Şimdi de varlığı dert kısmına gelirsek; bir kere yeteri kadar param olsaydı. O haki yeşili pantolonu -Ay ben bu pantolonu hangi renklerle kombin yapabilirim ki yea- ya da denediğimi farz edersek -Ay çok mu dar oldu?- -Şurası şöyle olsa daha mı iyi olurdu?- diyerek en sonunda vazgeçerdim ya da direkt alırdım.

Kazayağı modelli yelekte de nasıl kombin yaparım ya da nerede giyebilirim ya da üstüme oldu olmadı diye söylenir. Her şey tamamsa bile -Ay bir yeleğe elli lira veremem- deyip gerisin geri çıkardım mağazadan direkt. Hayır tanıyorum kendimi gri hırkada da aynı diyaloglar geçerdi büyük ihtimal. Ama benim sağım solum belli olmaz bakarsın alıvermişim :D

Bence sorun ya da adı neyse şurada; hani bir söz vardır -Bekara kadın boşaması kolay- diye hah benim durumumda aynen o param yokken bütün her şey gözüme çok güzel görünüyor ve -Ay param olsa şunu alırdım bunu da alırdım. O da çok güzelmiş-  diyorum ama param olunca da kılı kırk yarıp genelde almadan geri dönüyorum. (Yalnız o haki renk pantolonla gri hırka hala aklımda ilk fırsatta alacağım İnşAllah :D)

Böyle işte genel olarak baktığımda gerçekten para varlığın bir dert yokluğun yara.

Bu arada eğer benim gibiyseniz aklınızda kalacağına dolabınızda dursun gerçekten bak sonradan yaşanan pişmanlık hiçbir halta benzemiyor.

Neyse böyle işte kendinize iyi davranın canlar <3

NOT: Bu arada en büyük hayallerimden biri para hesabı yapmadan fütursuzca alışveriş yapmak.

26 Aralık 2014 Cuma

Google Sağ Olsun 1241524

Başlık yazının konusunu ele veriyor zaten uzatmadan hadi başlıyorum:

Özenti bir çocuğa ne yapmalı: Neye özeniyor ki? Özendiği şeye göre değişir deyip işin içinden sıyrılayım :D

Kdrama hamilelik: Hııı???

Stilist çizimleri melekler mekanı: Yanlış adreste bak merak ettim o siteyi :D

Dil okuyan ama kafası savcılıkta olan an...: İkisini aynı anda okuma imkanı yok mu?

Yeşilçam caps: Benim yaptığım yok repliklerde alıntılarım var sadece.

Öldün mü Kaldın mı: Yaşıyorum çok şükür.

Aklımdan geçen meyve bugün geldi: İyi ne güzelde neden gogıl dayıda aradın anlamadım :)

Çocuk aşklar özenti sözleri: Gülüşü cennetin fragmanı gibiydi. (Aklıma bu geldi :D)

Kısa süreliğine tatile gittim yazılı dönü... Hepsi bir tarafa cümlenin sonunu merak ettim ben :D

Seni de doğuran bir ana işte: Kim kime yaptı bu atarı acep?

Hamdolsun akrostiş: :DDDDDDDDDDDDD En çok buna güldüm sanırım.

Bir üçüz daha doğuran çift: Abovv Allah kolaylık versin çifte :D

Kulak kısacası özet tanıtımı: Ya o bu değilde bana nasıl yönlendirildi bu arama ona şaşırdım ben.

Meğer on para etmiyormuş senin aşkın: O zaman aşk değilmiş.

Arkadaşlar genelde bazılarının yaptığı: Gerisi gene yok. Özenti hareketler mi acep cümlenin sonu.

Bir kadın bir kız doğuruyor ve her doğurduğu: Ölmüyor değil mi :(

Bir çapkına kaçmış: Tam mahalle dedikodusu. :D

Karosis 365: Ne ola ki?

Uludağsözlük.com ilk günlük yazma: Uludağsözlük ne alaka?

Taze liseli kızlar: Başta hangi sapık yazdı diye atarlanacaktım ama belki wattpad hikayesi de olabilir. Olsun yine de her halükarda kulağa sapıkça geliyor.

Efsane dörtlü 2: Acep film mi? Benim aklıma BOF, AGD ve SS geldi :D

Bazen bir şeyi yapmak her şeyi doğurur: Evet olabilir. Birisi bir konuda bir adım atar ve sanki herkes onu bekliyormuş gibi kendi eteğindeki taşları döker.

Wattpad kadın karakterler: Okuduğum hikayedekilerin geneli sinir bozucuydu.

Aşk sensiz sağır popüler yayınlar blogger: Yine yanlış adreste neden bana yönlendirilmiş acaba?

Ji Chan Wook dizileri: Yine alakaya maydanoz. Imm Bekarlar Manavı, Empress Ki aklıma gelen bu ikisi.

Dsk denizli borç: Bu ne lan :DDD ilk okuduğumda baya gülmüştüm :D



21 Aralık 2014 Pazar

Tembel Blogger D.S.K.

Bloga üye olmayıpta beni takip eden var mı acaba? Hani yazdığım bir post var mı diye bakan eğer yeni yazı yazmışsam okuyup, sessizce çekip giden? Hıı...

Başlığı tembel koydum ama aslında tembellik değil benim kisi inanır mısınız yazacak bir şeyim, olay olacak bir olayım yok yahu yaprak kıpırdamıyor hayatımda artık sıkılmaktan sıkıldım öyle diyeyim. 

Bana alınmasını istediğim hediye özellikle
ortadakinin koyu rengi :D
alıntı


Aslında kızlarla hediyeleşme yaptık (yılbaşı için değil ama nefret ederim öyle şeylerden) Aldığım hediyeyi göstermeyi çok isterdim. Ama şuan paketli hemen aldığım gibi fotoğrafını çekseydim bari tüh ya olmadı o zaman şöyle yapalım bana alınan hediyenin resmini koyayım ben en geç perşembeye görebilirsiniz :) Çarşamba birbirimize vereceğiz de :DD

 Bu arada İnşAllah arkadaşım aldığım hediyeyi beğenir. Ayy bir de biz değişim fişini vermeyi de kararlaştırmıştık hani olur da aldığımız hediye beğenilmez ya da büyük veya küçük gelebilir değiştirebilelim diye ama benim aldığım kazağın değiştirme fişi yok. Benim aldığım ürünün ilk fiyatı otuz üç liraymış sonra indirime girmiş yirmi lira olmuş ödeme yaparken öğrendim. İndirimli ürünlerde de maalesef  değiştirme olmuyormuş :( Ama ben çok beğenerek aldım o kazağı standart beden yani yüzde doksan arkadaşıma olur peki ya beğenmezse :S 

Yav böyle durumlarda insan ister istemez kendi göz zevkine göre alıyor hediyeyi. Arkadaşımın belli bir tarzı yok bir de gördüğüm kadarıyla her rengi giyiyor. Benim aldığım kazak kırık beyaz krem arası bir şey. Yada aman bu kadar üstünde durmamak en iyisi baktım beğenmedi gibi nasıl olsa bende ona çıktım. Bende bana aldığını beğensem de beğenmemiş gibi yaparım ne var :P Böyle de çirkefimdir :D

Off aklıma geldi yarın yine hediye almaya gitcem :D Bizim gelin burnundan ameliyat olunca bu görev bana düştü. Ama bu seferki hediyenin mutlaka değişim fişini almam gerek çünkü kızın kilosu kırk dört mü kırk beş mi ne  aslında kafamda model belli ama pek bulamadım bulduklarım da pahalıydı para sınırlı otuz lira hadi en fazla otuz beş liralık bir şey almamız lazım. Gerçi geçen sefer vaktim kısıtlıydı yarın her yeri didik didik ararım artık :D

Ay öyle işte yoruldum :D Bu arada neredeyse herkesin yeni yazılarını okuyorum ama mesaj atmak zor geliyor. Yani bu yazıma mesaj gelmezse anlayacağım ki çok kindarsınız :D 

Neyse hadi kaçtım ben kendinize iyi davranın canlar <3




25 Kasım 2014 Salı

En Sevdiğim Yan Karekterler / Mim

Yine yeniden bir mim sayın okuyucu :D He mimlere doymadım :P Bu mimi sevgili komşularım Kore'ye Sevgiler göndermiş. Aslında mimin konusu gayet açık kdrama da en sevdiğimiz yan karakterleri yazıyoruz. Galiba ikinci erkeklerden bahsediliyor. Aha başlıyom :D


Kim Woo Bin (Mirasçılar): Oyunculuğuyla LMH ye tur bindiren bu sevimli adamımız maalesef ikinci roldeydi :( Neyse ki kendini daha fazla kişiye tanıttı (Gerçi kıskançlık damarlarım kabardı bir çok kez neyse girmeyeyim o konuya :D) Artık başroller de görmek ümidiyle :D


Yoo In Ah nam-ı diğer çılgın at :D  (S.Scandal): Bu dizideki oyunculuğu hariç diğer yapımlarında nedense bana itici gelen erkek kişisi :) Çok tatlı ve sempatik aslında ama sanırım seçtiği roller yüzünden bilemedim :) Yine de yeni projelerde görmek isterim. Bir de lütfen saçlarını kazıtma :/


Eun Shi Kyung (The King 2 Hearts): Son dakika öldürdüler ya bu adamı ağlamaktan helak olduydum :/ Tabi sonra bol bol saydırdım senaristlere bu adam ölmemeliydi ya sinir oldum bak gene. Prensesle sonuna kadar mutlu olmalıydılar :(


Soe Na Yoon (Patronu Koru): Bu ablayı yazmazsam olmazdı (bu kadının burda ne işin var diyenler için bknz: yazının başlığı :P) bu dizide o kadar şebelek ve tatlıydı ki sayesinde ikinci kadın psikolojik sorunumuzu atlattık :D Acayip sevimliydi ya geçen RM de izledim gerçek hali de bu dizideki kadar tatlıymış. Yine bu dizideki gibi bir rolde görürüz İnşAllah :)


Jo Han Chul (King of High School): Bu adam acayip komediydi ya sürekli bir göt korkusu anı anına tutmayan duyguları hele de liseli patronla olan sahneleri tam kayışı koparmalıktı :D

Sanırım bu kadar çok keyifli bir mimdi. Aslında düşünsem daha bulurum ama post için yeterli diye düşünüyorum. Ben bu mimi yapmakta hayli geciktim kim yaptı yapmadı bilemiyorum o yüzden beğenen yapsın :) Neyse öyle işte bir daha ki yazıya görüşmek üzere hoş çakalın efem :D



5 Kasım 2014 Çarşamba

Kişisel Mim

Sevgili komşum mutluluğun dibi beni mimlemişti. Yazacak pek bir şeyim olmadığı için bu mimi yapmaya karar verdim (Zaten özenti karakterime neyse ağzımı bozmayayım. Ulan yazacak bir şey bulamıyorsun mimlerle doldurdun blogu) Bu arada artık resmen avukat olmuş tebrikler canım :)

-Bu aralar hayatında neler oluyor? Seni nasıl etkiliyor bu olaylar?

Hayatımda güzel değişiklikler oldu. İnşAllah'ta böyle devam eder. Namazlarıma başladım. Aşure ayına girdik malum. Yalnız diyete giriyorum bir aşure delisi olarak işim çok zor sayın okuyucu :D

-Hayatın senin için ne kadar önem arz ediyor?

Elbette hayatım çok önemli. Ama bazen sallamadığım oluyor bazen de plan yapıp duruyorum uçlardayım yani :)

-Kendini bir kenara çekip düşündüğün oldu mu?

Evet elbette oldu. Ama o mantıklı düşüncelere hiçbir zaman uymayıp kalbimin istediği gibi hareket ettim.

-Nefret duyduğun bir alışkanlığın var mı?

Evet var. Tembel ve dağınığım :P

-Bu hafta içinde neler yaşadın?

Öyle anlatmaya değecek bir hafta geçirmedim.

-Hayat

Monoton

-Son zamanlarda bir değişikliğe uğradığını hissediyor musun?

Pek fazla değil.

-Hayattan beklentilerin neler?

Şu soru bana her zaman saçma gelmiştir. Hayat dediğin şey senin seçimlerinle ilerlediğin yoldur. Yani sana verdiği bir şey yok ki. Her şey kader nasip kısmet.

Mim bu kadardı. Yapmak isteyen herkese pasladım. Hoşça kalın :)

23 Ekim 2014 Perşembe

MİM'İK

Sevgili Kafadergi'nin başlattığı bu mimi üstüme alınarak yapıyorum :D Mutluluğun Dibi komşumdan ve diğer blogdaşlardan daha fazla yüzsüzlük yapmamaya karar verdim :) Neyse mime geçeyim:

Romantik: Bir süredir hoşlandığın biri var. Konuşmaya çekiniyorsun ama artık bu belirsiz gidişatı yönlendirmen lazım...

Eskiden öyle bir durumda kesinlikle konuşamazdım ama hislerimi de belli edemezdim. Şimdi ise gider konuşurum.

Dram: Çocukken öyle bir şey yaptı ki kuzenin senin kör olmana neden oldu. Ama bunu aileleriniz bilmiyor. Herkese her şeyi anlatır o kuzeninle konuşur musun? Yoksa acını içine atar hiçbir şey olmamış gibi kuzeninle konuşup yaşamına devam mı edersin?

Bir kere olayı anında aileme söylerim. Olayın olduğu dakikada haberleri olur. Kuzenim eğer bilerek ve isteyerek yapmadıysa pişmansa ve gerçekten pişmanlığını hissettirirse onu affederim ve eskisi gibi onunla konuşurum.

Bilim kurgu: Süper bir gücün olacak bunun ne olmasını isterdin?

İnsanların istediğim zaman zihinlerini okumak isterdim. İstediğim zaman görünmez olmak isterdim. Bir de nasıl anlatsam. Uğraşmadan istediğim dili konuşmak isterdim :D

Macera: Gece uyurken eve hırsız girdiğini fark ediyorsun. Dahası hırsızın odana süzülüp, çekmecelerini karıştırdığını duyuyorsun. Ne yaparsın?

Fark ettiğim an çığlığı basardım galiba. Tabi sonradan pişman olurdum büyük ihtimal :D

Komedi: Resmi bir ortamdasın. Deri koltuğa oturduğunda koltuktan ses çıktı. Ama herkes o sesin senden çıktığını öğrenmiş olabilir...

''Ay bu deri koltuklarda insan kıpırdamaya korkuyor.'' derim :D

Korku: Elinde bıçak olan bir katil üzerine doğru geliyor. Kurtulmak için ne dersin?

''İdam mahkumlarının bile son arzusu soruluyor. Bana da öyle bir hak tanıyamaz mısın?'' diye sorarım sanırım :)

Bu kadar bu mimi vivaya, bir deliden inciler ve yapmak isteyen herkese pasladım :)

Benim Çiftlerim (Dizilerdeki Favori Çiftlerim) Mim

Selamlar. Nasılsınız? Sevgili blogdaşım Uçay beni miladdan önce şu yazısıyla mimlemiş. Benim nasıl gözümden kaçtı hiçbir fikrim yok :( Sağ olsun bana haber verdi bende araştırıp buldum bana paslanan mimi :) Mimin konusu ise Kdrama da sevdiğimiz çiftler hadi bakalım:

Secret - başkan ve acıların kadını

Bu diziyi tek geçerim. Bu çift çok çekti. Hala açıp açıp izlerim ne diziydi be :)

Pasta -  Şef ve Balık :)
Çok şapşiriklerdi ya kız çok saf şef de aşırı tatlıydı. İzlemeye doyamadığım çiftlerdendi kendileri :)

Çatı Katı Prensi - Prens ve Park Ha

Buldukları her fırsatta didişirlerdi :D Ama acayip sevimliydi ikisi de :) Merakla seyrettiğim bir diziydi :)

Prensesin Aşkı - Prenses ve profesör

Yok böyle bir dizi sayın okuyucu her sahnesi efsane bence. Oyunculuklar müthiş konu işlenişi on numara eğer izlemediyseniz şiddetle tavsiyemdir :)

Wild Romance - Beyzbol oyuncusu abi ve koruması olan kız (İsim özürlüyüm bakmakta zor geliyo :P)
Bir şapşirik çift daha :D Özellikle ablaya bayıldım :D Tekrar tekrar sevdiğim bölümlerine baktığım dizilerden :)

Reply 1997 - İsimlerini vermek istemiyorlar :D
Valla erkek olsam bir kızın bana resimdeki kızın davrandığı gibi davranmasına izin verir miydim bilmiyorum :) Ama çocukluktan beri beraberler artık anlaşma şekilleri öyle olmuş ''Ay neden bahsediyor bu kız?'' diye sorarsanız cevap dizide ayrıca bu diziyi de tekarlamışlığım doğrudur :D

Saraydaki Mücevher - Cangema ve saray muhafızı

Ben bu adamın aşkına hayrandım. Cangema'nın başı dertteyse nerede olduğunu, kim olduğunu unutuyordu ve Cangema'nın imdadına yetişiyordu. :D Ayrıyeten harika bir dizidir tavsiye ederim :)

Düşlerimin Prensi - Çeyang ve Prens Shin

Prens tam bir soğuk nevaleydi. Ama Çeyang'ın yanında oğlan çocuğu oluyordu kızı sürekli kandırıyordu :) Ayrıca benim ikinci dizimdir ve yeri ayrıdır bu çifti de çok sevdim ve bol bol güldüm onlara mutlaka izleyin :)

Son olarak;

My Name is Kim Sam Soon

Bu çiftte çok eğlenceliydi. Özellikle ablaya çok gülmüştüm :D Bu dizi de tavsiyemdir :)

Bu kadar. Çok eğlenceli bir mimdi. Fark ettim de bütün dizileri önermişim ama hepsi de çok çok sevdiğim dizilerdi ki sevmemde bu çiftlerin rolleri büyük. Bu mimi Bir Fanboyun GünlüğüŞemspare'ye ve üstüne alınan bütün komşulara pasladım. Hoşçakalın :)

17 Ekim 2014 Cuma

Karışık Yazı

Selamlar :) Nihayet pazartesi günü ehliyetimi çıkarttırıyorum :) Bugün vesikalık çekinmeye gittim bildiğin acıların kadını styla çıkmışım :D

Geçenlerde resimlerde güzel çıkmanın on yolu gibi bir yazı okudum. Yok işte rahat olmalıymışız, rahat olamıyorsak fotoğraf çekinmiyormuş gibi davranmalıymışız falan ama nerdee.. Gittim oturdum tabureye böyle bir kasılma, bitse de gitsek, oflamalar puflamalar sonuç berbat :(

Hayır sevmiyorum fotoğraf çekinmeyi ama çirkin çıktığım için mi yoksa çekmeyi daha çok sevdiğim için mi bilemiyorum. Üzüntüm ehliyetimde o iğrenç fotoğraf olacak :( Neyse en azından ehliyetime kavuşacağım diye sevineyim bari :)

Ay birde bugün parmağımı kestim :( Her şey o kaşar poşetinin yüzünden oldu şuan parmağım sızlıyor ve hafif şişlik var :( İşin garibi parmağımı kestim teyzem, halam ikisi de ''Bana söyleseydin ya niye kendim keseceğim diye uğraştın'' diye kızdılar :D

Dün markette kitapları incelerken hemen yan tarafta kocaman sepetin içinde ev terlikleri vardı başında da bir tane adam terlik deniyor. Ha dur ben bir ara kasanın oradaki annemin yanına uğramıştım. Neyse daha işimizin olduğunu öğrenince tekrar kitapların olduğu reyona gittim adamın yanından geçerken tuhaf bir ses çıktı. Ses denediği terliklerden mi yoksa başka bir yerden mi geldi bilmiyorum. Ben duymamazlıktan gelmeyi tercih ettim :) Muhtemelen terliklerden geldi o ses.

Bir tane daha var markette yaşadığım anım. Olay şöyle oldu:

Biz annemle alışverişteyiz. Neyse işimiz bitti bir baktık deyim yerindeyse bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor. Biraz dinmesini bekledik ki bir çok müşteri vardı kimse de çıkmadı dışarı zaten :D Neyse bir tane adamın telefonu çaldı. Karşı taraf sanırım nerede olduğunu sordu. Adam gayet rahat ''Yav sorma arkadaş bankada kuyruktayım bir bitmedi.'' falan diye yalan söyledi :) Sonra işte ''İşim biter bitmez geleceğim'' falan dedi telefonu kapattı. Zaten adam bankadayım deyince hepimiz kulak kabarttık :D Bayan müşterilerden biri ''Beyefendi yalan söylemek ne kadar kötü bir davranış'' falan dedi. Abi hafif sırıtarak ''Biliyorum da...'' dedi muhtemelen cümlenin devamı mecbur kaldım gibi bir şeydi :)

Böyle işte belki yazınca pek komik gelmemiştir ama o zamanı yaşarken çok komikti :) Neyse kendinize iyi bakın görüşmek üzere :D

15 Ekim 2014 Çarşamba

Beklediğim Diziler

Geçen yazdığım bu postun ikincisinde bahsettiğim dizilere nedense bakmadım :) Filmler desen hala bekliyorum :D Bakalım şimdi yazacağım posttaki listeye sadık kalabilecek miyim? :D


Dizinin adı Hyde Jekyll, I başrolde hyun bin var. Han Ji Min ablaya teklif götürülmüş olumlu bakıyormuş projeye hadi hayırlısı :)

Konusu: Han Geu Roo iki farklı kişiliğe sahip olan bir adama aşıktır. İki farklı kişilik Hyun Bin oluyor. Karakterinden biri Ji Gil soğuk huylu bir yazarmış. Diğer kişiliği ise Ha Yi Doo olup tatlı ve masum bir karakterdir.

Bakalım merakla bekliyorum bu ikiliyi tamda geçenlerde Han Ji abla niye dizi çekmiyo ya diye üzülürken bu haber çok iyi geldi :D


Bu dizinin adı da Modern Farmer oldukça kalabalık bir kadrosu var yalnız beni fragmanları çok güldürdü. :D İlgilenenler için baş rollerdeki karakterlerden biri de Hong Ki :)

Konusu: Bir kaçış yolu olarak akıllarını toparlamak için kırsal alana yerleşen bir rock grubunun hayallerini, arkadaşlıklarını ve aşklarını anlatmaktadır.

Dediğim gibi fragmanları oldukça komikti bakalım nasıl olacak? :D

Buda fragmanı :)


Son olarak Mr. Baek dizisini bekliyorum konusu fantastik bir şeye benziyor :) Rol için önce ji chang wook'a teklif gitmişti sanırım olmamış şuan baş rolde lee joon görünüyor. Gerçi benim için fark etmez lee joon olmasına da sevindim :D Bayan karakter ise FLY dizisinin kadın karakteri jang na ra :)

Konusu:  Dizi ikinci bir şans verilen  yetmiş yaşındaki Baek Ho karakterini konu alıyor. Otel Ceo'su olan bu dede otuzlu yaşlarına geri dönüyor yalnız tek farkla artık otelin sahibi değil. En alt kademede çalışan biri olarak :)

Bu kadardı :D Yazım için aldığım tüm bilgiler Yeppudaa sitesine aittir.  Merakla bekliyorum. Aslında konusu eklenmemiş ama afişteki oyuncular sayesinde merak ettiğim birkaç dizi daha var eklenince burada paylaşırım belki :)

Kendinize iyi davranın görüşmek üzere :D

14 Ekim 2014 Salı

Mim; Yiyecek ve İçecekler

Sevgili vivanın yaptığı bu mim bana çok eğlenceli geldi  homini gırtlak bir insan evladı olduğum için hemen kaptım bu mimi :D Zaten bayılıyorum mim yapmaya :D Neyse hadi mime geçelim:

-En sevdiğiniz yemek: Hımm patates ve patlıcanla yapılan türlüyü çok severim. Bir de yeşil fasulye yemeğini :)

-En sevdiğiniz tatlı: Neredeyse sütlü tatlıların hepsi kazandibi, sütlaç, tavuk göğsü, keşkül, muhallebi bu liste uzar gider böyle :D Sütlü tatlılar dışında aşure delisiyimdir :D

-Siz çocukken anneniz sizi: Ben çocukken annem ay hiç hatırlamıyorum :)

-Çocukken de Şimdi de: Greyfurtu, sirkeyi sevemedim gitti.

-Yemeği sevdiğiniz ilginç şeyler: Yemek değilde süte pekmez karıştırıp içmeyi çok seviyorum :) Bazen de tarçınlı içiyorum :D

-Türk mutfağı dışında sevdiğiniz mutfak: Öyle başka ülkelerin yemeklerini yemedim yediysem de bilmiyorum :D

-Yemeği sevdiğiniz en sağlıksız şey: Sağlıksız bir sürü yiyorum herhalde sanırım en sağlıksızı geçen kurban bayramında da yediğim külbastı olsa gerek :D



-Alerjiniz: Aslında çok hassas bir yapıya sahibim ama bak Allah'a şükür hiçbir yiyeceğe alerjim yok. Yalnız herhangi bir besini biraz aşırı yiyince vücudumda kızarıklıklar oluyor :D

-Kitap okurken, film izlerken vs. elinizin altında bulunmasını istediğiniz şeyler: Film izlerken patlamış mısır favorim :D Kitap okurken meyveli jöle ya da tuzlu herhangi bir şey aklıma gelmiyor şimdi :D

-En sevdiğiniz meyve: Muşmula, elma, kara erik ve mandalina :)

-En sevdiğiniz atıştırmalık: Çikolata ama içinde mutlaka fındık veya fıstık olmalı ve hurma şekeri :D

-En sevdiğiniz içeçek: Pekmezli süt, meyveli soda, hoşaf, limonata, ayran ve tabi ki de su :DD

-Asla yemeyeceğim ve içmeyeceğim dediğiniz şeyler: Yemek olarak aslında asla demeyi sevmem mecbur kalmadıkça diyeyim bamya yemeği ve bakla içecek olarak kola, portakallı meyve suyu (Taze sıkılmış hariç) bu kadar sanırım :)

-Sonsuz tane de olsa yiyeceğiniz şey: Sanırım hurma şekeri :D

-Çorbaların kralı: Yayla çorbası ve ezogelin çorbası.

-Kahvaltıda tercih ettiğiniz şey: Simit ve çay :)

-Açken ben: Bazen hiç önemsemem bazen de canım ne çekiyorsa pişirir yerim bazen de olanlarla idare ederim :)

-Bir keresinde yemek yerken: Evde yalnızdım ve tek başıma kahvaltı yapacaktım sular kesikti evin girişinde su kesilmesine tedbir olarak beş kiloluk plastik bidonlara su stoklardık. Ben o bidonlardan birini kullanıp çay yaptım. Bir güzel kurdum sofrayı bardağımı doldurdum bir güzel şekeri de attım sonra çayın tadına bir baktım öğğkk meğersem kullandığım bidondaki su annemin turşu yapmak için hazırladığı tuzlu suymuş ay iğrençti çok yaa ıyyk :S :D

Neyse mim bu kadardı mimi Aslı'ya, Sade ve Derin'e, dizikolik ve son olarakta Mutluluğun Dibi komşuma pasladım gitti. Ama isteyen herkes yapabilir tabi :)

12 Ekim 2014 Pazar

Kitap; Aşkın Baharına Uyanmak


Bir adet Alexander Daniel Christian alabilir miyim acaba? :D Hannah kayınvalideciğim ol beya :D

Görüldüğü üzere fena halde abayı Alex'e yaktım. :D O bana yeşil yeşil baksın bende ona bak yeşil yeşil şarkısını söyleyeyim :DD

Ay saçmalamaktan asıl konuya gelemedim bir türlü :) Neyse Öhömm:

Kitap yine tarihi bir roman böyle türleri nedense okumayı daha çok seviyorum :) Konusu ise:

Lauren amcasının baskısıyla anlaşmalı olarak yaşlı bir kontla evlenir. Aradan bilmem kaç zaman geçtikten sonra zaten bir ayağı çukurda olan kont ölür. Lauren anlaşmanın şartını yerine getirmediği yani bir varis doğurmadığı için konttan kalan mirası kabul etmez. Etmez ama ailesinin yanına tekrar dönünce aslında bu paraya ne kadar ihtiyacı olduğunu görür lakin yine de kabul etmez.

Öte yandan adını unuttuğum ve bakmaya erindiğim bir kızla nişanlı olan dük Alex'in yolu bizim kızın fakirhanesine düşer. İkisi de ilk görüşte aşık olmuşlardır birbirlerine adam kadının kontes kadında adamın dük olduğunu bilmeden aralarında bir şeyler filizlenir. Alex'in işinin bitip gitmesiyle her şey yarım kalmıştır ama Lauren amcası ve kardeşi Paul'ün Lauren' e yeni eş bulmak için Londra'ya gitmeleriyle tekrar karşılaşırlar. Ama onların aşkları imkansızdır mı acaba?

Neyse böyle bir konu işte kitabın yazarı Julia London kitap 432 sayfa son yerleri gereksiz uzatılmış diyen bir kaç yorumla karşılaştım. Evet sonlara doğru hadi artık birleşsinler diye demedim değil ama yazar başka türlü nasıl bağlayabilirdi fikrim yok zaten sevgili hannah olmasa zor birleşirlerdi :) Bir de bu büyük aşkın mimarı olan Lucy'i unutmamak gerek hahahahah

Lauren çok tatlı bir kızdı her duruma şiir yada romandan yada şekspırın oyunlarından alıntı yapıyordu :) Üstelik beş veya altı olması lazım yetim çocuğa annelik ablalık yapıyordu. İlişkileri çok güzeldi gerçekten :)

Neyse Alex'ten bahsedeyim birazda çarpıldım bu adama yaa Lauren'in peşinde evlendiği kontun yeğeni dolaşıp duruyor adamın adı Magnus mu neydi Alex inadına Madgoose diyordu ahahha son anlardaki  kızgınlığında da haklıydı bence :D

Böyle işte tavsiyemdir okuyun hele bu türü sevenler için birebir diye düşünüyorum :D

11 Ekim 2014 Cumartesi

Kitaplı Mim

Yağlı boya kadın tablolarını nedense çok beğeniyorum :D

Selamlar yine ben :D he yine mimlendim :) Ama aklıma mim konusunda uçuk fikirler geliyor yakında tuhaf bir mim hazırlayıp paslayabilirim haberiniz ola :D Neyse blogdaşım mutluluğun dibinin bana pasladığı mime geçeyim ben başlıktan da anlaşılacağı üzere kitaplarla ilgili bir mim hadi başlıyorum: (Sen bir daha giriş yapma :P)

1-) İlk hayranlığım: Bugüne kadar birçok kitap okudum ama öyle derinden etkileyen tekrar tekrar okumamı sağlayan bir kitap yok sanırım. Yalnız en son okuduğum secdede son nefes beni çok etkiledi tekrar okur muyum emin değilim. Çünkü hafızam sağ olsun unutmamı engelliyor. Fil hafızama selamlar :D

2-) Favori serim: Ben genelde seri olduğunu bilmeden okuyorum :) Baya önce aldığım Cadı isimli kitap serinin ikincisiymiş sonradan öğrendim gerçi o kitabı bitiremedim çok sıkıldım. Bu yüzden de serinin ilk kitabına hiç ilgi duymadım. Diğeri Bir Çapkına Vuruldum aslında bu kitabı çok beğendim ama diğer serileri pek dikkatimi çekmedi. Kitabı aldığımda kesin serilerini de okurum diyordum ama geçen rast geldim hiç cezbedici gelmedi :( son olarak da Görücü Usulü Aşk kitabının Vuslat Vakti diye serisi var hala merak ediyorum Nazlı'nın seçimini yalnız favorim olur mu bilemem :D

3-) Favori Kitabım: Kitabı okumadım ama Sıcak Ayaz kitabının okuduğum bütün alıntılarını çok beğendim okumak istiyorum o kitabı :D Onun haricinde İncir Kuşları sanırım :D

4-) Favori erkek karakterim: Kitabını okumadım ama Aşk ve Gurur'da ki Bay Darcy <3 diyorum filmini çok beğendim :) Ama sayılmazsa Tehlikeli İlişkiler'de ki Adrian diyorum :D

5-) Favori bayan karakterim: Bir Çapkına Vuruldum Leydi Amelia :)

6-) Favori okuma saatin: İkindi üzeri mümkünse balkon veya terasta :D

Aha bitti ya sıra geldi çokça unuttuğum paslama kısmına :) Sanırım yirmi kişiyi mimlemem lazım hadi bakalım :D

Ay bağlantı eklemek acayip zor geldi :D mutluluğun dibi bacım helal olsun sana valla :D Bende tüm takipçilerimi mimledim mutlaka yapın okuyalım :D

8 Ekim 2014 Çarşamba

Google Sağ Olsun 2

Daha önce paylaşmıştım google yönlendirmesiyle bloguma ışınlanan insanları şimdi de baya gelen oldu bu seferkiler biraz daha eğlenceli şeyler yazmış :D

Lee Bo Na dan Chan Young The Heirs: Ne demek istemiş hiçbir fikrim yok sanırsam lee bo na ve chan young gibi bir şey zaten sevilesi diğer çiftler postumda varlardı işine yaramadı sanırım arayan kişinin :D

Gakuen Alice: Acep seyretmek mi istiyordu? Neyse aradığı burda yok sanırsam :D

Uçur Beni Manda Uçar mı Lan?: Bu yeşilçam repliğini paylaşmıştım. Yalnız direkt böyle mi aratmış :DD

Trt Okul2014 kore dizileri ve saatleri: Trt okul hala kdrama yayınlıyor mu?

Anima ask görüntüsü: Derken gülüm?

Kpop blogları: Öyle pek grup tanımıyorum yardımcı olamiciiim :(

Kaderimizde konuşmalarımız var mı?: Öhömm şimdi kader dediğimiz olay falan diye lafa girermişim :)))) Konuşursanız elbette kaderdir :)

Akrotes Akadlar: Ne demektir arkadaşım araştırdım google dayıya sordum ama pek bir şey anlamadım aydınlatın beni lütfen :D

İm Me Ah Ri giyimleri: Bende çok beğenirdim AGD dizisinde çok güzel giyiniyordu gerçekten :)

Agrostik hikayeler: Sanırım akrostiş demek istemiş. Evet öyle tuhaflık yaptığım doğrudur :) ismini gönder senin için de yazayım kankeyta :D

Ayy bitttii :( çok eğlenceli oluyor ya mutlaka istatistikliklere bakıyorum. Daha arapça falan vardı onu paylaşmadım. :D Translate sayesinde öğrendim ne demek istenmiş ama hatırlamıyorum zaten alaksız bir şeydi :D


3 Ekim 2014 Cuma

Hayırlı Bayramlar



Efenim kurban bayramımız hepimiz için musmutlu geçer İnşAllah bu tatilde bol bol eğlenmeniz dileğiyle. Hayırlı bayramlar :)

1 Ekim 2014 Çarşamba

Secdede Son Nefes; Kitap


Çok güzel bir kitaptı. Yemin ediyorum tutmasam kendimi hönkürerek ağlayacaktım. Hayatı boyunca her şeye sahip olmuş İlkay'ın aşk sayesinde ilahi aşkı bulması kadın anlattıkça ben bittim.

Üstelik yaşadığı ilahi olaylar beni benden aldı. Gıpta ettim imanlarına. Hele aşık olduğu Mustafa'ya ne desem hangi kelimeleri kullansam yeterli değil anlatmaya.

Kah tebessümle kah hüzünle çokça ağlamayla başlar başlamaz bitirdim. Zaten yüz elli sekiz sayfa kadar.

Bir de merak ediyorum acaba İlkay Hanım ebedi saadete ulaştı mı?

Rabbim bizlere de böyle bir iman, haya, edep, teslimiyet ver amin.

''Allah var keder yok.'' ne kadar güzel bir söz. Kederlendiğimizde aklımıza gelmesi ümidiyle.

Bu kitabı mutlaka ama mutlaka okuyun. Ayrıca yaşananlar kurgu değil gerçek.

26 Eylül 2014 Cuma

Akrostiş Hikaye 2

Daha önce şu yazımda bir tane yazmıştım. O yazımı başka bir sitede yayınlayınca oradaki arkadaşımdan birine de ''İstersen senin içinde bir tane yazayım'' dedim. Nihayet uzunca bir süreden sonra yazdım. İlk başta pek içime sinmese de toplu halde okuyunca beğendim :D Bakalım sizler ne diyeceksiniz :)

1. bölüm

Sudaki yansımasına baktı uzun bir süre

Üşüyen ellerini birbirine ovuşturarak ısttı

Mutlu değildi çok uzun bir süredir.

Eksik hissetti kendini halada hissediyordu.

Yarınlar onun umut kapısı olmuştu. Sıkı sıkıya kilitli olduğunu bildiği halde.

Rüzgar esti hafiften düşüncelerinden sıyrıldı Sümeyra gitmesi gerekti artık.

Aynada bakamadığı yüzüne suyun yansımasından tekrar baktı ve takatsiz adımlarla yürümeye başladı.



2. Bölüm

Sessizce ağlamaya başladı ne zaman buraya gelse ağlayarak geri dönerdi zaten.

Üzerindeki etkiyi daha çok arttırmıştı soğuk. Fakat genç kızın umurunda bile değildi.

Mevsim yaz olsa bile insan eksikse her daim üşürdü. Alışmıştı bu duruma lakin yine de tam olmak istiyordu.

Eksiliğini her geçen gün daha çok hissediyordu. Bu yüzdende sürekli lanet ediyordu o güne.

Yalnızlık zihninde anne ve babasının öldüğü gün bedeninde tarifsiz bir acı ve ruhunda ise derin bir yaraydı.

Rahat bir yaşamı olmuştu o kara güne kadar. Şimdi ise tutunacak tek bir şeyi yoktu.

Ama kabul etmişti artık umut yoksa Sümeyra da yoktu. Hızlandırdı adımlarını nereye gideceğini çok iyi biliyordu.


Final

Sonunda geldi her şeyin biteceği yere. Gülümsedi genç kız artık üzülmek yoktu.

Ümit etmek, bunun için sebepler aramak zorunda olmamak rahatlatmıştı huzur vermişti bu düşünce.

Memnun bir ifadeyle yavaş yavaş yaklaşmaya başladı sona.

Elini tuttu bir el anlık bir sürede. Şaşırdı genç kız. Hemen döndü arkasına kimdi bu hadsiz?

Yapma dedi genç adam. Gencecik yaşına yazık.

Rahat bırak beni diye bağırdı Sümeyra. Ne yaşadığımı biliyor musun? diye isyan etti.

Atlayacaksan beraber atlayalım o zaman dedi genç. Kızın afallamış yüzüne bir gülümseme bahşetti ardından. Sıkıca tuttuğu bileğinden kendine çekip kulağına fısıldadı genç kızın ''Artık tamamız.''

Böyle işte İnşAllah arkadaşımda beğenir :)


25 Eylül 2014 Perşembe

Mim; Yaz Dostum

Selamlar ben geldim. Yine bir mimle geldim evet neyse çok uzatmak istemiyorum zira yazacağım yazı çok uzun :D Bu kalbi kadar temiz mimi bana paslayan sevgili arkadaşım Şemspare'ye çok teşekkür ederim.

-Pipo, yelpaze, cahil, yastık kılıfı, sakızlı muhallebi, ehliyet, cahil ve PSY

Üstteki kelimeleri kullanarak herhangi bir yazı, şiir yazacağız mimin konusu bu çünkü, kelimeler çok zorlayıcı yalnız neyse hadi benim hikayeye geçelim.


SIKI DOST

Karşımda elinde piposuyla duran adama sıkıntıyla baktım. Kesin borç vermeyecekti. Hırıltılı bir sesle ''Ne kadar istiyorsun?'' diye sorduğunda gözlerimi yerdeki halının deseninden ayırıp adamın yüzüne ümitle baktım.

''Annemin taş plaklarını geri almaya yetecek kadar'' dedim küçük bir çocuk gibi. Bu sözlerimin ardından içten olduğuna yemin edebileceğim bir kahkaha attıktan sonra ''Diyelim ki taş plakları geri alacağım. Peki, sen karşılığında ne vereceksin?'' diye sordu. Bu soruyu bekliyordum elbette o yüzden elim boş değildi. Derin bir nefes verip ''Annemin günlüklerinden size ait olanları veririm.'' diye karşılık verdim. Birden yüzü değişti. Sanki şimdi o küçük bir çocuk oluverdi. Öyle masum ve ümitle bakıyordu ki takatsiz bir sesle ''Anlaştık'' dedi.

Yerimden kalkıp gitmek için kapıya yönelmiştim ki  kulağa dostça gelen sesini duyunca  durdum ''Bana ehliyet aldığım zamanlardaki halimi hatırlatıyorsun küçük.'' dedi. Tüm vücudumla ona bakarken konuşmaya devam etti. ''Annen... Hep zihnimde yelpazeli kadın olarak kalacak. Bedenimde tarifsiz bir heyecan ve ruhumda ise derin bir sızı.'' derin bir nefes aldıktan sonra ''Gitmeden bana sakızlı muhallebi yapar mısın?'' diye rica etti. Başımla onayladıktan sonra yabancısı olmadığım bu evin hemen mutfağına gittim.

Kısa zamanda muhallebiyi yapıp tekrar salona döndüm. Sanırım beklemekten sıkılmış olacak ki eline bir kitap almış ve okumaya dalmıştı. Geldiğimi fark edince ayağa kalktı ''Hava bugün çok güzel hadi muhallebileri al ve bahçeye gel çardakta birlikte yiyelim.'' dedi. Bu hallerine çok şaşırsam da dediğini ikiletmeden muhallebileri almak için tekrar mutfağa gitmiştim bile.

Muhallebiden koca bir kaşık alıp yedikten sonra ''Anneni hiçbir zaman üzmek istemedim. Cahildim o zamanlar ve bunun faturasını hep annen ödedi. Sana ve ona karşı her zaman üzgün olacağım küçük'' dedi buruk bir sesle.

Şaşkındım ilk defa bu kadar uzun onun yanında duruyordum ve sanırım sandığım kadar kötü birisi değildi. Nedense içimde ona şefkat beslemeye başladım ve teselli etmek istercesine ''Bunların hepsi geçmişte kaldı. Artık kendinize işkence etmenizin anlamı yok. Ben... Ben sizi affettim. Eminim annem de sizi çoktan affetti.'' dedim samimi bir şekilde. Sanırım sözlerim işe yaradı. Gözlerinin içinin gülmesinin başka anlamı yoksa tabi. ''Taş plaklar ve annenin özenle işlediği sana ait olan yastık kılıfı evine ulaştı. Bütün yaptıklarım için özür mahiyetinde ve eğer istersen sıkı bir dostluğun nişanesi olarak görebilirsin. Artık seninle dost olmak istiyorum küçüğüm.'' dediğinde neredeyse sevinç çığlığı atacaktım. Yine de gülümsememe engel olamadığım yüzümle ''Çok çok teşekkür ederim efendim. Bundan sonra sıkı dost olduğumuza emin olabilirsiniz'' deyip abartılı bir selam verdikten sonra hızla bahçe kapısına yöneldim. PSY melodili telefonum çalarken. Hayatımdaki en yaşlı dostuma el sallayarak bahçeden çıktım. Arabama atlayıp hızla evimin yolunu tuttum.

İşte bitti biliyorum saçmaydı ama aniden gelen ilham bu kadar oluyor işte benim suçum yok :P :D

Şimdi bu mimi Merve'ye Şeyma'ya ve Zazemtomb Haa? ve isteyen bütün komşulara pasladım. Mutlaka yapın bizde okuyalım neyse şimdilik hoşçakalın :)

21 Eylül 2014 Pazar

Türkan Şoray Giflerim

Bugün yazasım var tutmayın beni :D Aslında bu gifleri yapalı uzun bir zaman oldu hatta google+ hesabımda paylaştım neyse içimden geldi burdanda paylaşmak istiyorum. :DD

Bu gifi ve diğer paylaşacağım iki gifi de film videosundan yaptım. Yalnız bu gif diğerlerine göre yapımı daha kolay olandı.


Bu gif ise aynı filmden hatta üstteki gifin bir kaç dakika önce ki sahnesi. Bu gifi yapmak çok zordu çünkü bütün mimiklerini yakalamak uff düşündükçe sıkıldım :D Kaydetme ve birleştirmede sıkıntı yaşamadım Allah'tan.


Bu gif ise Karagözlüm filminden şu kısacık gif belki bir saatimi almıştır.










Gif gerçekten sabır işi şuan bu gifleri yaparken ki halimi düşündüm de nasıl sabretmişim şaşıyorum. Görüntü rengini ayarlamak, fotoğrafları kırpmak sonra birleştirmek ay yazarken sıkıldım :D Ama tabi görüntü kalitesi pek iyi değil giflerin zaten ilk iki gifin videosunun görüntü kalitesi pek iyi değildi. Elimden geldiğince ayarlamaya çalıştım ama bu kadar oldu. Neyse bunlar acemilik ürünü zamanla daha iyi olurum İnşAllah :)

Öyle işte bu arada Türkan Şoray'ı çok beğeniyorum koyu fanı değilim. Sadece görsel olarak bir de oyunculuğu Devlerin Aşkı bu giflerini yaptığım iki film birbirlerinden güzel. Bu arada İlk gif Zulüm filminden :)


Mim



Evet uzun bir aradan sonra mim yapmanın sevincini yaşıyorum :D (Giriş yapmaktan nefret ediyorum :P) Daha önce yaptığım O mu Bu mu mimine çok benziyor bu arada canım blogdaşım dördüncü tekile teşekkür ederim (ç)almama izin verdiği için :DD Hadi başlıyorum şakşakşak

-Canan Tan mı Debbie Macomber mı?

İşin aslı ikisini de tanımıyorum. Burdan hayranları varsa kusura bakmasın falan :P O yüzden pas :)

-Küpe mi kolye mi?

Açık ara farkla küpe aşırı seviyorum kolyeyi de severim ama küpe olmazsa olmazım.

-Gelecekteki hedefin nedir?

Plan yapan hedef belirleyen biri olmadım hiç. Anı yaşıyorum ve sanırım gelecekte de anı yaşayan o lükse sahip olan biri olarak hayatını devam ettiren birisi olmak istiyorum.

-Bira mı sigara mı?

İkisi de değil.

-Blogunun ismi neden bu?

Gayet açık daha önceki bir mimde de cevap vermiştim. Kısaca tekrar bahsedecek olursam özentiyim. Blogumuda sırf özentilikten açtım şimdi ise vazgeçilmez oldu benim için.

-Favori makyaj malzemen/malzemelerin?

Çok sık makyaj yapmamakla birlikte rimel ve göz kalemi diyorum. Birde becerebilseydim eyeliner derdim :D

-Gerçek aşk bana göre...

O'dan başkasını görmemektir.

-Yabancı dil mi anadil mi?

Anadil elbette ama diğer dillere de merakım var.

-Kuzey Amerika kıtası Güney Amerika Kıtası mı?

Güney Amerika kıtası çünkü Hawaii orada :DD

-Kurşun kalem mi uçlu kalem mi?

Fark etmez ki kağıda düşüncelerimi dökmemi sağlayan her türlü kalem kabulümdür tükenmez, pilot keçeli yeter ki kalem olsun. Ay aklıma idealinizdeki sevgili nasıl olmalı sorusuna nefes alsın yeter cevabı geldi :DD

Neyse mim bu kadardı isteyen herkese pasladım kolay gelsin :)

15 Eylül 2014 Pazartesi

Wattpad Şukelaları

Uzun bir aradan sonra merhaba nasılsınız bakalım :)

Ben iyiyim hamdolsun bugün sizlere wattpad sitesinde sevdiğim iki hikayeyi anlatmak istiyorum hikayelerden birinin adı Kızıl Ayaz diğerinin ise Siyah Beyaz

Konuları hemen hemen aynı tabi farklılıklar da var ama anlatım tarzlarına bayıldım resmen sanki elimde kitap öyle okuyorum arada kendimi kaptırıp dizi izliyomuşum gibi de oluyor :)

Önce Kızıl Ayazla başlayayım:

Sevgili noktavirgülün romanı tanıtım yazısını okurken -Abdi- adı geçince kesin dedim köyde yaşanan bir aşk hikayesi başrol bayanın adı da Hazer olunca bu tezimi kendi kendime sağlamlaştırdım :D Neyse dedim okuyayım bari (Ay ne nazlıymışım ha sanki zorla okutuyorlar :P) ilk bölümden içine çekti beni öyle böyle değil hele Abdi ve Hazer'in dostluğu kendilerine has anlaşma yöntemleri bittim bu ikiliye birazda konusuna değinecek olursam: Hazer Durukan yeraltı aleminden olan Sedat nam-ı diğer Kabil'in yeğeni ama evlat edinmiş Hazer'i boşuna lakabı Kabil değil kardeşini öldürdükten sonra alıyor bu lakabı zaten Hazer'e en büyük iyiliği onu Abdiyle tanıştırarak yapıyor bence sonra Bora giriyor Hazer'in hayatına bir zamanlar deli gibi sevdiği kocasının kardeşi sonradan öğreniyor bu durumu Bora katıksız odun kadına yapmadığı kalmadı ama şimdi araları iyi :) şimdiye kadar yirmi dört bölümü yayınlandı merakla diğer bölümleri bekliyorum. İnşAllah tez zamanda Abdi başının belası bir kızıl hatun bulur kendine :D

Anlatmak istediğim çok şey var mesela Hazer çok açık sözlü bu hallerine bayılıyorum diğer karakterler gibi mıymıntı değil. Abdi gerçek bir arkadaş ağabey Hazer'e tek dostu. Ne bileyim ya çok sevdim işte size bir alıntı yapıp diğer hikayeye geçeyim:

İçi kor dışı kor yangınların arasında kendini adama teslim etti Hazer. Toprak insanın başlangıç maddesini oluştururdu. Bütün başlangıçları Bora olmuşsa o halde Hazer'in toprağı Boraydı. İnsan susuz ölürdü. Adam kadından her ayrıldığında kadın ölecek gibi hissediyorsa o halde Bora Hazer'in suyuydu. Onsuz her şey anlamını yitiriyorsa aşktı o halde Bora Hazer'in her şeyiydi. Bütün evvelini silip sadece kendisini bırakmıştı geriye. Sadece adama ait olsun ve onu çok sevsin diye. Hazer de öyle yaptı diğer parçasıyla bütünleşti. Tam oldu Borayla o onun kadını adam da erkeği oldu....

Devamı romanda :D

Sıradaki ise Siyah Beyaz romanı sevgili megolin kalemine sağlık. Bu romanı da çok beğendim. Daha dün keşfettim zaten henüz on bölümü yayınlanmış ama bölümler uzun. Bu romanda her karakterin kendi ağzından yaşadıklarını okumak mümkün ki çok çok sevdim öyle olmasını hiçbir karakter boş değil yine mafyalı bir roman sanırım adı kız ve erkeğin rengini açıklıyor Siyah tam Ayaz'a yakışacak bir renk Beyaz ise Sanem'e kız masum zengin ama daha kendi halinde utangaç sevimli bir kız Ayaz ilk görüşte çarpılıyor Sanem'e ona yaklaşıyor tabi gerçek kimliğini saklayarak hatta kız mesleğini sorunca ufak bir iç konuşmasından sonra cevap veriyor 'Turzim' diye

Adam öldürüyorum. Bu, kulağa çok ürkütücü geliyor. Adamları tahtalıköye postalıyorum. Tahtalıköy? Öteki dünya. İnsanların öteki dünyaya göç etmelerini sağlıyorum. Yani, ebedi seyahat. ''Turzim''

Bu sahnede gülsem mi üzülsem mi bilemedim bakalım Sanem gerçekleri öğrenince neler olacak. Ha bir de Hazal var kayıtsız şartsız Ayaz'ı seven kadın Ayaz ona kadınımsın diyor ama bende senin erkeğinim demiyor. Hazal'a kendince değer veriyor ama maalesef bunu kıza göstermiyor. Sanırım Hazal ileride başka bir adamla mutlu olacak bilemiyorum bakalım bekleyip göreceğiz.

Watpadd sitesinde bir sürü kurgular mevcut yalnız benim denk geldiklerim ergence ve edebiyattan yoksun olayların çabucak olduğu daha biz yaşanılanları sindiremezken kızın muhtemel katiliyle ya da hayatını tek kelimeyle mahvetmeye gücü yetecek biriyle kavga etmesi çok absürt oluyor haliyle hatta daha absürdü bu hikayelerin popüler olması pöff :P O yüzden bu iki hikaye denizin dibindeki hazine gibi benim için. Ayrı bir yere sahip o yüzden bu iki roman vay amma yaptım reklamını ha napayım çok sevince çenem düştü üstelik ne zamandır yazmıyorum.

Böyle işte daha yedinci bölümdeyim şimdi okumaya gidiyorum bakalım neler olmuş :D Daha anlatmadığım karakterler var gelin okuyun öğrenin :D Hadi kaçtım ben <3

21 Ağustos 2014 Perşembe

Bu Bizim Kaderimiz Mi Acaba?

Evet alakasız ama lütfen yazıyı da okuyun :D


Selamlar nasılsınız? Bugün size bence çok komik olan bir anımı anlatacağım sıkıldım sürekli sıkıldım temalı yazılarımdan :)

Efenim bir akşamüstü ben bilgisayarda takılırken aniden telefonum çaldı. Numara tanıdık değildi ben yinede açtım. Karşı taraf Ahmet isimli birisini aradığını söyledi. Bende yanlış numara falan dedim neyse özürler Estağfurullahlardan sonra telefonları kapattık.

Ertesi gün evde temizlik yapıyorum aniden mesaj geldi. Evet dünkü şahıs bana mesaj atmış. Tam olarak ne yazmış hatırlamıyorum ama lafın özü ''Dünkü konuşmamız bizim birlikte olmamız için olan kaderdi.'' falan gibi bir şey. Ben güzellikle bu iş olmaz istemiyorum dedikçe ısrarla birlikte olmak bizim kaderimiz deyip duruyor.

Neyse derken kuzen geldi olayı anlattım. Çocuk hala mesaj falan atıyor. İstersen resmimi yollayayım dedi. Bizim meraklı melahat kuzen göndersin bakalım deyince fotoğrafını gönderdi. Yalnız ben o ara on sekiz on dokuz yaşındayım mesaj atan abide yirmi altı falan kuzende baktı görünüşü falanda otuz gibi ben yine olmaz falan derken kuzende bencede olmaz dedi. Yalnız nasıl kurtulacağımı bilmiyorum. Kuzen en sonunda ya küfür edeceksin ya da ben küçüğüm diyeceksin dedi.

Hahaha ben küfür yerine abiye mesaj atıp Abi kusura bakma ama ben on iki yaşındayım dedim :DD Önce valla mı diye mesaj attı :DD ben de bozuntuya vermeden evet falan dedim ama sesin on dokuz gibi geliyordu dedi. Bende görünüşümde öyle ama on iki yaşındayım dedim. :DD Velhasıl kelam bana kendine iyi bak küçük kız dedi ve daha fazla mesaj atmadı :DD

Burdan sesleniyorum abi ben seni kekledim aslında on dokuz yaşındaydım :D

Böyle işte sayın okuyucu bir tane daha var anım ama o pek komik değil neyse kendinize dikkat edin dağdan kestim kereste :DD

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Mallığına Doymayan D.S.K.

Evet başlıktan da anlaşılacağı üzere ben malım hatta önde gideniyim. Gerçi bir bakıma iyi oldu bundan sonra kendi yoluma bakacağım. İnşAllah

10 Ağustos 2014 Pazar

Öldü Mü Kaldı Mı Diyenlere



Selamlar geldim ya ben ne ka sevindiğinizi biliyorum :D

Ah sayın okuyucu ölüyorum. Hani ben kuzenin evleneceğinden çeyiz olayından şalvarımdan falan bahsettim ya hatırladın dimi hah o düğün nihayet gerçekleşti.

Ayrıntıya giremeyecek kadar yorgunum. Bu arada şablon çekilişini ben kazanmışım yalnız çok bekletmişim sevgili Sawako'yu :( Burdan da teşekkür edeyim cevap vermemi beklediği için tekrardan kusura bakma arkadaşım :(

Baktım herkes boş durmayıp güncellenmiş sürekli blogunu hepsini tek tek okumak istiyorum ama biraz vakit alacak gibi insaf yav insan bizi de düşünür :P :D

Hımm başka ay öyle işte ha iki tane kitap aldım. Ama maalesef yoğunluktan bitiremedim. Biri çok olmasada sıkıcı ama şerefsiz konusu yüzünden merak ediyorum sonunu :D Tamamlayınca paylaşayım. Diğer kitabım Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ile ilgili onu da bitirmek istiyorum onu da paylaşayım.

Bu kadar sanırım ya ay özlemişim burayı en kısa zamanda görüşmek üzere hoşçakalın kendinize iyi davranın :)

31 Temmuz 2014 Perşembe

Film ve Dizili Mim

Selamlar nasılsınız? Yeni bir mimle üzerimdeki kasveti atmaya geldim :DD Bu sefer ki mimi Mert'ten yürüttüm :DD Aslında yürütmek değil okuyan herkes mimlendi yazmış e bende okuduğuma göre otomatikman mimlenmiş sayılıyorum. Haksız mıyım? Neyse Mert'in mimine buradan bakabilirsiniz :) Ha unutmadan mimin konusu sevmediğiniz dizi ve filmleri yazmak sanırım üç tane diye sınırlamış. Yalnız benden daha fazla çıkar zannımca hadi başlıyorum:

NOT: Ben uzun zamandır Kore dizisi izlediğim için sayacaklarım kdrama olacak.

Diziler:

Coffee Prince

Herkesin ayılıp bayıldığı bu diziyi ben bitiremedim. Birkaç bölüm sonra hop finale atladım. Evet konusu falan marjinaldi ama sarmayınca sarmıyor. 

49 Days

Bu dizi de çok övülüyordu. Bende merak edip ilk bölümüne bakmıştım. Lakin sonra ki bölüme bir türlü geçemeyip yarım bıraktım. Geçenlerde tekrar bakmaya çalıştım aslında gayet güzel gidiyordu ama yok kaçıncı bölümde bilmiyorum çok sıkıldım ve bıraktım devam etmeyi düşünmüyorum. Ben yine finale zıpladım istediğim gibi bitmedi zaten :(

BOF

Bof değil poff yani hem orjinalinden hem de kdrama versiyonundan acayip derecede sıkıldım. Yine yorumlara aldanıp baktığım bu dizi bana çok itici geliyor. Aslında şimdi hatırladım ben Playfull Kiss dizisini seyredip oradaki başrolün yani KHJ başka dizisini araştırırken bu dizi karşıma çıktı e baktım yorumlarda çok güzel hemen atladım ama maalesef bitiremedim. Sonra ''Orjinali daha güzel yaa.'' tarzı yorumlarla karşılaşınca aslında jdrama dan uyarlama olduğunu öğrendim. Bu sarmadı belki o sarar diye bakayım dedim yok cık ı-ıh yani olmadı bende kendime daha fazla işkence etmemek adına koşarak uzaklaştım :D Ayrıca LMH'nin oyunculunuğu beğenmiştim bu dizide ama sağ olsun hayranlarımı kimse artık koyu antisiyim kendisinin.

Filmler:

Bu kadar iğrenç hastalıklı bir film olamaz tam anlamıyla rezaletti. Beğenen var mı bilmiyorum ayrıca beğenen nasıl neyi beğendi çok merak ediyorum. Filmdeki ensest ilişki öyle bir işlenmiş ki ''Ama onlar kardeş yanlış bu ilişki'' diye düşünürken bir yandan da ''Ay ama ne kadar güzel seviyorlar birbirlerini'' diye düşündürüyor resmen iğrençti. Neyse sıradaki filme geçelim.


Bu filmin amacı neydi anlamadım. Aslında filme ne yorumlarından ne de konusu yüzünden baktım. Ki hiç sevmem korku gerilim tarzı filmleri e kardeşim o zaman niye baktın bu filme derseniz başrolde Matthew Goode var diye başladım :D Kendisini Aşka Yolculuk filmiyle tanıdım. Hem tip hem de oyunculuk olarak çok beğenince oynadığı ne kadar yapım varsa araştırdım karşıma bu film çıktı. İlk dakikalar olayı anlamaya çalışarak geçtiği için pek sıkılmadım lakin film bitti ''E ne oldu şimdi?'' diye dumur oldum. Tamam ortada bir katil var yalnız niye seri katil olmuş hiç bir ipucu yok bir ara küçüklüğünü gösterdiler falan çok tatmin edici değildi çok yüzeysel geldi yani karakterin derinlemesine inmediler sevmedim sevemedim o yüzden, hala amaç ne çözemedim. Ayrıca yönetmen old boy filminin yönetmeniymiş.

Late Autumn

Bu filme de Hyun Bin var diye başladım ama işlenişi çok ağır geldi. Seyrederken içim bayıldı yarım bıraktım. Aradan biraz zaman geçti tekrar bakayım dedim ama yine yarım bıraktım çok bayık geldi.

Öyle işte aslında düşünsem daha bulurum aklıma ilk gelenleri yazdım sadece. Demek ki bu dizi ve filmleri gerçekten sevmemişim :D

Şimdi bu mimi isteyen herkese pasladım. Üşengecim ya paslamak zor geliyor napayım :D Beğenen üstüne alınan herkes yapsın :)

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Bayram Bitti :P

Selamlar. Nasılsınız? Ben çok olmasada iyiyim :)

Bayram tatilim çok sıkıcı geçti. Peki sizin? Ayrıca burayı bırakmak gibi bir düşüncem yok. He başınıza kaldım :D

Geçen yazımda yazdığım kararları uygulamaya başlayacağım. Artık kendimi sevmeye çalışıp, iyi davranacağım. Bundan sonra elalem umurumda değil.

O günkü ruh halim pek geçemedi ama artık daha iyiyim. Anladım ki kendime kendimden başka fayda yok bundan sonra kendime daha iyi davranacağım.

Öyle işte çok yorgunum bundan dolayı pek yazasım yok. Ama merak edenler için bir cee diyeyim dedim :D

En kısa zamanda yeni yazımda görüşmek dileğiyle :))))

25 Temmuz 2014 Cuma

KENDİNLE YÜZLEŞ MİMİ

Sevgili komşum mutluluğun dibi beni mimledi çok teşekkür ederim canım. Evet işin ucunda birazda olsa yüzsüzlük var :) Sorular çalışmadığım yerden bakalım ne olacak hadi başlıyorum:

-Geçmişin olmasaydı bugün ortaya koymakta olduğun şey ne olurdu?

Şuan ortaya koymaya çalıştığım bir şey yok ki sadece kendim olarak yaşamaya çalışıyorum.

-Anne ve baban senin için ne ifade ediyor?

Güven, huzur, sığınacak liman.

-İmkansız olduğunu düşündüğün her şeyin kapılarını açmak için ne kadar gönüllü olurdun?

D.S.K. kimdir yazısını okudunuz mu bilmiyorum ben sorunlarımla hemen yüzleşemem. İşte imkansız da benim için kaçılması gereken bir sorun. Ama hayatımda ilk kez kaçmadım ve sonuç hüsran oldu ama hala umudum var. Artık değişim vakti imkansız gibi görünen bir olayın en ufak olma ihtimalini bile değerlendirmek istiyorum.



-Şuan sen kimsin ve ne kadar büyük, parlak ve faydalı bir macera ortaya koyacaksın?

Hayatım çok sıkıcı haddinden fazla monoton ama böyle yaşamak benim seçimimdi. Şimdi olsa yine aynı kararı verirdim sanırım. İstediğim gibi yaşama lüksüne sahip olamasam da seçimlerim hep bu yönde oluyor. İstesem de bu huyumu değiştireceğimi sanmıyorum

-Kalbin daha önce kırılmamış olsaydı ne kadar neşeli, inanılmaz, olağanüstü, değerli ve tümüyle doyurucu bir ilişki içinde olurdun?

Benim için biten bitmiştir. Her zaman neşeli ve pozitif olmam buna bağlı sanırım. Evet kalbim kırıldı. Ama hala insanlara güveniyorum. Hala o filmlerdeki aşkı istiyorum.

Çok zorlayıcıydı bu mim. Hislerimi dökmeme yardımcı oldu. Okuyan bütün blogdaşlara pasladım mutlaka yapın :)

Devam Etsin Dediklerimiz Mim

Sevgili Uçay beni Şu yazısında mimlemiş buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. (Ay ne bu resmiyet kasıldım yahu) Efenim mim birazcık(!) eski ama mimin iyisi, kötüsü, yenisi, eskisi olmaz he mi? Konusu ise devam etmesini istediğiniz dizi, film, anime var mı varsa neler? İşte başlıyorum (Nihayet :D)

-Devam etmesini istediğiniz diziler var mı?

Sonları dandik biten bütün diziler devam etmeli bence bir bölüm dahi olsa kafamızdaki soru işaretlerini kaldırmalı ya da görmek istediğimiz tabloyu bize göstermeli.



 Mesela Pasta dizisi; o kadar ayılıp bayılarak izledim. Gel gör ki öyle bir son nasıl ya diye dumur oldum resmen. Buradan senaristlere sesleniyorum o diziyi güzel hatırlamak istiyorum yardımınıza ihtiyacım var :D

hele tiplere :DD

Seri olarak düşünürsek A Gentleman's Dignity dizisinin devamı olsa bayılarak izlerdim herhalde evlilik hayatları nasıl olurdu kim bilir bizim kırklı çıtırların :D

Kendim birleştirmeye kalktım
Görüntü kirliliği için özür :D

-Devam etmesini istediğiniz filmler var mı?


Hımm düşündüm de My Tutor Friend filminin üçüncüsü çıksa hoş olur gibime geliyor :D Yalnız ikincisini bitiremedim :DD Bir de Japon bir film vardı Prenses ve Hizmetkarı diye onun da devamı gelebilir bence :D Son olarak She Is On Duty filminin devamı olsa zevkle izlerdim sanırım :D

alıntı
alıntı


-Devam etmesini istediğiniz anime var mı?

Evet var Skip Beat çok tuhaf yarım yamalak bitti bence kesinlikle devamı gelmeli. Bir de Gakuen Alice devam etmeli :D

Hımm bu kadardı yapmayan var mı bilmiyorum dediğim gibi baya eski bir mim yinede yapmamış üstüne alınan kimse ona pasladım gitti.

ÖNEMLİ NOT: Dördüncü Tekilim Şahısım senin mimi unutmadım canımcım aklımda sorular biraz kazık ama en kısa sürede yapacağım :D (Tekrar yüzsüzlük yapabilmek için çabalıyor :D)
Tasarım:Sawako Kuronuma